Muvahhid

·
Okunma
·
Beğeni
·
111
Gösterim
Adı:
Muvahhid
Baskı tarihi:
14 Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059603126
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beka Yayınları
-Evlat ne binanın dış kapısı ne de ölen rahibin oturduğu dairenin kapısında herhangi bir zorlama yok. Çelişkili ifadeler veriyorsun. Odada sandalye yoksa bu adamı biri asmış olmalı. Evin her yerinde parmak izlerin var. Hatta getirdiğini iddia ettiğin sandalyede bile… Konuş haydi, bu senin iyiliğine. Hem ne işin var senin o adamla. Senin gibi bir genç, nasıl olurda misyoner bir rahibin sadece senin konuşmalarınla dininden vaz geçtiğini söyler. Belki de o seni allak bullak etti de, sen kabullenemedin ve adamı astın. Belki de birkaç kişiyle yaptınız bu işi. Hangi örgüte bağlısın? Konuş haydi…
128 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bismillahi.
Dinlenirken okumak için aldım raftan, okuduğum en kaliteli İslami roman oldu daha önce çok okumuştum.. ama en akıcı, etkileyen, betimlemeleri ve karakterlerin kendine has duruşları...
Evet Yusuf, babası Kenan ve rahip Marko..
Üç karakter 22 yaşındaki tıp öğrencisi Yusuf, Paraya düşkün olan babası Kenan ve mason rahip Marko..
Yusuf'un babası Kenan'ın iki katlı villa tarzında ki evin 2. katını masona kiraya vermesi ile başlar roman...
Yusuf " Es-selamu ala ittebea'l hudâ... "
Rahip: amen..
Şimdi kabataslak biraz anlatmak istiyorum..
Rahip Yusuf'u üst katta bulunan evine misafirliğe davet eder, söyledigi ilk şey; " Hadi ben rahibim din adamıyım da sakal bırakıyorum. Peki sen bu genç yaşta üstelik tam da kıllar olgunlaşmamışken neden bıraktın ? Ayrıca İslam'ın farzlarından yani gerekliliklerinden biri de değil. Ne dersin ?
Yusuf; " Sen neden sakal bıraktın ?" Cümlesi hem söylem, hem de fiil bakımından eksik ve hatalı bir cümledir. Çünkü bir fiilin gerçekleşmesi için mutlaka bir eylemde bulunulması gerekir oysa sakal bırakmak için herhangi bir eylemde bulunmaya gerek yoktur. Allah'ın erkeğin fıtratına verdiği bir özelliktir. Söylem bakımından yanlışlığa gelince; "Sen neden sakal bıraktın yerine "sen neden sakalını kesmiyorsun?" Demek gerekir. Çünkü bugün birçok insan, günümüzde traş edilmiş sakalın sadece bir stil olmayıp, bir kültür ve bir yaşam tarzının oldukça belirgin bir şiarı olduğu hakikatinden bihaberdirler. Bana gelince Allah'ın erkeğin fıtratına verdiği sakalı kesmemek; bu şiarı, bu kültüre sahip yaşam tarzını terk etmektir.
..
"Ben GEREKLİ veya GEREKSİZ diye bir şey bilmiyorum. Bilakis ve peygamberin bu hususta emir verdiğini biliyorum(Peygamber sallallahu aleyhi vesselem'in Hz.aişeden rivayet edilen bir hadisinde "on şey fıtrattandır: bıyıkları kesmek, sakalları salıvermek, misvak ile ağzı, dişleri temizlemek, su ile burnu temizlemek, tırnakları kesmek, kirlerin barınabileceği yerleri yıkamak, koltuk altındaki kılları gidermek, kasıkları traş etmek, necaset yolunu su ile pak eylemektir" buyurmuşlardır. (Müslim, tahare,56)
Peygambere itaaati kabul ettiğimden onun emrini yerine getirmek benim için farzdır. Ve herhangi bir kastı kendi üstünün bazı emirlerini GEREKLİ bazı emirlerini GEREKSİZ diye ayrıma tabi tutulması mümkün değildir.
Girişi biraz aktardım, devamında rahip teslis inancının hakikat olduğunu, İsa peygamberin üstün olduğunu, kendi inançlarının tasavvufa benzediğinden hak olduğunu öne sürerek Yusuf'u çeldiremeye çalışır, ve Yusuf kendisinin Muvahhid olduğunu bunlarla ancak dini tam anlamı ile dini özumseyememiş kimseleri çeldirebileceğini söyler ve ayetlerle açıklar.
Daha fazla romanı anlatmadan beni en çok etkileyen içlendiren, düşündüren kısmı biraz aktarmak istiyorum; Bir müminin kimliği inandığı dinin hayatına aksettirilmesi elzemdir, gereklidir. Bir mü'min erkeğin kimliğidir sakalı ve bakışlarının yerde olması.
Bir mü'min hanımın ÖRTÜSÜ ve hakeza bakışlarını haramlardan koruması..
Kimliğimize sahip çıkalım, muvahhidler olalım içimiz takvalı dışımız takvalı dilimiz ve bütün uzuvlarımız takvayla dirilsin.
Ilımlı müslüman olmayalım, Allah'ın razı olacağı hakikati sapmadan saptırmadan yaşayan muvahhidler olalım.
Okuyalım yabancı yazarlardan, elbette okuyalım ama İslam'a katıp karıştırıp fikirlerinizi allak bullak etmeyelim.
Allah'ın selamı hak yoluna tabi olanların üzerlerine olsun.
128 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Elime aldığım gibi biten güzel romanlardan biri oldu . Yusuf'un İslam'ı kalbinde taşıdığını ,olaylar karşısında gösterdiği teslimiyeti, İslam'ı yaşayıp anlatması ve Allah'a olan umudunun hiç tükenmemesi beni çok etkiledi . Durup gerçekten İslam'ı kalbim de mi yoksa sadece dilimde mi taşıyorum diye düşünmeye başladım ... Bazen bir kitap karakteri sizin yürüdüğünüz yolda size yardımcı olur ... Okumak ve yaşamak bu iki eylemi yapabilmek iman istiyor bunu da çok iyi anladım . İyi okumalar değerli okuyucular .
Bu din iddia dini değil ispat dinidir. İslam bir şeylere inanıldığında başlar. Yoksa kuru bir tasdik asla değildir.
Murat Saydan
Sayfa 121 - Beka Yayınları
Sahabeler zamanında üç grup insan varmış;
1.grup: Kalbiyle iman eden, organları ile de amel ettiğini gösteren yani içi dışı mü'min olanlar..
2.grup: Kalbi ile inanmayan organları ile de inanmadığını gösterenler içi dışı kâfir olanlar..
3.grup; Kalbi ile inanmayan fakat organları ile âmel edip inanıyor gibi gösterenler yani içi kâfir dışı mü'min olanlar yani münafıklar..
-Sahabeler bu üç gurubun dışında başka bir grup düşünmemişler. Lakin şimdi çık dışarı bak dördüncü bir grup daha oluştu. Bunlar kalbiyle inandığını iddia eden, fakat organları ile bunun tam tersi fiillerde bulunanlar, yani içi müslüman, dışı kâfir olanlar.
Bu din iddia dini değil ispat dinidir. İslam bir şeylere inanıldığında başlar. Yoksa kuru bir tasdik asla değildir.
Müslüman gül bahçesine gül eker, diken çıkmasından korkar. Münafık ise, bataklıkta diken eker gül bitmesini umar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Muvahhid
Baskı tarihi:
14 Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059603126
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beka Yayınları
-Evlat ne binanın dış kapısı ne de ölen rahibin oturduğu dairenin kapısında herhangi bir zorlama yok. Çelişkili ifadeler veriyorsun. Odada sandalye yoksa bu adamı biri asmış olmalı. Evin her yerinde parmak izlerin var. Hatta getirdiğini iddia ettiğin sandalyede bile… Konuş haydi, bu senin iyiliğine. Hem ne işin var senin o adamla. Senin gibi bir genç, nasıl olurda misyoner bir rahibin sadece senin konuşmalarınla dininden vaz geçtiğini söyler. Belki de o seni allak bullak etti de, sen kabullenemedin ve adamı astın. Belki de birkaç kişiyle yaptınız bu işi. Hangi örgüte bağlısın? Konuş haydi…

Kitabı okuyanlar 10 okur

  • H i l a l
  • Nurşen Kayhan
  • Rahime
  • Tuba  توبا
  • ➺༻✿Ebu Turab✿༺➺
  • Ayşe
  • Güler Sarımam
  • Türkçe öğretmeni
  • Papatyalar güzel şeyler azizim...
  • Kvsr

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%0
8
%66.7 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0