Kantar KarakoluMümtaz Tiftik

·
Okunma
·
Beğeni
·
6
Gösterim
Adı:
Kantar Karakolu
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052920183
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tura Yayıncılık
Ülkemiz; 12 Eylül sabahına şiddetli bir depremle uyandı. Her şey ama her şey alt üst oldu. Kimileri yaralandı, kimileri öldü, kimileri sakat kaldı... Aklını ziyan etti kimileri. Bazıları işini, gücünü yitirdi. Nice yuvalar yıkıldı, nice ocaklar söndü... Nice aşklar yarım kaldı.

Kantar Karakolu, darbe günlerinde küçük bir taşra kasabasında yaşananların tutanağıdır. Her bir sözcüğü, her bir satırı, her bir sayfası doğrudur, gerçektir. "Eve birkaç nefes yolum kalmıştı. Jandarmanın biri silahını bana doğrultarak, "Dur eller yukarı," dedi. Gülmek mi ağlamak mı lazım geldiğine bir türlü karar veremedim. Bir elimle pazar filesini diğer elimle de yoğurt bakracını tutuyordum. "Ellerimi kaldıramam asker ağa," dedim. Şaşırdı. Emrini aynı usulle yineledi. "Görmüyor musun elimdekileri," dedim. "Nasıl ellerimi yukarı kaldırabilirim?"

Bozulduğunu hissettim. "Tamam," dedi. "Ellerinizdekileri yere bırakın da..
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Zaman, güz yaprakları gibi sararmış örselenmiş yaşanmışlıkları önüne katmış, bilinmezliklere götürüyor. Kıyıda köşede kalan kıpırtıları da darmaduman etme peşinde.
Mümtaz Tiftik
Sayfa 183 - Tura Yay.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kantar Karakolu
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052920183
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tura Yayıncılık
Ülkemiz; 12 Eylül sabahına şiddetli bir depremle uyandı. Her şey ama her şey alt üst oldu. Kimileri yaralandı, kimileri öldü, kimileri sakat kaldı... Aklını ziyan etti kimileri. Bazıları işini, gücünü yitirdi. Nice yuvalar yıkıldı, nice ocaklar söndü... Nice aşklar yarım kaldı.

Kantar Karakolu, darbe günlerinde küçük bir taşra kasabasında yaşananların tutanağıdır. Her bir sözcüğü, her bir satırı, her bir sayfası doğrudur, gerçektir. "Eve birkaç nefes yolum kalmıştı. Jandarmanın biri silahını bana doğrultarak, "Dur eller yukarı," dedi. Gülmek mi ağlamak mı lazım geldiğine bir türlü karar veremedim. Bir elimle pazar filesini diğer elimle de yoğurt bakracını tutuyordum. "Ellerimi kaldıramam asker ağa," dedim. Şaşırdı. Emrini aynı usulle yineledi. "Görmüyor musun elimdekileri," dedim. "Nasıl ellerimi yukarı kaldırabilirim?"

Bozulduğunu hissettim. "Tamam," dedi. "Ellerinizdekileri yere bırakın da..

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Mümtaz TİFTİK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0