Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 9 dk.
Sayfa Sayısı:
111
Basım Tarihi:
1985
Yayınevi:
Can Yayınları
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·111 syf.··
2021 245. kitabı
1938’de yayımlanan roman Brezilya taşrasında kuraklık felaketinin pençesindeki kuzeydoğuda yaşayan göçmen işçilerden oluşan bir ailenin iki yıllık bir süreyi içeren, kısa bölümlerden oluşan epizodik öyküsünü anlatır. “Kıraç” yazarın en önemli eseri olarak kabul ediliyor. Maalesef dilimize tek çevrilen kitabı da bu. Aile dört kişiden oluşuyor. Çok nadiren konuşan Fabiano. Eşi Sinha Vitoria. Biri küçük diğeri büyük iki erkek çocuk. İnsani vasıflara en çok sahip köpekleri Baleia ve konuşamayan bir papağan. Kitabın başında aile büyük bir kıtlıkla karşı karşıyadır. Tüm bölgeyi etkisi altına alan kıtlık ve kuraklıktan kaçan aile sonunda terk edilmiş bir çiftliğe gelir ve oraya yerleşir. Yağmurların geri gelmesiyle çiftlik sahibi de geri döner ve Fabiano onun çobanı olur. Kasaba ve çiftlik arasında gidip gelen bir yaşam savaşı başlar aile için. Kitabın sonunda yeni bir kuraklığın gelmesiyle aile tekrar yollara düşer. Kitap tıpkı başladığı gibi, aileyi yol üzerinde betimleyerek biter. Döngüsellik tekrar başlar, ailenin durumunda hiçbir değişiklik olmaz, bitmesi beklenen sefalet tekrar başlar. Kitabın başı mı sonu yoksa sonu mu başı karar vermek mümkün değil. Değişimle başlayan öykü kaçışla son buluyor. Kitaptaki olay örgüsü bu kadar basit. Kitapta anlatılan aile çorak bir coğrafyada yaşam kalım mücadelesi verir. Bu aile çorak bir yaşam sürer. Her şeyleri öyledir. Dilleri, iletişimleri, zihinleri, yaşam koşulları. Tıpkı kitabın başlığı gibi. (Gerçek adı: Çorak Yaşamlar) Ramos’un hikâyesinde karakterler ne yaparsa yapsınlar kazanamıyor. Aldatıldıklarının farkındırlar, hayatın onlara karşı olduğunu da bilirler ama bu durumla nasıl baş edebileceklerini tam olarak bilemezler. Karakterlerin soyadları yoktur. Her biri eğitimsiz ve cahildir. Kaderci ve batıl inançlara sahiptirler.
Edebiyat
KıraçGraciliano Ramos · Can Yayınları · 198511 okunma
Puan vermedi·111 syf.··
2025 100. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2025 15:26
Doğanın uygar insan ile ilişkisi diğer hayvanların doğa ile ilişkisindeki gibi karşılıklı besleme ve dengelemeden ziyade dengesini bozup tüketme ikilemiyle biçimlenmiştir. İnsan, tarih öncesinde ve tarihin belli başlı dönemlerinde belli başlı uğraklarda (doğanın terbiye edici zoruyla) doğayla diğer hayvanlarınkinde olduğu gibi "doğal" ilişkilere girmiştir, ileride de girecektir. Uygar insan söz konusu olduğunda ise mesele, cangılın insanı ne kadar yutup cangıllaştırdığına karşın insanın cangılı ne kadar yutup insanlaştırdığının savaşıymış gibi görünüyor. Modern bilimsel devrim ve benzeri görülmemiş endüstriyel sıçrama, bir noktaya kadar insana doğayı yenmişlik, ona biçim verebilecek kudrete erişmişlik ve cangılı fethedip insanlaştırmışlık fikrini/hezeyanını vermiştir. Ancak doğanın bu hikayede bu tür normatif açıklamalarla bir ilgisi yoktur. Onun tek yaptığı doğa olmaktır. Ondan suyunu sömüretek aldığınızda yaptığı tek şey kendi akışı içinde kendi suyunu yeniden temin etmektir. Onun suyunu kirlettiğinizde aynı ilkeyle suyu temizlemer. Fosil yakıtını aldığınızda milyonlarca yıl içinde yarattığını milyonlarca yıl içinde yeniden yaratır. Havasını kirlettiğinizde milyonlarca yıl boyunca belli bir ölçü içinde sürdürdüğü (tarafınızdan tahrip edilmiş) düzenine kendi adımlarının hızıyla döner. Tüm bu sömürü ilişkisi boyunca doğa, doğalığını yapar. Sizin talepteki aciliyetinizi gözetmeksizin alldığınızı tekrar yerine koyar, onarır ve bunu yaparken nötrdür. Doğanın kendini onardığı hızdan daha hızlı bir şekilde onu tükettiğinde insana düşen ise sürekli daha az yakıt, temiz su, hava ve kaynaktır. "Cangıl"la arasında bir husumet varmış gibi ona yaklaşan insan bu nedenle "hezeyan" içindedir. Uygarlığın doğaya cephe almış doğası, kendi insani özünün, kendi varoluşsal çekirdeğinin
Edebiyat
KıraçGraciliano Ramos · Can Yayınları · 198511 okunma

Yazar Hakkında

Graciliano RamosYazar · 1 kitap
Graciliano Ramos de Oliveira was born in the city of Quebrangulo, in the Brazilian state of Alagoas, on October 27, 1892, to Sebastião Ramos de Oliveira and Maria Amélia Ramos. Graciliano was the oldest of the couple's 16 children.[3] He would spend most part of his childhood travelling through different cities of Northeast Brazil. After finishing high school in Maceió, he became a collaborator of the newspaper Jornal de Alagoas in 1909, where he published a sonnet called "Céptico" under the pen name Almeida Cunha, and some other texts under many different pseudonyms. He also published texts in the magazine O Malho, under the pen name Feliciano de Olivença, and founded a short-lived periodical named Echo Viçosense in 1906. In 1914 he moved to Rio de Janeiro, but had to return to Alagoas in September 1915, in order to live with his father, who became a salesman in the city of Palmeira dos Índios. Also in 1915, he married his first wife, Maria Augusta de Barros, having with her four children. Maria Augusta died in 1920, due to troubles during childbirth. In 1927, Ramos was elected mayor of Palmeira dos Índios: he took office in 1928 and would abdicate his post in 1930. Mesmerized by the high literary quality of his prefecture reports, Augusto Frederico Schmidt would approach Ramos into publishing his first novel, Caetés, that Ramos started to write circa 1925. He would finish Caetés in 1930, but did not publish it until 1933. In 1928, he married his second wife, Heloísa Leite de Medeiros, having with her four more children. From 1930 to 1936 he lived once again in Maceió. In 1934 he published the novel São Bernardo, and in the following year, he was arrested due to alleged (but never confirmed) participation in the Communist uprising of 1935. (Graciliano wrote an account of his time in prison named Memórias do Cárcere, published a few months after his death in 1953.) After being freed from prison, he publishes with the help of associates such as José Lins do Rego his most famous novel, Angústia. In 1938 he publishes Vidas Secas and moves definitely to Rio de Janeiro, where he became in 1945 a member of the Communist Party of Brazil. In the subsequent years, he travelled alongside his wife to countries such as France, Portugal, the Soviet Union and Czechoslovakia. Also in 1945 he published an account of his childhood years, named Infância. Beginning in 1952, Graciliano's health gradually began to decline. He was diagnosed with lung cancer and, after an unsuccessful surgery, died on March 20, 1953. His wife Heloísa would die 46 years later, in Salvador, Bahia. Graciliano is survived by one daughter and many grandchildren and great-grandchildren.