Milli Mücadele Hatıraları

Ali İhsan Sabis
Tahmini Okuma Süresi:
14 sa. 44 dk.
Sayfa Sayısı:
520
Basım Tarihi:
Ağustos 2021
Yayınevi:
Timaş Yayınları
ISBN:
9786050839227
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe

Yorumlar ve İncelemeler

Milli Mücadele Hatıraları
9/10
·520 syf.··
2021 95. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2021 12:59
Ali İhsan Sâbis Paşa, Osmanlı Devleti'nin son döneminde yetiştirmiş olduğu en iyi kurmay subaylarından biridir. Mustafa Kemal Atatürk'ün sınıf arkadaşı, gerek Harp Okulu'nu gerekse Harp Akademisi'ni birincilikle bitirmiş bir şahsiyettir. Cihan Harbi'nde başarılar göstererek harbin sonlarına doğru -henüz genç sayılabilecek- 36 yaşında generalliğe ve ordu komutanlığına yükselmiştir. Ateşkes imzalandığı zamanda ise 6.Ordu Komutanı vazifesinde bulunuyordu. Milli Mücadele Hatıraları'na da bu süreçten başlamöş. Ateşkesin akabinde İstanbul'a çağrılmış. Birçok subay gibi İstanbul'a gitmemeyi, Diyarbakır'da bir hareket başlatmayı düşünmüş. Silahları teslim etmeyerek bazı Kuvay-ı Milliye mensuplarına dağıtmış. Kesin karar verememesi sonrasında İstanbul'a hareket etmiş. İstanbul'a ayak bastığı anda İngilizler tarafından tutuklanıp Malta'ya 1.sırada sürgün edilmiş. Buradan bile Ali İhsan Paşa'nın o dönem ne kadar önemli bir derecede olduğunu gösteriyor. 2 yıl sürgün ve hapis ortamından bir şekilde yolunu bulup kaçan Ali İhsan Paşa soluğu Anadolu'da alıyor. Mustafa Kemal Paşa tarafından güzel karşılanan Paşa 1.Ordu Komutanı olarak atanıyor. Aslında sonun başlangıcı da burada başlıyor. I.Ordu Batı Cephesi emrinde bir ordu ve cephe komutanı İsmet Paşa. Ali İhsan Paşa kendisinden 2 sınıf altta ve kıdemsiz olan İsmet Paşa'nın emri altına girmek istememiş. Fevzi Paşa ile görüştükten sonra vatan için görevi kabul ettiģini beyan ediyor. Kitapta Ordu Komutanı olduğu yaklaşık 1 yıldaki hadiseleri ele alıyor. Kitapta bolca belge paylaşılmış. Bunlar komutanlar arasındaki yazışmalar. Paşa, kitabın hemen hemen her yerinde İsmet Paşa'ya eleştirilerde bulunuyor. Mustafa Kemal Paşa ile aralarında bir sorun olmadığını, aralarını İsmet Paşa'nın bozduğunu söylüyor. Eleştirileri yer yer öyle sert
Tarih
Milli Mücadele HatıralarıAli İhsan Sabis · Timaş Yayınları · 20218 okunma
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2023 45. kitabı
Ali İhsan Sabis / Milli Mücadele Hatıraları. Günlük hayatta başarılı olmak için iyi niyetli olmak,iyi olmak yeterli değildir. Tarihte de kahraman olmak, hizmetlerini en iyi şekilde yapmak, milleti hizmet etmek, yalnızca iyi olmakla yapılabilecek bir değer değildir. Buna en güzel örneklerden birisi de Ali İhsan Sabis Paşa'dır. 1882 yılında İstanbul'da doğan Ali İhsan Paşa, Beşiktaş askeri rüştiyesinden mezun olduktan sonra, 1899 yılında Topçu Harbiyesini girdi. 1902 yılında bu okulu birincilikle bitirerek, Harp Akademisi'ne katılmaya hak kazandı. 1905'te harp akademisini de birincilikle bitirerek Kurmay Yüzbaşı rütbesi ile göreve başladı. Pek çok kıta görevi yanı sıra 31 Mart vakasında ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen, ordu birlikleri içerisinde İstanbul'a gelerek, Beyoğlu merkez komutanlığı görevinde bulundu. Mart 1919'da İstanbul'a geldiğinde, İngilizler tarafından tutuklanarak malta'ya sürgün edildi. Eylül 1921'de malta'dan kaçarak Anadolu'ya geldi ve Milli mücadele'ye katıldı. Yaşça ve rütbece küçük olmasına rağmen batı cephesi komutanı İsmet Paşa'nın emrinde 1. Ordu komutanlığı görevini kabul etti. İsmet Paşa ile anlaşamadığı için 8 ay sonra görevinden alınarak, askerlikten emekliye sevk edildi. Bir süre tutuklandı ve cezaevine girdi. Eylül 1947'de o dönem TBMM'nin başkanı olan Kazım Karabekir'in girişimleri sayesinde cezaevinden tahliye edildi. 1954'te Demokrat Parti'den 10.dönem milletvekili olarak seçildi 9 Aralık 1957'de vefat etti. Tarihte kaynak eser olarak hatıralar, önemli bir yer tutar. Her ne kadar, objektiflği tartışılsa da, yazarın ruh halini ve düşündüklerini ortaya koyması bakımından önemlidir. Cumhuriyet tarihimizde tartışılan isimlerden birisi de İsmet paşa'dır. Bu eser her ne kadar Ali İhsan Sabis'in kendi hatıraları üzerinden şekillense
Milli Mücadele HatıralarıAli İhsan Sabis · Timaş Yayınları · 20218 okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2023 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2023 20:42
Ali İhsan Sabis Paşa, Harp Okulu ve Harp Akademisi’ni birincilikle bitirmiş, Osmanlı’nın son döneminde yetişmiş en iyi askerlerden biridir. 1. Dünya Savaşı’ndaki başarılarının ürünü olarak genç yaşlarında generalliğe terfi ettirilmesi bunun bir göstergesidir. Ali İhsan Paşa, ateşkes imzalandığında askeri terhis edip İstanbul’a çağırılsa da; ‘Mütareke oldu diye düşman karşısında atıl ve kadere boyun eğmek vatanseverliğe aykırıdır.’ diyerek gitmemekte diretmiş ve civarındaki valiliklere Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri ve mahallî milis teşkilatı kurmalarını tavsiye ederek, silah ve cephane ihtiyacını karşılayacağını bildirmiş. Direniş göstermesinin en haklı sebebini ve keza askeri zekaya sahip olduğunu bence şu sözleri göstermiştir; ‘Altı şark vilayetinin İngilizler tarafından işgali, güya Ermenileri kurtarmak bahanesi altında, bu bölgenin özerkliğini veya istiklâl neticelerini doğurabilirdi. Daha sonra bu vilayetlerin Rusların ellerine geçmesine de yol açabilirdi.‘ Her ne kadar bu teşebbüslerde bulunsa da, bazı mevkilerden tavsiyelerine olumlu yanıt alamaması ve çeşitli endişelerinden dolayı, 5. Fırka Kumandanı Kenan Bey ile fikir ve endişelerini münakaşa ederek İstanbul’a gitmeye karar vermiş, İstanbul’a hareket edip orada da İngilizler tarafından tutuklanıp Malta’ya sürgün edilmiştir. Malta’da 2 yıl sürgün hayatı geçiren Sabis paşa türlü zorluklara rağmen kaçmayı başarmış ve Anadolu’ya ayak basarak Milli Mücadele saflarında -hakettiği yer olmasada- yer almıştır. Kendisine 1. Ordu Komutanlığı verilen Ali İhsan Paşa, kendisinden kıdemsiz olan İsmet Paşa’nın Garp Cephesi Komutanı olduğu bir cephede, onun emrinin altında görev yapmayı kıdemi gereği doğru bulmasa da, ‘makam, mevki düşünecek zaman değildir, mevzubahis vatandır.’ düşüncesiye -sonrasında bunun her ne kadar
Milli Mücadele
Milli Mücadele HatıralarıAli İhsan Sabis · Timaş Yayınları · 20218 okunma
9/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2022 23:07
Ali İhsan Paşa hiç şüphesiz ki milletimizin yetiştirdiği büyük komutanlardandi. Bu yorumu sadece bu kitaba dayanarak yapmıyorum. 1.dünya savasi ile ilgili okuduğum birçok eser sonucunda bu fikre sahip olmuştum, bu kitap da bu görüşümü teyit etti. Kitapta Ali İhsan Paşa, 1.dunya savasi sonundaki yaşadıklarını, tutuklanarak Malta ya gönderilmesini, oradaki esaret günlerini, milli mücadele dönemindeki ordu komutanlığı ve nihayetinde divanı harbe verilerek emekli edilmesine kadar olan olayları anlatıyor. Kitapta özellikle İsmet İnönü'ye ağır laflar söylüyor. Aralarında soğuk bir savaş yaşanıyor ve Mustafa Kemal Paşa nin da desteğiyle İsmet Paşa bu savasi kazanıyor. Aralarındaki mevzularda kim haklı kim haksız bilemiyorum. Fakat kitapta okuduklarimdan Ali İhsan Paşa nin da geçimsiz, kibirli, kimseyi kolay begenmeyen ve dikbasli birisi olduğu sonucunu çıkardım. Davasında haklı olsa bile bu kişilik yapısıyla haksız bir duruma düşmüş olabilir. Günümüzde is dünyasında dahi bu özellikteki kişiler ne kadar iyi iş bilseler de istenmeyen kişi oluyorlar. Paşa nin da durumu bence bundan ibaret. Tarih severler bir çırpıda bu kitabı okurlar. Şimdiden iyi okumalar.
Tarih
Milli Mücadele HatıralarıAli İhsan Sabis · Timaş Yayınları · 20218 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ali İhsan SabisYazar · 14 kitap
30 Ağustos 1882 tarihinde İstanbul'da, Cihangir semtinde doğdu. İlk mektebi ve Beşiktaş Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra 1895 yılında Halıcıoğlu'ndaki Topçu okuluna girdi. 1901'de Harp Okuluna başladı ve 1904'te birinci olarak mezun oldu. 1. Dünya Savaşı'nda kolordu ve ordu komutanı olarak Kafkasya ve Irak cephelerinde bulundu (1915-1918). 1915'de Tortum'da muvaffakiyetlerle başlayan komutanlığında, Dilman mağlubiyeti ve Ermeni isyanı sonucunda Van'ın elden çıkması ile Tortum'dan Tatvan'a inmek zorunda kaldı. 9. Kolordu Kumandanlığından 4. Kolordu Kumandanlığına, sonra da 6. Ordu Kumandanlığına terfi etti. İran içlerine gönderildi. Hatıralarında, Ruslarla yapılan Dümdar muharebeleri ile İran'dan, Bağdat'tan ilerleyen İngiliz kuvvetleriyle Şehriban civarında çarpışarak, tekmil 13. Kolorduyu Ruslarla İngilizlerin kıskacı arasından kurtararak Diyale nehrinin batısına geçirdiğini belirtmiştir. 2 Nisan 1918'de harabe halindeki Van'a girer. 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandığında Musul ve çevresi hala Türklerin elinde ve Ali İhsan Paşa komutasındaki birliklerin idaresindeydi. Ateşkes ile savaşın bitmesi ve bütün kuvvetlerin yerlerinde kalmaları gerektiği yönündeki mütareke hükmü İngilizleri durdurmaya yetmedi. İlerlemeye devam ettiler ve Türk birliklerinin Musul'u terk etmesini istediler. Türk kuvvetlerinin komutanı Ali İhsan Sabis Paşa, bu isteği reddetti ancak İstanbul Hükümeti'nin talimatı üzerine Musul'u bırakıp Nusaybin'e kadar çekildi. Savaştan sonra İstanbul'un işgalinde İngilizler tarafından Haydarpaşa İstasyonu'nda tutuklanarak Malta'ya sürüldü. Dönüşünde (27 Eylül 1921), Kurtuluş Savaşı'na katıldı ve Batı Cephesi 1. Ordu komutanlığına atandı. Daha kıdemli olması dolayısıyla cephe komutanı İsmet Paşa ile anlaşmazlık çıkardığından Büyük Taarruzdan önce görevden alındı ve emekliye ayrıldı (1922). Nutuk'ta kendisine ağır eleştiriler yöneltilmiştir. 2. Dünya Savaşı yıllarında, gazetelere askerlik konusunda yazılar yazıyor ve genellikle Nazi ordularının ilerleyişini alkışlıyordu. Türkiye savaşın sonuna doğru Almanya'nın karşısında yer alınca, tenkit yazılarıyla yetinmeyerek, başta Cumhurbaşkanı İsmet İnönü olmak üzere devlet ve hükümet erkanına, suçlayıcı imzasız mektuplar göndermeğe başladı. Böylelikle 1922'de emekliye ayrılmasından önemli rolü oynayan, o zamanın Batı Cephesi komutanı İnönü'den dolaylı intikam almış oluyordu. Olayın tespitinden sonra, 24 Şubat 1944'de tutuklandı ve 10 Şubat 1947'de de sıkıyönetim mahkemesince 15 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı. 1950'den sonra cezası sonuçları itibarıyla kaldırıldı ve 1954'te 10. Dönem'de DP milletvekili olarak Meclise girdi. Milletvekilliği bir dönem sürdü. 1957'de vefat etti. Ali İhsan Sabis (veya, Soyadı Kanunu öncesinde, Ali İhsan Paşa) 1. Dünya Savaşı'nda Irak cephesinde 6. Ordu'ya komuta etmiş, İngilizlerce tutuklanmasının ardından ilk Malta sürgünü olmuş, dönüşünde ve Büyük Taarruz öncesinde Batı Cephesi 1. Ordu komutanlığını yürütmüş Türk askeridir. Soyadını Irak'ta Kut savaşlarında İngilizlere ağır kayıplar verdirdiği Sabis mevkiinden almıştır. ESERLERİ: Birinci Dünya Harbi Harp Hatıralarım Cilt 1 Birinci Dünya Harbi Harp Hatıralarım Cilt 2 Birinci Dünya Harbi Harp Hatıralarım Cilt 3 İstiklal Harbi ve Gizli Cihetleri Harp Hatıralarım Cilt 5 Birinci Dünya Harbi Harp Hatıralarım Cilt 4 Harp Hatıralarım Birinci Cihan Harbi 2. Cilt Harp Hatıralarım Birinci Dünya Harbi 1. Cilt Harp Hatıralarım Birinci Dünya Harbi 4. Cilt Harp Hatıralarım İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri 5. Cilt Harp Hatıralarım İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri 6. Cilt İstiklal Harbi ve Gizli Cihetleri Harp Hatıralarım Cilt 6