İyiliğin ve dürüstlüğün değerini yitirdiği; hatta bazen bir zayıflık göstergesi olarak algılandığı bir dünyada yaşıyoruz. Aynı zamanda, kötü niyetin ve acımasızlığın yüceltildiği; güç göstergesi gibi görüldüğü zamanlara tanık oluyoruz. Oysa gerçek güç, iyilikte ısrar etmektir; zorbalığa boyun eğmemek; adaletten vazgeçmemek; insanlığı korumaktır. Kötülüğün yaygınlaştığı bir dünyada iyi kalmak, en büyük direniştir; karanlık ne kadar yayılırsa yayılsın, tek bir ışık bile ona meydan okuyabilir. Ve dünya ne kadar acımasız olursa olsun, iyiliğe tutunanlar onu değiştirme gücüne sahiptir. Bu nedenle, her şeye rağmen iyiliğe sarılmak ve onu yaymak, en kıymetli duruşumuz olmalıdır.