Kuleler, Ukuleler

Göknur Birincioğlu
Tahmini Okuma Süresi:
54 dk.
Sayfa Sayısı:
32
Basım Tarihi:
Mayıs 2019
Yayınevi:
Hep Kitap
ISBN:
9786051923024
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·32 syf.··
Beğendi
·
2020 279. kitabı
Rüzgârın Prensesi Kamelya, masal gibi bir köyde dağların eteklerinde yaşardı. Bu köyde yeryüzünü gökyüzüne bağlayan kuleler vardı. Her bahar kulelerin etrafında ukuleleler çalınır, masallar anlatılırdı. Kamelya pelerinler ve rüzgârla dans eden renkli elbiseler giymeyi severdi. O gülümserdi. Kalbiyle gülümserdi çünkü elinden sadece bu gelirdi. Onun sesi yoktu. Konuşamıyordu ama sözcüklerin dilini biliyordu Kamelya. Sessiz ama derin bir dil vardı aralarında.Düşleri vardı Kamelya’nın. Onları, üzerinde gelincikler olan saydam bir düş kavanozunda saklardı. Kavanozundaki düşlerin sahip olduğu sözcükleri dinlerdi Kamelya ve dinlediklerini eteklerine işlerdi. Baharı, yazı, kışı, ormanları ve daha nicelerini…Ve bir gün açtı kavanozunun kapağını Kamelya ve yere saçılan sözcüklerinin birer tohuma dönüştüğüne tanık oldu. Tohum sözcükler kocaman bir ağaca dönüştü. Sonra mı? Sonrası kitapta. Hikâye ayrı güzel ama Deniz Üçbaşaran'ın çizimleri muazzam. Hikâyeye su olmuş toprak olmuş can olmuş. Güzel mi? Benim kalbime değil ruhuma işledi. Şiirsel bir hikâyenin şiirsel çizimleri olarak bana da can oldu.
Edebiyat
Kuleler, UkulelerGöknur Birincioğlu · Hep Kitap · 20197 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Göknur BirincioğluYazar · 18 kitap
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema Bölümü’nden mezunu oldu. Daha sonra TV kanalları ve radyo istasyonlarında on beş sene boyunca reklam yöneticiliği yaptı. Ardından Türkiye'nin ilk tema parkı Vialand’de “Konsept ve Hikâye Yönetmenliği” görevinde bulunarak çocuklara özgü karakterler yaratmaya başladı. Çocuklar için yazmaya devam ediyor. Hayal gücüm beni hep öyküler yazmaya sürükledi. Gökyüzüne hep meraklıydım. Kayan yıldızları çığlık atarak karşılardım. Sanki kalbimin orta yerine düşmüşler de içimi aydınlatıyorlar gibi hissederdim. Çok küçük yaşta okula başlayıp okuma yazmayı erken öğrenenlerdenim. Harfler benim için, içinde kaybolup kendimi bulduğum büyünün bir parçası gibiydi hep, halen öyle…Küçülür ufacık olur, ğ’nin şapkasına kıvrılırdım, z’nin zikzakları sırtımı dayayabildiğim sağlam ve yıkılmaz duvarlardı, hele o, u yok mu, kaykayımla en çukur yerinden göklere zıplatırdım kendimi. Şimdi de öyleyim.