Hindistanlı şair, yazar, müzisyen (en çok şair) Jeet Thayil biz okurları ülkesinin en büyük şehrine - Mumbai'ye götürüyor. Mumbai derken burası günümüzün biraz daha, çok daha gelişmiş Mumbai'si değil; burası, bu karmaşık şehrin isim değiştirmeden önceki hali, seksenli - doksanlı senelerdeki hali, yani Bombay. İşte romanımız bu isimle başlıyor ve yine bu isimle bitiyor.
Bombay şehri karmaşık etnik yapısı yanı sıra zorlu hayat koşulları ile dikkat çekiyor. Kalabalık ailelerin yaşamak durumunda oldukları tek odalı, dizili barakalar mı dersiniz, sağlıksız ve bir o kadar da kalabalık pazarlarını, caddelerini mi dersiniz, kanalizasyon kokularına karışık baharat kokularında büyüyen çoçukları mı soruyorsunuz yoksa, öyle ki sehrin her yerinde olan bu çocuklar, bir şekilde somut bir hayat yaşayabilmek için bir suç işlemenin telaşesindeler aslında karınlarını doyurma telaşeleri mi bütün bunlar..?
Şehrin bütün bu hengamesinin ortasında dahası yeraltısında uyuşturucu bağımlıları ve potansiyel suçlularla buluşturuyor bizi yazar. Şöyle söyleyeyim bütün bu karmaşık şehir disiplinsizliğinin arka bahçelerinde uyuşturucu ve fuhuş kol geziyor. Bu insanlarla tanışıyoruz, bunların iyi mi kötü mü olduklarını biz okurlar karar vereceğiz ki şunu söyleyeyim; hiç de kolay verilecek bir karar değil bu...
Şehirde zaten yeterince kaos yokmuş gibi, gün gelir Hindular, Müslümanlar ve başka etnik gruplar birbirleriyle çatışmaya başlar ve şiddet kalabalık Bombay şehrinin sokaklarında yaşanır, daha bitmedi, üstüne üstlük bütün bu barakaları alıp süpüren bir sel felaketi baş gösterir, şehrimizin başına daha ne gelebilirdi ki? Fakat bütün bunlar olurken bizim bağımlılarımız bütün bu kıyamete tepkisiz kalabilirler, zaten uyuşturucunun da amacı bu değil mi? Farklı güzel dünyalara astral seyahatler yapmak