Nadir, benim içsel sorgularımın, zamanla şekillenen düşünce katmanlarının ve kişisel dönüşümümün bir yansıması olarak ortaya çıktı. Yazarken herhangi bir kesin mesaj verme çabasında olmadım. Aksine, okurun kendine ait sorularla baş başa kalmasını istedim.
Bu kitap, sistem, bilinç ve kimlik temaları etrafında şekillense de aslında daha derinde bir "aramaya" odaklanıyor. Gerçek nedir? Zihin kime aittir? Ve biz, kim olduğumuzu gerçekten biliyor muyuz?
Kurguyu oluştururken klasik bir olay örgüsünden ziyade, bilinç düzlemleri ve metaforlar aracılığıyla bir atmosfer yaratmaya çalıştım. Bu nedenle bazı bölümler doğrudan değil, dolaylı anlatımlarla ilerliyor. Herkes için kolay bir okuma olmayabilir ama sorgulamayı seven, sezgisel bir okuma deneyimi arayanlar için farklı bir tat bırakacağını umuyorum.
Bu satırları yazan biri olarak, bu metnin artık benden çıkıp okurun dünyasında kendi karşılığını bulmasını diliyorum.