Puan

810 üzerinden
49 kişi
3/10
·303 syf.··
2020 410. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2020 19:33
Mehmet Rauf'un gazetede tefrika edilmiş ama kitaplaştırılmamış eserinin, Koç Üniversitesi Yayınları tarafından derlenip, sadeleştirilmiş metni ve orijinal metni olarak düzenlenip yayınlanan kitabı. Yani 303 sayfanın yarısı kadar roman diğer yarısı eski Türkçe. Kitabın basımı ve özellikle kapağı gayet güzel-kadifemsi dokusu var gibi, harf hatası gözüme çarpmadı. Konu olarak evli ve kendince mutlu olan Aziz Nihat'ın, eşinden şüphelenmesi ile kıskançlık, kafada kurma, takip ile devam eden macerasını anlatıyor. Tanıtım yazısını okuyunca daha farklı, daha derin bir kitap beklentisi oluşturuyor fakat sıradan hatta bayağı bir tat veriyor diyebilirim. Yer yer alıntı yapılabilecek güzel cümleleri olsa da basit dedektif - aşk romanı tadını veriyor.
KâbusMehmet Rauf · Koç Üniversitesi Yayınları · 2018131 okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2023 71. kitabı
Servet-i Fünûn’da ilk yayımlanan eseri Ferdâ-yı Garam’ı daha önce okuyup yorumlamıştım.Yine 1900‘de Servet-i Fünûn’da yayımlanan ,ustam dediği Halit Ziya’ya ithaf ettiği ve ilk psikolojik romanımız olan Eylül de yazardan daha önce okuyup paylaştığım romanlarından.Genç Kız Kalbi yazarın ürettiklerini takip ederken ki,bu romandan da bahsetmiştim,yazar makale, eleştiri,tiyatro alanında da eser verir. Eserlerinde toplum hayatından çok kendi hayatından izler vardır.Doğa,aşk,aşka bağlı hüzün yazarın sık kullandığı temalarken bireyin iç dünyasına ,psikolojisine önem verir .Psikolojik tahlillerde bulunur.Böğürtlen,Kan Damlası yazardan okuyup paylaştığım diğer kitaplarken Kâbus ile çok geç tanıştım. KÜY ,” Türk edebiyatında Tefrika Roman Tarihi ( 1831 – 1928) “ projesinde birçok kitabı,titiz bir çalışmayla okurla buluşturuyor. Kâbus bu çalışmalardan bir tanesi.Kitap olarak basılmayan, gazete sayfalarında kalan roman , sadeleştirilmiş metin ve Latin harflerine aktarılmış metin olarak ilk kez kitap olarak yayımlanıyor. Yazarın son dönemi eserlerinden olan Kâbus,aşkı işler.Daha önce okuduğum ve yorumladığım Halas romanında olduğu gibi bu romanını da üçüncü eşi kâğıda dökmüştür.Çünkü yazar evlendikten hemen sonra felç geçirir. Kişiliğini roman karakterlerine yansıtan yazarlarımızdandır.Rauf tutkuludur,kadınlara düşkündür, cinselliği eserlerinde öne çıkarır. Tefrikada merak duygusu ehemmiyet taşır.Tefrikaların sonu merak uyandırıcı biçimde biter.Kabus için de bu böyledir.Hem bu yüzden hem romanda takip etme,edilme ayrıntısının kullanılmasından hem de kurgusundan dolayı sürükleyicidir.Kurgu ile gerçeklik arasında sürekli bir geçiş vardır. Kabus iki bölümden oluşur. .Birinci Bölüm Suç’tur.İkinci Bölüm Ceza’dır. Aşkı evlilik içinde işleyen yazar ,iki evlilik üzerinden şiddeti ve
KâbusMehmet Rauf · Koç Üniversitesi Yayınları · 2018131 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·303 syf.··
2026 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 00:00
Mehmet raufu seviyorum döneminin çok ötesinde yazmış bu kitabında sevdim ya ortalamanın bı tık üstündeydi karakterimizin kıskançlığınin gözü donmuslunu kâbus gibi sürecini anlatmasını sevdim gibi
KâbusMehmet Rauf · Koç Üniversitesi Yayınları · 2018131 okunma
RÜYALARDAN KÂBUSLARA
9/10
·128 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 14:41
DİKKAT SPOİLER İÇERİR!!! Bu eser erkeklerin gözünde kadınlar ve evlilikler nerededir onu anlatmaktadır. Celal için kadınlar her zaman suçludur, kadınlara ne yaparsan yap sonunda nankörlük görürsün bu düşünceye sahip birisidir. Aziz Nihat ise hayata kadınlara pozitif bakan mutlu bir erkektir. Kendisi kız kardeşlerinin bulduğu Nigar ile evlenmiştir. Aziz zamanla Celal gibi düşünmeye başlamıştır. Ve kadınlardan evliliklerden soğumaya başlar… Sonrası ise beş yıllık bu rüya gibi evlilik bir gece kâbusa döner. Aziz Nihat bir gün eşinin pencere kenarında kitap okuduğunu görmektedir. Bu ona ilk zamanlarda normal gelse de dikkat ettiğinde karşı evin penceresinde tül perde arkasında genç bir adamı görür. Zamanla kitap okuyan Nigar süslenmeye başlar. Günleri pencere önünde geçen Nigar’ın bu tavrı eşinin dikkatini çekmeye başlamıştır. Aldatıldığına dairler kanıtlar arayan Aziz eşinin odasındaki kağıtları saymaya başlamıştır. Kağıtların zamanla azaldığını görünce bu ilişkinin pencereden bakışma aşamasından mektuplaşmaya geçildiğini anlamıştır. Bir gün çok sevdiği eşi dışarıdayken odaya girip onun çekmecelerini kurcalayan Aziz bir sandık içinde defter arasında mektuplar bulur. Ama mektuplardaki yazılar hep farklıydı. İlk mektup Seyfi adında bir erkek tarafından yazılmış evlenmeden önce geçmişe ait bir mektup…İkinci mektup ise Hüsnü Cavit adındaki erkeğin Nigar’a evlenmesi üzerine sitem dolu yazdığı mektuptur… Üçüncü mektup ise Muhlis Şevki’den ve bu mektup yaklaşık on beş gün önce yazılmıştır. Mektup yazma izni için Nigar’a teşekkürlerini sunmuştu… Bu sinirle evi aramaya başlamıştır, yatağın altındaki ayak kutusundaki kabarıklığı fark edip kutuyu çeker ve mektupları görmüştür. O an delirmek ile cinnet geçirmek arasında olan Aziz mektupları yerine koyar. Nigar’a belli etmeden
KâbusMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026131 okunma
Şüphe ve İhanet: Bir Kâbusun Hikâyesi
8/10
·128 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 11:51
Kâbus, ilk kez 1928 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilmiş bir Mehmet Rauf romanı. Gazetede 31 bölüm hâlinde yayımlanan roman, ‘‘Cinayet’’ ve ‘‘Ceza’’ başlıklı iki bölümden oluşur. Romanın ortaya çıkışı da bir proje kapsamında olmuştur. Reyhan Tutumlu ve Ali Serdar tarafından yürütülen ‘‘Türk Edebiyatında Tefrika Roman Tarihi (1831-1928)’’ başlıklı proje kapsamında ilk defa gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu dipnot, kitabın başında bulunmaktadır. Romanın bir ihanet hikâyesi olduğunu söyleyebiliriz ama romanı sadece bununla sınırlamak pek doğru olmaz. Aşk, sadakat, kıskançlık, aile kavramı, namus, evlilik ve cinsellik konularını da irdeleyen bu roman, kısa ama vurucu bir kurguya sahip. Romanın başkahramanları Aziz Nihat ve Nigâr. Mutlu bir evlilikleri olan bu çiftin hikâyesi, evliliklerinde geçen 5 senenin üstüne başlar. Romanın geçtiği yıl 1927’dir. Başkahramanlarımızın evlilik tarihi de 1922’dir. Bu bilgileri romanın ilerleyen bölümlerindeki mektuplardan öğreniyoruz. Romandaki yan karakterler de Nigâr’ın abisi Celal ve onun eşi olan Hâlet’tir. Aziz Nihat ve Nigâr ne kadar uyumlu ve ideal bir çiftse Celal ve Hâlet de bir o kadar uyumsuz, geçimsiz ve problemli bir çifttir. Aziz Nihat’ın evliliğe, kadın-erkek ilişkilerine ve kadına bakışı oldukça modern, dönemine göre çok ileri iken Celal tam bir kadın düşmanıdır. Celal’e göre kadın daima yardıma muhtaçtır, bir kadının bir erkeği samimi olarak sevmesi mümkün değildir. Celal, daha da ileri giderek Aziz Nihat’a şöyle der: ‘‘Kadın aşkının özünde mutlaka bir zarar tohumu vardır. Cinsler arası ilişkide erkek ne kadar yüce gönüllülük, ne derece soyluluk gösterirse göstersin, kadın içgüdüsel olarak, cinsi açıdan, huy bakımından yalancı, gaddar ve haindir.’’ Evet, Celal bu denli kadın düşmanı biridir fakat Hâlet ile evlidir.
KâbusMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026131 okunma