"Kitap Gözü" Hakkında
Günümüzün çoğu şair, yazar ve edebiyatçılarının, topluma yön vermenin bir hayli gerisinde olduğu söylenegelmektedir. Bu tartışmalar enikonu ortak bir çerçevede kazandı üstelik. Doğrudur da. Ailede, okulda, toplumda yer edinmeye çalışan insanın bir benzerinin edebiyat çevrelerinde de görmek mümkün. Edebiyatta sanatta memba edinmenin araçlarından birisi de bir muhite dahil olma ve o muhitte serpilme realitesidir. Bunda sorun yok. Sorun, sadece kendi anlayışını esas alan bir tarikat veya cemaat mensupluğu taassubuna benzer bir halin yaşanmasındadır. Kendi muhiti dışındakileri hafifsemeyi başka mahallelerin membaına saygı duymamayı ve kabullenmemeyi görmekteyiz maalesef. Riyayı, nefreti emzirme mertebeleri ayrı bir hastalık olarak karşımızda duruyor. Çeşitli araçsallar yardımıyla yer edinme çabalarını, reklam istençlerini, şöhret edinme yöntemlerini, birilerinin lütuf ve keremine mazhar olma gayretlerini anlıyoruz ama bunlarda da bir üslup, bir sınır, bir firen ve bir anlaşılabilirlik olmalıdır. Eleştirim daha çok kadrolu, muhitli ve bürokratik sanat ve edebiyat anlayışlarınadır. Her türden kibir, kendini ve kendi muhitini asıl görme hastalıklarının karşısında, boy ölçülerinin alındığı, yiğitlik harmanları da var elbette. Franz Kafka’nın dediği gibi “Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor” Bunlar da böyledir belki de kim bilir? Zaman ve tarih, gereken elemeleri yapacak ve ortaya bir öz çıkaracaktır elbet. Önemli olan bu öze bir nokta olabilmenin samimi güzelliği olsa gerek.
Eleştiri ve münekkit üzerine bir değinide bulunacak olursam; Kırmadan, dökmeden yapılan yapıcı eleştiriler edebi ürüne bakışın ve olması gerektiğinin serimlenmesi adına çok önemlidir. Öncelikle münekkidin, yorumlayacak kavramları olması gerekir. Yapılan