"Ben bir hiçim"
Bu cümle ne kadar çok şey anlatabilir ki...
Hayatına gözlerini annesiz ve babasız açan Bera'nın yaşanmış bir hikayesi
Herkesin okumasını şiddetle önerdiğim harika bir kitap.
Yarım kalmışlıklar ,kalanlar
Çok etkilendim. Yaşanmış bir hikaye olduğuna inanamıyor insan. Ancak bir yarım kalmışlık var. Devamı gelecek gibi. Konu hakkında ipucu vermek istemiyorum. Mutlaka okumalısınız.
Merhaba arkadaşlar
Kitabı henüz bitirdim. Kapağıni kapattığım anda tek düşünebildiğim ne hayatlar varmış cümlesi oldu :(. Yazarın kalemine bayıldım. Kaleme aldığı her duyguyu bana aktarmayı başarabildi. Kitabın gerçek hayattan kurgulanmış olmasının da payı büyük sanırım. Fazla ayrıntıya girip size konuyu anlatmak istemiyorum aslında.
Bir cami avlusunda başlayan hayat, cezaevinde devam eden hüsran, çocukluk aşkına kavuşmak hayaliyle çıkılan yolculuk, dostluğun gücü ve bu yolculuğun sonu; ne arasam fazlasıyla vardı. Tam yazsam roman olur deriz ya işte bu cümlenin hakkını tamamiyle verebilmis bir roman Kırık Vazo.
Kaleminize sağlık Uğur Bey :)
Her şeyden önce kitapla ilgili fikriniz tam anlamıyla kitabı bitirince netleşiyor. Kitabın konusu gerçek bir hikayeye dayanıyor. Hayata her anlamda yetim bir yolculukla başlamış ve yaşamının her anında bunu hissetmiş bir karakterimiz var. Hikayeyi okurken klişelerden çıkamayacak derken kullandığı bir çok ifadeyle kitabı çok daha iyi bir noktaya taşımış. Hikayenin sonuna geldiğinizde "eee bu kadar mı?" dediğinizde aslında hikayeyi anlatanın bu kadar sunduğunu gördüğünüzde biraz daha normal karşılıyorsunuz. Belki de ince sızı oluşturan bu gerçek hikayeyi rencide edilmesindi niyet. Kim bilir belki ileriki süreçte gidişatın nasıl ilerlediğini diğer eserleriyle görür hale geliriz.
Kitabı beğendim.Su gibi aktı.Bir oturuşta bitirilecek bir kitap.Anlatımı gayet başarılı ve sohbet eder gibi.Birkaç kez tüylerim ürperdi.
Emeğine sağlık
Nereden tutsam elimde kalıyor. Kurgu çok zayıf, bir sürü boşluk var ve saçma tesadüfler üzerine kurulu. Bir sürü tutarsızlık var. Dili çok toy. Karakterlere hiç uymayan ağdalı cümleler... Ve sürekli kendi inancını alakalı alakasız okuyucunun gözüne sokma çabası var. Kısacası kabus gibi bir deneyim...
Kitabın arka yazısını okuyarak almıştım ve gerçekten öyle olsaydı çok güzel bir kitap olabilirdi. Ama arka yazısıyla çok fazla bi alakası yok.
Kitabin başı saçma ilerliyo ortadan sonrası biraz daha iyi ilerliyor.
78 Yılının Ağustos ayında anneme ilk ağrımı vermiş, İzmir Karşıyaka’da dünya gelmişim. Sırasıyla Hamdullah Suphi Tanrıöver İlkokul’u, Emlak Bankası Ortaokul’u ve Atakent Lisesi’nde okuduktan sonra kazandığım birçok üniversiteye gitmedim. Öğrenimimi yurt dışında devam ettirmeye karar verdim ve İngiltere’deki Standford’la iletişime geçtim. Başvurum kabul oldu fakat yoklama kaçağı olduğum gerekçesiyle askere alındım ve vatan borcumu Manisa Kırkağaç komando birliğinde tamamladım