Kitabı okumaya başladığımda tatildeydim ve kitap okurken not aldığım defterin yanımda değildi. Bu yüzden kafamı hiçbir şekilde veremeden başladım ve belki de bu yüzden daha sonra okurken inanılmaz zorlandım.
Kitabın direkt olayla başlamadı çok iyi fakat gidişatı öyle değil. Kitap aslında iki yöne ayrılıyor gibi gösteriyor, bunu da seviyorum fakat bu sefer kafam inanılmaz karıştı. Ve çok yavaştı. 3 cinayet işlenmesine rağmen elde bir şey yoktu, bir aksiyon yoktu.
Ve bir anda Fransız tarihine girdik cinayete bakarken. Bu tarih kısmı için canlandırma yapılıyor. Tamam bu da cinayetle ilgili ama kitabın sonuna kadar bunu bilmiyoruz zaten. O yüzden kafam çok karıştı. Hem gerçek kişiler çoktu hem de gerçek kişilerin canlandırdığı tarihi kişiler. İnanılmaz zorlandım.
Bir de benim aklımda Fransa’da ama eski dönemde geçiyor diye kalmış kitap. Alakası yok. Kitapla ilgili tamamen karışıktım. Belki de başka zaman okusam hemen bitireceğim kitaptan sıkıldığımı düşünüyorum nedense.
Kitap son 150 sayfa falan resmen canlandı, heyecanlandı. Durağanlık gitti. Elimden bırakmak istemedim ki zaten bırakmadan soluksuz okudum. Bu kadar karışmasına gerek olmadan muhteşem bir şekilde yazılabilirmiş onu da anladım. Fakat konu çok iyi bağlandı. İki alakasız konunun, ki kitap karakterlerin de iki olayın birbirinden bağımsız olduğunu düşünüyordu, tamamen birbiriyle bağlantısı olmasını baya sevdim. Sadece son hemen bitti gibi. Sona doğru çok iyi götürülen kitabın, en azında son 150 sayfa gibi, sonunun birden olması olmadı bence.
Yazarın başka kitabı varsa bakıp yine şans vermek istiyorum. Aslında bir yerden bakarsak en sevdiğim yazarlardan biri olan Grange gibi. Polisiye ama çok fazla bilgi vererek polisiye. İki yazar da Fransız olunca tekrar, başka kitabını okuma isteği çoğaldı.