Kıyametin El Kitabı (Dünyanın Sonu Nasıl Gelecek?)

·
Okunma
·
Beğeni
·
246
Gösterim
Adı:
Kıyametin El Kitabı
Alt başlık:
Dünyanın Sonu Nasıl Gelecek?
Baskı tarihi:
Mayıs 2007
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9752733541
Çeviri:
Ulaş Kaplan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Gün geçmiyor ki dünyamızı tehdit eden yeni bir felaket hakkında bir yazı ya da haber yayınlanmasın. İklim değişikliği gündemin en önemli maddesi, ama son bir yıl içinde medyaya şöyle bir göz gezdirmiş olmanız bile kirlilik, toprak verimliliğinin düşmesi, kapıya dayanan grip salgınları, nesilleri tükenen ve tükenmeye yüz tutmuş türler, gezegeni yok edecek göktaşları, nükleer silahlanma ve başka şeyler hakkında endişelendirici haberler görmenize yetmiştir...

Dünyanın sonu nasıl gelecek? Hangi senaryoların gerçekleşme ihtimali yüksek; hangileri gerçekleşirlerse hakikaten felakete yol açarlar ve hangilerini önleyebiliriz? Dünyamızı kurtarabilir miyiz?
Elinizdeki kitap işte bu sorulara cevap vermeyi amaçlıyor...

"BM'nin tahminine göre 2015'e gelindiğinde 2.4 milyar kişi temiz suya erişemeyecek ve 2025'te de dünya nüfusunun üçte ikisi su sıkıntısı çeken ülkelerde yaşıyor olacak..."

"Şu an itibariyle her 8 saniyede bir çocuk, yılda da toplam 5 milyondan fazla insan suyla bulaşan hastalıklardan ölüyor."

"Gelişmekte olan dünyanın %20'si açlıktan ölür ve %12'si başka ülkelere göç etmeye çalışırken seyirci kalıp açlık içindeki bölgelerden ithal edilen besini mi yiyeceğiz?"

"Ülkeler arasındaki bir sonraki savaşın nedeni petrol ya da bölge sınırları değil, sadece su sorunu olacak."
Butros Gali (Eski BM Genel Sekreteri)
240 syf.
·10 günde·6/10
Kuş gribi, salgınlar, yanardağ patlamaları, çevre kirliliği ve buna benzer felaketler insanoğlunun neslini hep tehlikeye sokmuştur. Medeniyet yokoluşları daha önce hep var olmuştur. Bu kitapta da insanların yaşadığı yeryüzünde, kıyamet ne zaman gerçekleşecek gibi sorulara cevap buluyoruz. Kıyametin saati ve vakti nedir bilemeyiz ama şu bir hak ki ister inanalım ister inanmayalım bir gün mutlaka Kıyamet gerçekleşecek. Bu Müslümanların inandığı şekilde olsun, veyahut manevi boyuttan ziyade fiziksel olarak olsun kaçınılmaz bir gerçektir.

Tarihte gerçekleşmiş göktaşı çarpmaları, yanardağ patlamaları ve tsunami gibi büyük felaketler ara sıra gerçekleşmiştir ve bazı medeniyetler yok olmuştur. Buna okyanustaki canlılar ve kara alemindeki türler de dahil. Örneğin buzul çağlar insanlık için hep bir tehdit. Tabii esasında, bu tür olaylar tamamen tabiatın vuku bulduğu eylemlerdir. Bundan en büyük sorun ise insanların yaptığı tahribattır. Bunların başında da en büyük sorun çevre kirliliğidir. Güzelim doğayı resmen çöplüğe çeviriyoruz. Tüm önlemler ve uyarılara rağmen bu kirlilik hâlâ devam ediyor ne yazık ki. Bilinçlenmeliyiz ve çevremize sahip çıkmalıyız muhakkak.

Fakat ne kadar da sahip çıksak, tabiatın gerçekleştirdiği olayları önleyemeyeceğiz. Eserde bilim adamları en çok bunu ele almış. Örneğin bir gök taşı çarpması. Her on bin, yüz bin senede bir gök taşı çarpması gerçekleşiyor. Bundan 65 milyon önce ise dinozorların neslini yok eden bir büyük gök taşı çarpmıştır gezegenimize. Ve yıllar sonra da irili ufaklı çarpmalar olmuştur ama bunlar pek zarar vermemiştir. Bir de yanardağ patlamaları var ki bu tamamen irade dışımızda gerçekleşen bir tabiat olayıdır. Tabii sonuca baksak bu da insanların yaptığı eylemlerden kaynaklanan bir durum. Bu kitabı okurken aklıma okuduğum meşhur Sürü kitabı geldi ki orada anlatılan olaylar da tam bu konu üzerine. Okyanus tabanında gerçekleşen mercan kayalıklarının yıkımı ve bunun tsunamiyi tetiklemesi gibi. Spoiler olmasın diye Sürü'yü es geçiyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.

Son olarak bir gün kıyamet gerçekleşecek. Tabii bu kıyametten kasıt canlıların yok olması mı, yoksa tüm alem ve uzayın imha olması mı? Kur'ân'da geçen dağların erimesi, göğün dürülmesi gibi olaylar sonsuza dek hayatın biteceği anlamına geliyor. Kitabın içeriği ise çeviri yüzünden biraz zor okunuyor. Fakat bilgi adına güzel şeyler öğreniyoruz. Saygılar...
240 syf.
·6/10
Kitap bilimsel kıyamet senaryolarını derlemiş. Bunlardan gerçekleşmesi en muhtemel senaryolar; küresel ısınma, iklim bozuklukları olarak gösteriliyor. Yani süreci başlamış felaketler. Felaketlerin sebebi ise elbette insanoğlu. Doğayı yıkarak gelişim gösteriyoruz. Dolayısıyla gelişim materyalist kalıyor. Maneviyat ise gün geçtikçe ölüyor. İnsan ırkı kendi kendini yok edecek.
240 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Kitap dünya yaşamının sona ermesi olasılığı ile ilgili teorileri konu almış fakat nükleer silahlaflar ilgili bölüm tamamı ile islamafobi teröristlerim müslümanlıkla bağdastirmiş teröristlerin dini yoktur müslüman terörist değildir.
Teknolojinin bizi kurtaracağına inanmak gerçekçi bir umuttan çok, kısmen bizimki kadar karmaşık ve gelişmiş bir toplumun geçmişteki medeniyetlerin başına gelen felaketlere karşı bağışıklığı olacağı varsayımını temel alan bir inanç meselesidir. Bu varsayımın aslı yoktur. Çökmüş toplumların tarihi bunların çoğunlukla en büyük boyuta, kuvvete, karmaşıklığa ve başarıya ulaştıkları sırada eşik noktasını aştıklarını, bu noktadan sonra çevrenin artık onları destekleyemediğini ve sonra gelen çöküşün kademeli bir gerilime şeklinde değil, neredeyse bir anda gerçekleştiğini gösteriyor.
Özellikle insanların su rezervlerine karışan bir endokrin bozucu kaynağı doğum kontrol hapıdır. Hap kullanan kadınların idrarlarında yüksek düzeyde bulunan östrojen lağım suyuna karışır ve arıtmayla çıkarılamaz. Bazı uzmanlar azalan sperm sayılarının ve artan kısırlık oranlarının bu sorunla bağlantılı olduğunu ileri sürüyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kıyametin El Kitabı
Alt başlık:
Dünyanın Sonu Nasıl Gelecek?
Baskı tarihi:
Mayıs 2007
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9752733541
Çeviri:
Ulaş Kaplan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Gün geçmiyor ki dünyamızı tehdit eden yeni bir felaket hakkında bir yazı ya da haber yayınlanmasın. İklim değişikliği gündemin en önemli maddesi, ama son bir yıl içinde medyaya şöyle bir göz gezdirmiş olmanız bile kirlilik, toprak verimliliğinin düşmesi, kapıya dayanan grip salgınları, nesilleri tükenen ve tükenmeye yüz tutmuş türler, gezegeni yok edecek göktaşları, nükleer silahlanma ve başka şeyler hakkında endişelendirici haberler görmenize yetmiştir...

Dünyanın sonu nasıl gelecek? Hangi senaryoların gerçekleşme ihtimali yüksek; hangileri gerçekleşirlerse hakikaten felakete yol açarlar ve hangilerini önleyebiliriz? Dünyamızı kurtarabilir miyiz?
Elinizdeki kitap işte bu sorulara cevap vermeyi amaçlıyor...

"BM'nin tahminine göre 2015'e gelindiğinde 2.4 milyar kişi temiz suya erişemeyecek ve 2025'te de dünya nüfusunun üçte ikisi su sıkıntısı çeken ülkelerde yaşıyor olacak..."

"Şu an itibariyle her 8 saniyede bir çocuk, yılda da toplam 5 milyondan fazla insan suyla bulaşan hastalıklardan ölüyor."

"Gelişmekte olan dünyanın %20'si açlıktan ölür ve %12'si başka ülkelere göç etmeye çalışırken seyirci kalıp açlık içindeki bölgelerden ithal edilen besini mi yiyeceğiz?"

"Ülkeler arasındaki bir sonraki savaşın nedeni petrol ya da bölge sınırları değil, sadece su sorunu olacak."
Butros Gali (Eski BM Genel Sekreteri)

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • FerdiKUZAY
  • Kreutzer
  • Kalemistik
  • İsmail | Synergy
  • Deniz Kıran

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%66.7 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%33.3 (1)
1
%0