"nadir. piyanist. kim şimdi o ve nerede kim bilir." sözcüklerinin yazılı olduğu bir sayfayla başlayan kitapta, Nadir Kuş'u arıyoruz. On üç ayrı bölümdeki farklı kişilerin şahitliklerini okuyarak nerede olduğunu, hangi isim altında yaşadığını bulmaya çalışıyorsunuz. Bu, göründüğü kadar kolay değil çünkü bilgiler hem öznel hem de birbiriyle çelişiyor. Arşivci Kâzım Bey, Nadir sanılan Eşref Bey, birbirinin yerine geçen ikizler, başına konulan ödülü almak için hikâye ve tevatür uyduranlar... Cümleler arasından ayrıntıları cımbızla çekip yapboz gibi birleştirmek gerekiyor ki gizemi çözüp Nadir'i bulabilesiniz.
Bu kısa ve akıcı kitabı bir saatte bitirmek mümkün. Ancak ilk okuyuşta anlamsız bulabilirsiniz, sinirleriniz bozulabilir çünkü kitap, doğru cevabı açıklamıyor. Sabırlı ve dikkatli bir şekilde birkaç kez okuduktan sonra teori üretebiliyorsunuz ama doğruluğundan emin olamıyorsunuz. Yine de bu edebi bilmece içerisinde kaybolmak çok zevkliydi.
Kitabı birkaç arkadaşınızla birlikte okuyup tartışmak çok zevkli olacaktır. Benim öyle bir fırsatım olmadı... Bu yüzden kitabı okuyanlar varsa yazsın, üzerinde konuşalım.
Nadir hakkında benim de bir teorim var - sonrası spoiler:
13. bölümde konuşan kişinin Nadir olduğunu düşünüyorum. Nadir Zora'nın ölümünden sonra Türkiye'ye gelip Leman Hanım'a âşık oluyor ama Leman Hanım onu terk edip Eşref Bey'le evleniyor. Şükran Hanım'a mektup gönderen, Almanya'ya giden Eşref Bey Nadir değil, Leman'ın yeni eşi. Bir ebenin ayırdığı ikizler, bir de "hiçbir kan bağı olmadığı halde birbirine tek yumurta ikizi kadar benzeyen kişi"ler var. Yani birbirine tıpatıp benzeyen üç kişi var! Fedai, yazar ve üçüncü kişi. Ben bunlardan yazarın Nadir olduğunu düşünüyorum. Fedainin anlattıklarında ise çarpıtma var. Ya fedai hiçbir zaman Nadir'in yerine