Yoğunluğum sebebiyle geç bitirdiğim çok güzel bir eser. İslam' da tasavvuf ehli olan kırk zatın mektuplarından oluşmaktadır. Eserdeki 40 zatın 20 tanesini bile tanımıyordum. Ama öyle güzel kaygıları, öyle güzel korkuları var ki ve yazdıkları kişiyi o kadar güzel uyarıyorlar ki anlatamam. Dertleri sadece Allah'a kul olmak, Resûlune ümmet olmak ama bunla kalmayıp bazen devlet adamlarını, bazen talebelerini, bazen evlatlarını , bazende kendileri gibi başka bir alımı uyarıyorlar. Ben beğenerek okudum, inşaAllah gereğince istifade etmeyi de Allah nasip eder. Bunu bana hediye eden kardeşten de Allah sonsuz razı olsun.
Çok değerli Alimlerin özenle seçilmiş dönemlerindeki yazmış oldukları mektuplardan oluşuyor. Mektupların kısa olması okuyucu sıkmıyor. Çok istifade ettim. Tavsiye ederim.
Cüneyd-i Bağdadi, İmam Gazali, Aziz Mahmud Hüdayi, İbnül Arabi, Mevlana, Sadreddin Konevi, Hacı Bayramı Veli, İmam Rabbani, Bediüzzaman Said Nursi gibi kırk gönül erinin kimi zaman evladına kimi zaman dostuna kimi zamanda devlet yöneticisine hitaben yazdığı kırk mektup. Hitap edilen kişiler ve konular her ne kadar farklı olsa da hepsinde Allah'ın ve onun Nebisine övgülerle başlar. Hepsinde Allah'ın rızasını kazanmak amaçlı nasihatler bulunmaktadır.
Genellikle açık bir dili bulunsa da mektuplar farklı dillerden çevrildiği için günümüze yabancı bazı kelimeler bulunmaktadır. İnternette aranıldığında da tam olarak anlamını bulmakta sıkıntı yaşadığımdan anlamakta güçlük çektiğim kısımlar vardı. Tabi ki bu yazarın değil bu konu da tam olarak geliştirmediğimden benim noksanlığımdandır. Onun dışında çok güzel bir kitaptı. Herkese öneririm.
İyi okumalar..
Allah dostlarının kendi aralarında veya oğluna, kardeşine, müridine veya devlet yöneticilerine gönderilmek üzere yazmış oldukları nasihatler, vasiyetler, uyarılar, tenkitler, vs içeren mektuplardan oluşan bir eser.
Eser islam`ın ilk asırlarından itibaren ilim ve tasavvuf ehlinden kalan kırk zatın mektuptuplarından oluşmuştur. İlk asırlardan itibaren mübarek zatların tevhid akidesi ve hükümlerini tasavvufi yolun gaye amaçlarını yaşayarak bizzat göstermiş ve bunları herkesin istifadesine sunmuşlardır.Onlar bulundukları etrafı ve zamanı adeta bir kandil gibi aydınlatmışlardır.Bu ışığı yüce kitabımız Kur anı Kerim ve Peygamber Efendimiz (HZ) Muhammet (sav.) den almışlardır.Eser tasavvuf ehlinin toplumdaki yerini ve toplumu ihya etmesindeki önemini anlatıyor aynı zamanda tasavvufdaki aşama ve merhaleleri gereken şartları da en ince ayrıntısına kadar anlatıyor.Kitabın bitişindede tasavvufun insan hayatında vede toplumda olmazsa olmaz olduğunu dile getirmeye çalışmış.
Kimler yok ki bu kitapta? Birinin adını yazsam bir diğerine hürmetsizlik olur kaygısıyla hususen isim belirtmiyorum lakin sâdât-ı kîramın büyükleri burda...
Kırk gönül erinin kaleminden kimi bir hükümdara kimi dosta, kimi halifeye, kimi kardeşe yazılan ve nasihat, uyarı, tembih, hasret gibi farklı duygu ve düşünceleri ifade eden kırk güzel mektup...
Hepsi de Allah'a hamd, resulüne salât-u selam ile başlıyor. Allah (c.c.) onlardan razı olsun...
İstifadenize sunulur...
Mektuplar tarihi açıdan önemli birer belgedir. Birinci elden kaynak olmaları ve tarihe şahitlik etmeleri açısından çok kıymetlidir. Mesele Fatih Sultan Mehmed ile Akşemseddin hazretlerinin arasındaki irtibat bazı kesimlerce yok sayılmış, efsane gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Oysa bizzat önemli bir tarihçimiz tarafından İstanbul'un muhasara edildiği günlerde, Akşemseddin hazretlerinin Fatih'e gönderdiği mektup her şeyi açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla mektuplar tarihi vesilakalardır.
Elinizdeki eser, İslam'ın ilk asırlarından itibaren ilim ve tasavvuf ehlinde bize kalmış on binlerce mektubun içinden seçilmiş kırk zatın mektuplarından oluşmuştur. İlk asırlardan itibaren gönül erlerinin aynı yolda, aynı gaye ile yürüdüklerini, sözlerinin aynı gayenin sözcüsü olduğunu anlatabilmek için kırk gönül erinden kırk mektup seçilmiştir.
Muhtemelen güzel bir kitaptır fakat anlayamadığım için yarım bırakıyorum.
Kitap daha çok akademik dille yazılmış. Bahsedilen konular özetlenmek istendiği için terimler havada kalıyor ve bilgisi olmayan için kitabın okunması güçleşiyor. Yazarın bu mektupları tek tek açıklayarak oluşturacağı bir kitabı sabırsızlıkla bekliyorum. Sevgilerle…
1982 yılında Ermenek'te doğdu. Klasik usulde medrese okuyup icâzet aldı. 2005 yılında Harran Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans yapıp üç yıl araştırma görevlisi olarak çalıştı. 2010 yılında İstanbul Üniversitesi Klasik Türk Edebiyatı'nda doktoraya başladı. Tez sürecinde ara verdiği eğitimine 2023 yılında yeniden başladı. 2009 yılından 2023 yılına kadar özel bir yayın kuruluşunda yazar, editör ve yayın yönetmeni olarak çalıştı. Şiir, deneme, makale ve tercümeleri birçok dergide yayımlandı. Tercüme, sadeleştirme ve telif olmak üzere birçok eser hazırladı. Halen Serhend Yayınları'nda editör olarak çalışmaktadır.