Bu gün; iki kuşak, iki farklı yaşamla tanıştım.
Birde mutlu olmayı kendisine öğreten Nila ile. Bazı karakterler vardır yüreğinizde yer edinen, Nila da onlardan biri oldu benim için...ve annesi Lale, yaşadığı o sarsıcı hayat ve kayıplar Gençken Nila gibi mutluluk dağıtan kadından geriye sadece viran bir beden bırakmıştı...
Bir annenin kaderi ile kızının kaderi bir olabilirmiydi...
Sevginin yeşerttiği, nefretin soldurduğu iki can iki kadının iz düşümü...
Kitabın ilk bölümünde Nila nin ailesiyle yaşadığı bir kesit anlatılıyor. Ve kitabın devamını okudukça,o kesitte anlatılmak istenen bütün taşlar yerine oturuyor.
Kurgunun okuyucusuna bu şekilde sunulması çok hoşuma gitti...
Neden bir kadının hayatı, bir erkeğin kurduğu yapı taşlarına göre şekillenir? Kitabı bitirdiğimde bu soru takıldı kafama nedense! Yada nedeni kitaptaydi aslında. Ve hatta yaşadığımız dünya coğrafyasında...
Su gibi akıp giden, sizi etkisi altına alan,sevginin gücünü,sevgisizliğin en acı yüzünü, sebat etmenin tevazusunu en derin şekilde hissettiren bir okuma öneriyorum