"Ucu sonu olmayan kumsaldaki ufacık bir kum tanesinden ibaretiz. İnsan ırkının var olduğu bu yeryüzü zamanın hepsi de tek bir kum tanesi kadar sadece . Yaşadığımız tüm anlar o tanenin içi kadar , hepsi bu . Geçmişimize dair henüz algılayamadığımız , bilmediğimiz o kadar çok şey var ki .Nereden geldiğimiz hakkında hiçbir fikrimiz yok . Bedenlerimizi manipüle edip bizleri eski soyumuzdan arındırarak daha ilkel bir ırka dönüştürüldüğümüzden asla haberimiz olmadı. Çünkü her şey saklandı insandan. Çünkü her şey, asla tahmin edemeyeceğimiz kadar öncesine varan kozmik bir davanın uzantıları .
Her şey , amansız bir kavganın , bitmeyen bir savaşın kolları . Her şey , vaat edilmiş sözlerin tüm kainatla imtihanı.
Unutma ! Gözlerini açmak için önce aklını mahrum bırakmalısın.Muhtaç olduğun kudret , damarlarındaki özde saklı. "
Sonsuz ihtimalleri olan yüce bir bağ vardı aramızda.
Her bir nefesin bir başkasına nefes olduğu ya da bir nefesin herkesi soluksuz bıraktığı...
Kopuk bir uçurtmayım derin kesikleri var ruhumun.
Kuyruğumsa çok kısa.
Bu rüzgar nereye kadar taşır ağırlığımı bilmiyorum.
Burda, şimdi avuçlarına konan bir tüy gibi insem gökyüzünden ait olduğumu hissettiğim yurduma,
Beni de takar mısın bahar dalları saçlarının arasına?