Ölü Ekmeği

Dursun Akçam
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 51 dk.
Sayfa Sayısı:
136
Basım Tarihi:
Mart 2021
İlk Yayın Tarihi:
Eylül 2005
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
ISBN:
9789750408557
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·164 syf.··
2021 51. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 17:23
Dursun Akçam’ın öykü kitabı. Kitabın esprili dilini beğendim öyküler insanın içini bayan tipte olmaktan uzak ki Anadolu insanının yaşadığı zorluklar düşünüldüğünde genelde yaşadıkları zorlukları anlatan öyküler anlatılır ancak bu kitapta esprili bir dil de kullanılmış. Beğenerek okudum tavsiye ederim.
Ölü EkmeğiDursun Akçam · Arkadaş Yayıncılık · 200570 okunma
Ölü Ekmeği
7/10
·164 syf.··
2021 15. kitabı
İnsan sevinçten heyecanlanır mı kardeşi ölecek diye? Eğer uzakta, çok uzakta karınları doyuyor diye mutlu olan çocukların köylerine uğrarsanız görürsünüz cenazelerdeki şamatayı. Hani: " Bir yanda köpek ürüyen yer, bir yanda ışık yanan yer varmış" diye başlar ya masallar... Ama o masalın sonunda da medeniyetin belirtisi olan ışığın olduğu o evde, hep insanları yiyen bir dev olur... Işığına aldanıp giden kahramanlar hüsrana uğrar... İşte dünya böyle bir yer ki ; Cenazede yemek gelecek diye hasta kardeşinin ölmesini isteyen birçok insan var. Işık yanan o evler var. Bu evdekiler geminin delik yeri kendi tarafında değil diye mutludur. Köpek ürüyen yerler var. Onlar da kendi geçiminin derdindeler... En acısı da bizler hala oyuncağı olduğumuz tüketim çılgınlığından kurtulamıyor oluşumuz. Bu tip olayları televizyonda, kitaplarda gördüğümüzde kısa bir süre üzülüyor, sonra da hunharca tüketip, alışveriş sitelerinin iliğini kemiğini kurutmaktan kendimizi alamıyoruz. Dünyanın adaletsizliğinin tek sorumlusu tabii ki biz değiliz. Yine de farkındayım ki biz dur demezsek de bizden başkası hiç dur demeyecek. Gelelim kitabımıza Açlık, filmlerdeki gibi gurur barındırmaz. Bir çocuğun karnının doyma umudunu, kardeşinin ölümüne şart koşmasını anlatmak istiyorum aslında... Ve bu kitabı okurken okuma amacım olan Halk Bilimi Unsurlarından çok, konuya dikkat ettiğimi düşünüyorum. Kitapta kısa kısa on tane hikaye var. Bu hikayelerden bana göre en yürek dağlayanı ölü ekmeği oldu. Kitapta yerel ağız örnekleri o kadar fazla ki çorba gibi bir Anadolu kültürüne mensup olmasam zerre kadar anlamazdım kelimeleri. Dursun Akçam Toplumcu gerçekçi bir yazar olduğu için köy, bozkır, tarla, Anadolu kültürü, yemek kültürü, köyde sürdürülen faaliyetler, yerel ağızlar, fakirlik, köylünün geçim
03:29
Ölü EkmeğiDursun Akçam · Arkadaş Yayıncılık · 200570 okunma
6/10
·164 syf.··
2018 23. kitabı
·
149 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2018 16:19
Kitap kısa kısa hikayelerden oluşuyor. Yazar, yöresel ağızda anadolu köylüsünün başından geçen günlük olayları, espirili bir biçimde anlatıyor. Genel olarak başarılı. Öykü severlere önerilir.
Edebiyat
Ölü EkmeğiDursun Akçam · Arkadaş Yayıncılık · 200570 okunma
Puan vermedi·164 syf.··
2024 21. kitabı
Ömrü boyunca Ankara'nın doğusuna geçmeyenler, yemeklerini sanal uygulamalardan sipariş verenler için bu kitap bir karabasandan öteye geçmeyecektir. Ama Doğu Anadolu coğrafyasını, ekonomisini ve kültürünü bilenler, tanıyanlar için bu kitap; yaşanılan gerçekliği tekrar hatırlatmış, gözardı ettiklerimizi tekrar görünür kılmıştır. Toplumcu gerçekçi çizgiden ayrılmayan yazar coğrafyanın her türlü yokluğunu akıcı bir dille bize sunmuş, kültürel ögelere bolca yer vererek bölgenin bilinmeyenleri de ışık tutmuştur. Doğu Anadolu hakkında fikir sahibi olmak isteyerler için kısmen kılavuz olabilecek bir kitap diyebiliriz.
Ölü EkmeğiDursun Akçam · Arkadaş Yayıncılık · 200570 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Dursun AkçamYazar · 13 kitap
On üç doğum yapıp altısını yaşatabilmiş” bir köylü ailesinin çocuğu olarak Ardahan’ın Ölçek Köyü'nde 1930 yılında doğdu. Köyde açılan geçici Halk Dershanesi'nde okuma yazma öğrendi. Bitirdiği ve edebiyatla tanıştığı Cilavuz Köy Enstitüsü, yaşamının dönüm noktası oldu. 1945'te girdiği enstitüyü 1950'de bitirdi. Önce Kars'ın Oluklu köyünde, bir yıl sonra kendi köyünde olmak üzere Kars yöresinde 1956'ya, Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümüne girinceye kadar öğretmenlik yaptı. 1958'de Ardahan Ortaokuluna Türkçe öğretmeni olarak atandı, orada bir yıl kaldı, askerliğini yedeksubay öğretmen olarak Kuleli Askeri Lisesi'nde edebiyat öğretmeni olarak tamamladı. 1960-63 arasında Kırıkkale Lisesi ve Keskin Ortaokulunda öğretmenlik yaptı. “Analarımız” adlı röportajı ile Milliyet Gazetesi’nin Ali Naci Karacan ödülüne, Haley isimli öyküsüyle 12. Antalya Festivali Sanat Ödülü’ne, Kanlı Derenin Kurtları adlı eseriyle 1976 TDK Roman Ödülü’ne layık görüldü. 12 Mart döneminde Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesince tutuklandı ve TÖS davasında yargılandı. 8 yıl 10 ay hapse mahkûm edildiyse de Yargıtay sürecinde beraat etti ve bu süre içinde hep açığa alınmış durumda kaldı. Daha sonra Ankara Atatürk Lisesi'ne atandı ve oradan İncesu Ortaokuluna sürgün edildi. 12 Eylül’de yurtdışına çıkmak zorunda kaldı ama yazma azmi sürdü. 11 yıl ülkesine dönemedi. Daha sonra Kuşadası'na yerleşti. Edebiyatçılar Derneği'nce Onur Ödülü'ne değer görüldü (2003). 19 Eylül 2003'te, iki aydır tedavi gördüğü Akciğer Kanserinden öldü. Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) kurucu üyesiydi. Varlık, Yeni Ufuklar, Demet, Köy ve Eğitim, İmece, Pazar Postası, Son Havadis, Dünya, Milliyet, Cumhuriyet, Akşam, Vatan, Yön, Devrim, Türk Dili, Forum, Milliyet Sanat, Yeni Toplum, Demokrat Dergi ve gazetelerinde yazıları ve öyküleri yayımlanan Dursun Akçam'ın kitaplarının yeni basımları Arkadaş Yayınevi tarafından yapılmaktadır.