Daha önce şiir ve hikayelerini okurları ile paylaştığı kitapları olan yazarın ilk romanı olan 'Kopuk' , gerçek bir hikayeden esinlenerek kaleme alınmış, 200 sayfalık kısa bir roman. Akıcı anlatım, sade dili ile çok çabuk okunuyor. Ben okurken kitabın ana karakteri olan Kopuk Ramazan ile yoğun bir empatik bağ yaşadım, onunla birlikte üzüldüm, dua ettim, isyan ettim, şükür ve tevekkül ettim.
Önceleri Molla Ramazan olarak söylenen, cemaatin imam olmadığı zaman arkasına dizilip namaz kıldığı, bir çiftçi, bir berber, fiziksel yapısı ile babayiğit, huyu, mizacı ile örnek alınan, akıl danışılan biri iken, teyzesinin oğlu öldürülüyor ve suç ona kalıyor. Sonrasında ise hayatı altüst oluyor.
Kopuk Ramazan'ın mollalıktan eşkıyalığa olan hayat yolculuğunu okuyoruz kitapta. Bir insanın ne kadar uzak kalayım dese de nasıl belaya bulaştığını, bazen iradenin yeterli olmadığını Ramazan'ın hikayesi ile bir kez daha görüyoruz.
Başımıza gelen badireler, haksızlıklar başka bir günahımızın diyeti olabilir
Kötüye yardımcı olmak, onu kollamak da bur suçtur
Hayata dair güzel mesajların verildiği, az da olsa dönemin hukuk ve güvenlik sistemlerinin de eleştirildiği bu kitabı ben keyifle okudum. Sizlerin de beğeneceğinizi umuyorum.