Annesinden ve babasından sevgi görmemiş, annesi babasını aldıttığı için kazayla ölümüne sebep olmuş bir kadın. Gerçek sevgi nedir bilmeyen, bir adamın ilgi alakasını görüp aşık olduğunu ve onsuz bir hiç olduğunu düşünen bir kadın. Bir gün kızı Smilla ile üçü birlikte adaya gidiyor. Orda eşi ve kızı kayıktan inip adadaki ormandan geçip kayboluyor. Arkalarından gidiyor ancak bulamıyor , kafayı yediğini düşünüyor. Günlerce arıyor ve hayaller kuruyor, binlerce düşüncelere dalıyor. Hatta kayboldukları da bir kurgumuydu diye araştırıyor.. Günler geçiyor telefnu çalıyor, Alex (eşi) . Eşini deneme amaçlı kaybolduklarını ve bir oyun olduğunu söylüyor. Kadının onsuz olamayacağını söylüyor Alex ancak artık gücü kalmamış ve karnındaki bebeğinden dolayı günlerce harap olduğu için kabullenmeyip tepkisini veriyor..
Bazı satır aralarında fazlasıyla sıkıldım. Zaman zaman olaylar öyle karışık öyle saçma haller aldı ki dönüp tekrar okumak zorunda kaldım. Daha iyi olabilirdi fakat yine de okuduğuma pişman olmadım hatta çoğu zaman olayları yaşadım diyebilirim
Kocası ve kızıyla birlikte tekneyle gölü gecip bir adaya gelirler. Kocası ve kızı tekneden iner, o ise teknede onları bekler. Aradan saatler geçer,gelen giden olmaz Kocası ve kızı kaybolmuştur.
Buraya kadar sürükleyici,arada düşüş gösteriyor, son elli sayfa yine yükselişe geçiyor.
Genelde baktığımda vasat bir kitaptı.
1976 doğumlu yazar sosyal psikoloji eğitimi almış ve on yıldan uzun süre insan kaynakları alanında çalışmıştır. Gerçek İsveç cinayet davalarından yola çıkarak yazdığı ilk iki kitabı olağanüstü övgüler alan Eriksson, 2013 yılında yazdığı ilk romanı The Devil Helped Me ile Stora Ljudbokspriset ödülüne aday gösterilmiştir. Eriksson Stockholm’de kocası ve iki çocuğuyla beraber yaşıyor.