İç dünyasındaki kabuğu kırıp, kendinden doğan genç bir kadın; bu kez yine içinde bulunduğu kozayı çatlatıp, ilk romanıyla edebiyat dünyasına adım atan bir kadın yazarın kahramanı olarak “Kozanın Tereddütü”nde karşımıza çıkıyor.
Kozanın Tereddütü, Gözde Kurt’un ilk romanı. İçerik ve kurgu itibariyle polisiye, psikolojik ve gerilim türlerinin karması olan romanın kısacık ama etkili önsözünde yazar; “Bir bakış, bir roman yazdırabilir. Ama o romanı asıl yazdıran, o bakışa dek hayatınıza dahil olmuş –gerçek ya da değil- herşeydir. Bunlar, tümcelerinizi size ait kılar.” diyor. Yazar, buradan hareketle romanın karakterlerini de “gerçek ve gerçeküstü kahramanlar” olarak konumlandırıyor. Roman, kurgusuyla içiçe geçmiş üç bölümden oluşuyor. Bu bölümler; “Kozanın Tereddütü”; “Kozanın Sırrı” ve “Kozanın Kararı”.
Eser Y, hayalet, bir bebek, hizmetçi, Aldemir C ve Eren K, romanın karakterlerini oluşturuyor. Romanın ana karakteri Eser Y’nin tereddütleri, korkuları ve psikolojik bunalımları; romanın diğer karakterlerinin kişilik yapılarına da yön veriyor. Eser Y'nin bunalımı tetikleyen içsel hesaplaşmalarını yazar, "Kendimle yapacağım hesaplaşmanın, kendimle varamayacağım bir anlaşmaya dönüşeceğini iyi bildiğimden, kuralları en baştan değiştiriyordum. Eski ben değilsem, kurallar da eski kurallar değildi. Öyle ya, insan hep değişiyordu. Ben kendimle uzlaştıktan sonra kimse beni yargılayamazdı ki..." cümleleriyle ortaya koyuyor.
Romanın ilk ve ikinci bölümünde yazar, “anlatıcı” rolünü hayalete veriyor. Hayalet; “Ölmenin mi, yoksa yaşamanın mı daha zor ya da kolay olduğuna, henüz biz hayaletler bile karar verebilmiş değiliz. Biz bile diyorum; ne de olsa her iki tarafı da görenleriz. Hayattayken elbette bilemezdim, göremezdim bu gerçekleri. Fakat hayatta ne doğru ki; ben, bir ölü