Karambol

9,0/10  (3 Oy) · 
2 okunma  · 
3 beğeni  · 
279 gösterim
İsveç'in en sevilen psikolojik gerilim romanı yazarlarından olan Hakan Nesser, 1950 yılında doğdu. Bir süre Uppsala'da İsveççe, İngilizce ve Tarih öğretmenliği yaptı. Roman yazmaya başladığı sıralarda, bazen öğrencileri kompozisyon yazarken o da kitabı üzerinde çalışırdı. Sonunda yalnızca yazarlıkla geçimini sağlayacak duruma geldi. Başkomiser Van Veeteren'in baş kahraman olduğu kitaplarıyla birçok ödül aldı. İki çocuğu olan yazar, ailesiyle Uppsala'da yaşıyor. 'Kim Novak badade aldrig i Genesarets sjö' (Kim Novak Asla Galile Gölü'nde Yüzmedi) adlı kitabı İsveç'te okullarda okutuluyor. Kitapları pek çok dile çevrilen Hakan Nesser'in ilginç bir özelliği var; romanları kendi yarattığı, 'kurumsal' bir Kuzey ülkesinde geçiyor. Kahramanlar, mekânlar ve yaşama dair bazı ayrıntılar okuyucuyu bazen şaşırtıyor olsa da, bu özel kurgu romanlarına bir gizem katıyor.
Karambol, hayatı dümdüz hatta sıkıcı olan bir adamın, istemeden bir gencin ölümüne yol açtığı andan itibaren, yavaş yavaş içine yuvarlandığı bir karabasanın hikâyesi. Bir hata diğerini doğurur ve sıradan hayat bir korku filmine dönüşür. Romanın kahramanlarının diline dolanmış olan şu bilardo kuramı doğru olabilir mi? Her birimiz, düzgün, yeşil bir çuha üzerinde yuvarlanan toplanlar biri miyiz, gerçekten? Gidilecek yönü ve hızı, ne olacağımızı ve nerede duracağımızı, hangi topa çarpıp hangi yöne savrulacağımızı bilmiyoruz, başımıza gelenleri rastlantı sanıyoruz, ama aslında her şey çok önceden belirlenmiş olabilir mi?
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2004
  • Sayfa Sayısı:
    344
  • ISBN:
    975331578-3
  • Çeviri:
    Ali Gür
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınları
  • Kitabın Türü:
Serdar Poirot 
02 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Güzel bir psikolojik polisiye roman. Bir adam gece içkili olduğu bir vakit bir çocuğa çarpar ve onu öldürür. Ancak bunu biri görmüştür ve ona şantaj yapar. İlk buluşmada parayı verip alan adamı da öldürür. Ve bu arada Vera Miller adında bir kadınla samimi olur. Ancak ikinci öldürdüğü kişi, Cinayet masası eski komiserinin oğlu Erich'tir ve bunu öğrenen yeni komiser Reinhart ve ekibi Moreno, Jung ve diğerleri katili bulmaya and içer. Şantajcının şantaja devam etmesi ile katil gerçek kişiyi öldüremediğini anlar ve esas şantajcıyı tesadüf eseri olsa da bulur. Ama ondan önce bir cinayet daha işler. Acaba polisler kimliği sonradan ortaya çıkacak bu katili yakalayabilecek midir? Dili biraz yorucu olsa da keyifle okunan bir roman.