Muallim Nacinin çocuk eğitimi üzerine yazdığı kitap. Döneminde örnekleri çok az olması ve içindeki kuralların bugünde geçerliliğini koruması açısından önemli bir eser
Öncelikle belirtmek isterim ki bu kitap sadece 92 sayfa olmakla birlikte içerik anlamında dolu dolu bir eser.
Muallim Naci bu eserini Edep Eğitimi kitabına ek olarak yazmış. Edep Eğitimi kitabını da mutlaka tavsiye ederim.
Kitabın ilk basımı 1886 yılında yapılmış olup, günümüz Türkçesi ilk basımı ise Büyüyenay Yayınları tarafından 2017 yılında yapılmış.
Kitabın konusu çok önemli: Çocuk eğitimi.
Bizim şu anda en değerli varlıklarımız çocuklarımız. Çünkü onlar tertemiz. Ve onları en iyi şekilde yetiştirmek bizim millet olarak aslında en önemli görevimiz. Çünkü onlar geleceğimiz.
Özellikle bu yaşadığımız zamanda çocuklarımızın iyi yetişmesinin önünde o kadar çok engel var ki. Bir kere maruz kaldıkları çevre ciddi anlamda sorunlu. Yalan, hile, şahsi menfaat, helal-haram bilmeme, saygısızlık, kötülük vs o kadar çok yaygın durumda ki, çocuk bu çevre ile birlikte büyüyor. Sonra İnternet, sosyal medya, arkadaş çevresi ile birlikte çocuklara bir darbe de buradan geliyor.
O nedenle aile (ki maalesef burası da sorunlu) ve öğretmenlere büyük iş düşüyor. Çocukları bekleyen bu zor hayata onları en iyi şekilde hazırlamak için azami gayret ve dikkat gerekiyor.
Aile demişken şunu da söylemek istiyorum: Lütfen her önüne gelen gelişigüzel evlenip çocuk sahibi olmasın. Önce ebeveyn olmanın önemini kavrayıp sonra da çocuk yetiştirmeyi öğrensin, ondan sonra evlensinler. Mesela "anne" çocuğun yetişmesinde hayati derecede önemli. Bir anne adayı bu konuyu en iyi şekilde önemli. Bir birey yetiştirmenin kudsiyetini ve önemini bir tarafa bırakıp kariyer peşinde koşmanın ağır bir bedeli var, o da iyi yetişmemiş çocuklar. Bir çocuğun en azından ilkokula başlayana kadar annesinden ayrılmaması gerekiyor. Anne anneliği, baba babalığı en iyi şekilde öğrenmeli ve sonra evlenmeli.
Benim elimde
‘Vezaif-i Ebeveyn’ diğer adıyla ‘Çocukların Eğitimi’; Terbiyenin usulünü ve onun yararlarını bilmeyip, terbiyenin tesirini inkar edenlere; güzel huyların fıtrattan olduğunu ve fıtri fenalığın ıslahının ve iflahının mümkün olmadığını düşünenlere karşı, terbiyenin mümkün ve ne kadar elzem olduğunu gözler önüne seren, bunun usullerini ve getireceği faydaları, terbiye hakkında ilk ve genel bilgileri verdikten sonra beş ana bölümde öz bir şekilde zikreden kıymetli bir eser. Kitabı okurken yazıldığı dönemin ruhunu ve letafetini hissetmek pekala mümkün. Bununla beraber bazı terbiye metotlarının modern pedagojik yöntemler ile çok örtüşmediği düşünülebilir, ancak takdir edilmelidir ki her çağın ve dönemin, kendine özgü ve etkili yöntemi farklılık arz edebilir.
Kitap ‘Umumi Terbiye Hakkında İlk Bilgiler’ kısmında; Ruh ve bedenin terbiyelerinin ayrı olduğunu, bununla birlikte bunlardan birinin terbiyesinin diğerine de tesir ettiğinden bahseder. Çocuklara bedenlerini sıkmayan rahat kıyafetler giydirilmesini tavsiye eder; onların rehavetten, yiyecek içecek gibi her türlü nefsani şeyin aşırılığından korunması, çocukların dayanıklılık kazanabilmesi için her türlü hava değişimine(sıcağa-soğuğa) alıştırılması ve en önemlisi manevi terbiyelerine ehemmiyet gösterilmesi üzerinde durur.
Birinci bölümde ‘aklı’ ele alır. Ebeveynler, çocukların aklına ve fikrine, yanlış ve karmaşık fikirlerin girmesine müsaade etmemeli, çocuklar iyinin ve kötünün ne olduğunu bilmedikleri zamandan itibaren daima iyiye alıştırılmalıdır. Çocuğun eğitiminde anne-babaların ciddi bir mesuliyeti vardır bu nedenle çocuklar için seçilecek mürebbinin şöhretine aldanmayıp onu iyice tahkik etmeli ve bu mürebbinin kitapta zikredilen özelliklere sahip olması gerekmektedir. Bu uğurda anne-baba gerek evlatlarının tahsil
Büyükler için yazılmış bir eser olarak Çocukların Eğitimi kitabı anne, baba, öğretmen ve çocuk bakımı ile ilgilenen kişilere verilen nasihatlerden oluşuyor.
Kitap içeriğinde insan terbiyesindeki ahlaki terbiyenin akıl, meşrep, hisler, methedilmeye layık ahlâk ve terbiye zamanı gibi başlıklar altında ne şekilde yol izleneceği üzerinde duruluyor.
Okudukça evet bu söyleyenler kesinlikle bir çocuğa öğretilmeli derken bir yandan da hayır bu şekilde bir tutum da çok acımasızca şeklinde düşünürken buldum kendimi. Kitabın yazıldığı devir ile günümüz toplumu aynı değil keza toplumsal, ekonomik, ahlâkî her yönden yaşantı ve beklentiler farklı. Çocuk eğitiminde anne babanın ev, sosyal hayat, akraba vb. kişilerle kurdukları ilişkilerde tavırları çocuklara bir şey söylemeye gerek kalmadan onları yetiştiren bir mektep rolü üstleniyor. Aslında çocuk eğitmek için kişinin kendini eğitmesi gerek. Evlenmeden önce her bireyin şahsiyet eğitimini belli bir düzeyde tamamlaması ve buna bağlı olarak da hazır olduğunda -evlilik ve anne baba olmaya- evliliğe adım atması gerekir. Aksi taktirde çocuk olan bizler çocuk yetiştirme adına bocalayıp durmuş oluruz. Çok iyi ya da kötü diyemem kitap için.. Kendimce düşüncelerimin üzerinden geçtim diyebilirim. Keyifli okumalar
“Her çocuk ilk önce çocuk olması sebebiyle masumiyetin, saflığın canlı bir örneği olarak Allah’ın insanlara en güzel lütuflarından biri. Allah’ın varlığıyla her eve sevinçler, ümitler bahşettiği mucizevi bir tecellisi. Çocuk ilahi bir muştu, geleceğe ilişkin en güzel bir haber. Bu muştuyu ve bu güzel haberi gerçekleştirmek çocuğu eğiten anne-baba ve diğer büyüklerin elinde ve sorumluluğunda.”
•••
Kitap listemde yoktu ve dikkatimi çektiği için almıştım. Ve çok severek okudum. Çok güzel alıntılar vardı, tekrar dönüp okuyacağım kitaplardan. Ve mutlaka her evde bulunması, her ebeveynin okuması gereken kitaplardan sadece biri.
Muallim Naci 1850 yılında İstanbul'da doğdu. Asıl adı Ömer'dir. Babasının ölümü üzerine dayısının yanına Varna'ya gitti. Orada medrese öğrenimi gördü. Varna Rüştiyesi'nde öğretmenlik yaptı. Sait Paşa'nın özel katibi olarak Rumeli ve Anadolu'nun birçok kentini dolaştı. İstanbul'a geldi. Memuriyetten istifa etti. Tercüman-ı Hakikat gazetesinde edebiyat sayfasını yönetmeye başladı. Başka gazetelerde çalıştı. Galatasaray Lisesi ve Mekteb-i Hukuk'ta edebiyat öğretmeni olarak çalıştı. Yaşadığı dönemde, Recaizade Ekrem ekolüne karşı klasik edebiyatı savundu. Aruzu ustalıkla kullandı. Servet-i Fünuncuları etkiledi. Şiirinin yanında edebiyat tarihi ve sözlük çalışmalarıyla da ilgi çekti. Ünlü bir üstattı.
Fatih ilçesinde, Karagümrük ile Balat bölgeleri arasında, adını taşıyan bir ilköğretim okulu bulunmaktadır. 1893 yılında 13 Nisan'da öldü ve II. Mahmut Türbesi haziresine gömüldü.