İnsan kendine acı çektirmesini, kendine eziyet etmesini sever. Kendi eziyetinden beslenir. Kendine acı çektirmesi ona yaşama gücü verir. Acıları olmasaydı, kendini bir hiç gibi duyumsayabilirdi.
İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.
"Uyanık olsanız bile, size sunulan şeyin rüya olmadığını nasıl anlardınız? Bilincin, bedenin değil de, bir protokolün ürünü olması ihtimali sizi hiç düşündürdü mü?"
'Nadir', sadece bir hikaye değil; zihninizdeki en derin sorulara dokunan bir deneyim. Her şeyin kontrol altında olduğu bir düzende, 'fark etme' cesareti gösterenlerin yolculuğuna tanıklık edin.
Sizin için gerçeklik nedir? Yorumlarda konuşalım!