İki farklı hikaye tek bir kabusta birleşirse…
9/10
·384 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:06
Yüksek tempolu kovalamacalar ve kanlı suç sahneleri ve bune ek olarak hikayeye daha duygusal ve kültürel bir boyut eklenen etkileyici bir roman. Romanın merkezindeki Olivier Passan, kusurlarıyla öne çıkan oldukça güçlü bir karakter. Bir yandan acımasız bir seri katilin peşinde koşarken diğer yandan ailesiyle ve kendi iç dünyasıyla mücadele ediyor. Bu durum karakteri daha etkileyici hale getiriyor. Özellikle eşi Naoko ile olan ilişkisi, hikayeye sadece gerilim değil duygusal bir etki katıyor. Kaiken’ in en dikkat çekici yönlerinden biri Japon kültürünün romanda başarılı bir şekilde betimlemesi. Gerçekten insan kendini bu kültüre inanılmaz bir şekilde kaptırıyor. Japon geleneklerini, yaşam tarzını ve düşünce yapısını yalnızca tasvir olarak kullanmıyor aynı zamanda bunları konunun ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Bu sayede Kaiken sıradan bir seri katil hikayesinin çok ilerisine taşınıyor. Kaiken de aslında iki farklı konu iç içe ilerliyor. Bir yanda Başkomiser Olivier Passan’ın hamile kadınları hedef alan acımasız cinsiyet karmaşası yaşayan bir seri katilin peşindeki gerilim dolu soruşturması diğer yanda ise çocuk sahibi olamayan karısı Naoko’nun sistematik bir şekilde çocuk sahibi olmak için kurduğu yalanlar silsilesi, bir kadının kocasından gizli izlediği korkunç yol beni çok sarstı. Bir insan nasıl bu kadar profesyonelce yalan söyler hayret içinde okudum. Kaiken sadece katilin kim olduğunu öğrenmek için değil karakterlerin geçmişlerini, seçimlerini ve birbirleriyle olan bağlarını keşfetmek için de okunması gereken bir roman. Benim için Kaiken Jean-Christophe Grangé’ in severek okuduğum her kelimesini merak ettiğim romanlarından birisi arasına girdi. Hem gerilim odaklı hem de karakter odaklı bir hikaye olması beni çok etkiledi. Okurlara rahatlıkla tavsiye
KaikenJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20136,2bin okunma
“Aşk diye bir şey yoktur. Sadece aşkın kanıtları vardır.” Bir anda bu cümle evrensel bir özdeyiş haline gelmişti. Passan bu cümlede hep derin bir hakikat olduğunu hissetmişti: Aşkta sadece davranışlar önem taşır, kelimelerin hiçbir kıymeti yoktur.
Sayfa 298·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zorbalık çoğu zaman masum gibi görülen bir şakayla başlar
Bir “teşhir”. Okuldayken sık sık tanık olduğu ve bugüne dek karşılaştığı bütün iğrençliklere rağmen, en kötü anı olarak kalmış bir klasik. Bir çocuğun küçük düşürülmesi. Diğerinin acımasızlığı. “Gülmek için” yapılan bu eylem, onun her zaman düşündüğü bir şeyi teyit ediyordu: Bir şaka, suça doğru atılan ilk adımdı.
Sayfa 138·Kitabı okudu
Zihin unuttuğunu düşünür, bilinçaltı hatırlamanın yolunu bulur
Freud “ Kabus, bastırılmış, geri plana itilmiş bir isteğin gerçekleşmesi, görsel açıdan ön plana çıkmasıdır” diyordu.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Günaydın, sevgisiz kalan kalplerin sessizliği her şeyi bitirir.
… çünkü aşk diğerinin duygusuyla beslenirdi. Coşku olmadan kalp kurur duygusuzlaşırdı. Tüm paylaşma yetisini kaybederdi. Sonunda da içe kapanarak yalnızlığıyla kendini korumaya çalışırdı…
Sayfa 31·Kitabı okudu
Başlıyoruz… ( bir çift göz bütün umutlarını altüst etti)
Göz göze geldiler. Maskenin üstünden, katilin göz bebeklerinde gördüğü şey bu savaşı kazanamadığını anlamasına yetti. Belki de bu muharebeyi bile kazanamamıştı.
Sayfa 18·Kitabı okudu