KURGAN 1 | @hacisabanboztas
Fantastik ögelerle örülmüş, zihnimizin sınırlarını zorlayan bir dünyanın kapısını aralıyoruz.
Dünyanın en zengin üç ailesinden birinin oğlu olan Oen, zekâsı ve başarısıyla tanınan bir isimdir.
Ama bir gün… sevgilisi Arin’in bir aileye yardım talebini reddeder.
Basit bir karar gibi görünür ama işte tam orada kaderin kalemi oynar.
Arin gider, Oen pişman olur.
Bir hayat kurtarabilecekken vazgeçmiştir.
Zaman geçer, başarılar anlamsızlaşır, hayat boşluğa dönüşür.
Ve bir gün… bir kürsüde, bir proje konuşmasında son sözünü söyler:
Sessizlik.
Ama ölüm son değildir.
Oen yaşamla ölüm arasına sıkışmış bir bedende yeniden gözlerini açar.
Her uyanış, başka bir dünya:
Krallar, prensesler, Ateşcanlılar, Gölgecanlılar, Işıkcanlılar…
Mavi ağaçlar, sisli vadiler, zamanın bile eğildiği diyarlarda sürükleyici bir serüven başlar.
Bu yeni dünyada Oen artık Ayzer, sevdiği kadın ise Uselya’dır.
Her perde, her kapı yeni bir gizemle açılır.
“Kader koridorları” ve “Kutsal nefes” kavramlarıyla yaşam, ölüm ve sonsuzluk arasında bir anlam yolculuğuna çıkarız.
Her satırda bir sorgu, her bölümde bir aydınlanma…
Kitap bittiğinde kendinize şu soruyu sormaktan alıkoyamıyorsunuz:
Oen ahir hayatta mı kaldı, yoksa yeniden mi doğdu?
Yoksa biz de onunla birlikte başka bir bedende mi yeniden doğduk?