Danimarka edebiyatına dekadans bir romanla giriş yaptım. 'Kralın Düşüşü' Johannes V. Jensen'in en dekadan romanı olarak tanımlanabilir. Çürüme motifi zaten isminde yazılı olan bir eser.
Eser tarihi bir roman olup ayrıca epik ve felsefi bir roman… ‘Kralın Düşüşü’ çöküş dönemiyle aynı zamanda, yani 19. yüzyılın sonlarında değil, 15. yüzyılın sonundan 16. yüzyılın ortalarına kadar olan dönemde gerçekleşmektedir ve başlıkta adı geçen kral Kral II. Christian’dır. Kitap 1900-01 yıllarında üç bölüm halinde yayımlanmış. İlk bölüm olan 'Baharın Ölümü' 1497-1500 yıllarını, ikinci bölüm olan 'Büyük Yaz' 1520-1523 yıllarını ve son bölüm olan 'Kış' ise 1535 yılını kapsıyor.
Romanın başkahramanı öğrenci ve daha sonra asker olan Mikkel Thøgersen'dir. Trajik kaderi, Kral Christian'ın kendi büyüklüğünden düşüşüne doğru gidişini yansıtır ve bu aynı zamanda Danimarka'nın iflasını ve dolayısıyla halkın ruhunu da yansıtır. Kral Mikkel ile Danimarka arasında mecazi ve metonimik bir bağ vardır. Mikkel kralın resmidir ve kral Danimarka'nın temsilcisidir. Mikkel ile kralın ayırt edici özelliği ayrılıktır. İkisi de kendi iç dünyalarına dalmış durumdalar.
Mikkel ile ilk karşılaştığımız anlardan birinde, bir grup Almanla sohbet ederken, kendisine özel görünüşünden dolayı takılan "Leylek" lakabını düşünmeden edemiyor: "Mikkel Almanca'yı çok rahat konuşuyordu, ama sürekli dikkati dağılıyor, yine de lakabını düşünmeden edemiyordu..." Mikkel için, sürekli kendini sorgulamak, kendi kimliğini koruyamayacağı anlamına gelirken, kral içinse ülkesinin kimliğini koruyamayacağı anlamına geliyor. Kralın kaderinin değişmesi, tahttan indirildiği geceyle bağlantılıdır ve umutsuzluk içinde Snoghøj ile Middelfart arasında gidip gelir; meclis üyelerini liderlik vasıflarına sözlerle mi yoksa güç kullanarak mı