Muhteşem olan nedir biliyor musunuz , tepemizde sallanıp duran bu cellat kılıcına rağmen hayata sevgi ve coşkuyla bağlı kalışımız, ona zenginlik katan hayâl ve rüyalarımızın hiç tükenmemesi...
Benim için en büyük acı ve korku, ne ölmek ne de yoksul kalmak , hülyasız bir hayatın çilesini doldurmak zorunda kalmak...
Savaşa ve savaşı yaratanlara lânetler okuyarak savaşmaya gittik; ne kadar tuhaf bir hâldi bu , daha iyiyi yaratmak adına daha önce yaratılmışı yok edecektik; savaşımız barış adınaydı, dövüşecektik; yaşamak için öldürecektik, başkalarınınkini bitirirken kendi hayatımızı da öğütecektik.