Kalbimizi Yeniden Yazmak

5,8/10  (4 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
390 gösterim
Risâle-i Nûr, bir insan teki olarak, var oluşumuzdaki derin çelişkileri uyandırıyor, üzerine kül bastığımız temel acılarımızı tazeliyor. Herbirimizi 'doğuştan Müslüman' kabul eden tarafgirlik kalıplarını hiç ciddiye almadan, 'elimizde hazır bulduğumuz' imanımızı dayanak yapmadan, sıfır noktasından hareketle, tüm insanları aynı kumaştan dokunmuş bilerek konuşuyor. Bizi tam da düştüğümüz yerden kaldırıyor.
Risâle-i Nûr, kalbimizi yeniden yazıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Derin bir duyarsızlaşma içinde yaşıyoruz. Duyarsızlığı yaşayanlar olarak, söz konusu
duyarsızlığı fark etme fırsatımız da kaybediyoruz. Fark etmediğimizin farkında olmayınca da, bir insan olarak yere, göğe, ağaca, güneşe, toprağa, suya getireceğimiz farkı kaybettiriyor.
Duyarsızlık, herkese kaybettiriyor. İnanan, duyarsızlıkla, inanmanın lezzetini yakalayamıyor, imanın lezzetine eremiyor; kalbi Cennetin ve ebediyetin tadına körleşiyor. İşte Risale-i Nur, talihsiz duyarsızlığın, bu derin anestezinin ortasında hepimizi aşılıyor. Risale-i Nur'u anlama ve anlaşır kılmak için yazar kitabını kaleme alıyor.

Kitaptan 8 Alıntı

Şu semanın arza bakan, Cennete dikkat eden,binler mudakkik gözleriz biz.

Kalbimizi Yeniden Yazmak, Senai Demirci (Sayfa 7 - Timaş yayınları)Kalbimizi Yeniden Yazmak, Senai Demirci (Sayfa 7 - Timaş yayınları)
Mehmet Ferit 
08 Tem 06:14 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Sözü dudağına değdiren, mânâyı dimağına indirmek niyetiyle değdirmeli...

Kalbimizi Yeniden Yazmak, Senai DemirciKalbimizi Yeniden Yazmak, Senai Demirci
Mehmet Ferit 
08 Tem 15:08 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Mevlâna, Fihi Ma Fih’inde bir denizin kenarında durup, inci bulmak için denizin suyunu bir tasla aktaran birinden söz eder. Bu bedbaht, faraza denizin bütün suyunu tastan geçirse de, tasının dibine hiçbir zaman inci ya da mercan gelmeyecektir. İnci ve mercan denizdedir, deniz dibindedir. Hem deniz de sudan ibaret değildir. Suyu boşaltmakla denizi elde edemezsin. İnci ve mercana müşteri olana, dalmak ve ıslanmak gerektir.

Kalbimizi Yeniden Yazmak, Senai DemirciKalbimizi Yeniden Yazmak, Senai Demirci
Mehmet Ferit 
08 Tem 02:00 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Çekirdek, adı üzerinde kendi adına var değildi. Kendi varlığını kendinden ibaret bilse ve keyfini bozmamak uğruna kabuğunu hiç çatlatmasaydı, onca toprak altında çürüyüp kalacak ve yok olacaktı. Aksine, kendi kabuğunu kırıp, kendisini bir ağaç adına mahvetmesi, görünüşte aleyhine, gerçekte ise lehine idi. Mahvolduğu için ağaç olarak hayat buluyordu.

Kalbimizi Yeniden Yazmak, Senai DemirciKalbimizi Yeniden Yazmak, Senai Demirci
Mehmet Ferit 
08 Tem 05:37 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Kendi nefsinin hastalıklarını unutan insan, nefsinin hastalıklarına kör olduğu ölçüde, başkalarının nefislerinin kötülüklerine hassaslaşıyor.

Kalbimizi Yeniden Yazmak, Senai DemirciKalbimizi Yeniden Yazmak, Senai Demirci
Mehmet Ferit 
08 Tem 08:06 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Öğrenciler hararetle tartışıyorlardı. “Bilen susar; konuşan bilmez.” demişti bilge. Hoca içeri girdi. “Ne demek istediniz?” diye sordular. Hoca cevap vermek yerine sordu: “İçinizde gülün nasıl koktuğunu bilen var mı?” Hepsi de bildiklerini söyledi. “Öyleyse anlatın!” dedi hoca. Hepsi birden sustu.

Kalbimizi Yeniden Yazmak, Senai DemirciKalbimizi Yeniden Yazmak, Senai Demirci
Mehmet Ferit 
08 Tem 06:29 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Musibetin gelmesinde herkes suçludur, günahkârdır; tek masum vardır o da kendimizizdir. Kendi nefsimizde kusur aramak en son aklımıza gelir, belki hiç gelmez. Fakat Yunus Aleyhisselam, en önce kendi nefsini suçlar: “İnnî küntü minezzâlimîn” Muhakkak ki ben zulmedenlerden oldum.

Kalbimizi Yeniden Yazmak, Senai DemirciKalbimizi Yeniden Yazmak, Senai Demirci
Mehmet Ferit 
08 Tem 08:26 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Mevlana
Kelâm-ı Ezelî deniz gibidir; mânâ denizinin içine nüfuz etmenin bir yolunu bulursanız, içinde nice mânâ incileri ve mercanları saklıdır.

Kalbimizi Yeniden Yazmak, Senai DemirciKalbimizi Yeniden Yazmak, Senai Demirci