Kartalın Kalbinde
Canlaarım, ben geldiiiim ve elimde aşırı tatlı, yer yer güldüren, yer yer kalbinizi ısıtan bir kitap var!
İtiraf ediyorum, uzun zamandır böyle “oh be” dedirten bir hikâyeye denk gelmemiştim. Ne yordu, ne ağlattı... ama öyle güzel sardı ki sanki battaniye gibi üzerime yayıldı resmen.
Öncelikle yazarın kalemiyle ilk kez tanıştım ve şunu gönül rahatlığıyla söylüyorum çok sevdim. Ne yoruyor ne de hızlıca geçip gidiyor… tam dozunda, tam kıvamında!
Gelelim konumuza… Melodi, kampüsün ortasında tanımadığı bir adamın kafasına çantasını geçiriyor ve hop! Hayatının rotası bir anda değişiyor. Karşısındaki adam ise, meğersem eski bir futbol yıldızı olan Araf Altuğ Akıner’miş.
Yanlış anlaşılmalar, burs, okul, gelecek derken Melodi kendini Araf'la istemeden de olsa bir iş birliğinin tam ortasında buluyor. O ön yargıları var ya… işte Araf onları lime lime doğrayacak.
Melodi mi? Bayıldım! Tatlı mı tatlı, biraz deli dolu, bir o kadar da utangaç. Annesinin sevgisiyle büyümüş, hayalleri ve kaygılarıyla tam bir gerçek karakter.
Ama Araf? AH ARAF! Yani bu nasıl bir karakterdir? Asalet desen var, duygu desen var, kalbini Beşiktaş'a bırakmış ama Melodi’ye rezerve etmiş gibi
Formasını paylaşması, kıymetli kartallarından birini Melodi’ye vermesi... kalbimi al da git Araf, biz burda ağlıyoz
Yan karakterler de bir harika! Elçin’e sarılasım, Kerem’e gülmekten yerlere yatasım geldi. Hele o son cümle? Kahkaha attım, sonra geri dönüp bir daha okudum.
Futboldan anlamam diyen Melodi gibiler varsa hiç korkmayın, bu kitap sadece futbol değil, hayatın ta kendisi. Ön yargılar, dostluklar, ikinci şanslar ve içinizi sıcacık yapacak minik anlarla dolu.
Kısacası:
Bir çanta darbesiyle başlayan, kalbe doğru giden bu hikâyeyi çok sevdim. Dinlendirici, gülümsetici ve kesinlikle sıkmayan