Hem akademi hikayeleri seviyorsanız hemde içinde pegasusların ve binicilerinin geçtiği bolca da fantastik unsurların olduğu bir hikaye arıyorsanız doğru adrestesiniz.
Küçük köyünde mutlu hayatına kütüphaneci olarak devam eden Mila için işler beklediği gibi gitmiyor. Uzak diyarlardan kaçıp küçük Mavellada göl kenarında saklanan bir pegasusla karşılaşana dek böyle şeylerin sadece kitaplarda olduğunu düşünüyordu. Bu pegasus türünün en iyilerinden biriydi oysaki. Onunla günden güne yakınlaşan Mila bir amaç uğruna bu duruma geldiğinden habersizdi başlarda. Köyüne yırtıcı bir canavarın saldırmasıyla Pegasusla birlikte onun diyarına gitmek zorunda kaldı.
Pegasus Voleur,onu kendi diyarına Volante kanat akademisine götürüp orda eğitim almasını ve güçlenmesini istedi. Çünkü ona biçilmiş bir görev var. Bu akademi, hem askerler yetiştiriyor hende dört farklı binici hanedanına pegasus binicileri eğitiyor.
Her bir birliğin kendine ait özellikleri var. Mila, Bu akademiye geldiğinde çok güzel dostluklar da edindi. Başlarda henüz bir binici olmasa dahi Voleur ile ayrı bir bağ kurdu. Akademi ortamı, kurduğu dostluklar, pegasus türleri ve binicilere sağladıkları güçleri her biri oldukça özgün ve güzeldi. Ayrıca mitolojik unsurlara değinilmesi Tanrı ve Tanrıçalarında olaylara dahil olması şahaneydi.
Serinin ilk kitabı olmasına ve benim yazardan ilk kez okumama rağmen beğendim. Hem olay akışı, hem aksiyon ve temposu yüksekti. Kurulan evren, oluşturulan karakterler, intikam, güç, dostluk bağları ve aşkın iç içe geçişini başarılı buldum. Beklediğimden çok daha iyiydi. Bu türü yeni okuyacaklar için biçilmiş kaftan. Ayrıca her yaştan okurada hitap ediyor. Çok keyif aldım merakla devamını bekliyorum.