"Cehenneme giden yolda hızınızı artırmanız önemlidir." https://1000kitap.com/gonderi/146117038
500 sayfalık romanların veremediğini 64 sayfalık bir kitap verebilir, hem de öyle bir verir ki, düşünceden düşünceye savrulur durursunuz. Hayatın anlam arayışını sürekli bir şeylere yıkmaya çalışırız, kendimizde olmayan ne varsa başkasında bulur onun peşinden koşarız, aslında peşinde koştuğumuz şey sahip olmak isteyeceğimiz şey değildir, kendimizde olmayanı başkasında bulma eğilimidir, buluruz da, buluruz bulmasına da nasıl?
Klasik bir yaklaşımdır ve doğrudur da, sevdiğimiz kişinin kendine has özelliklerini severiz, sonrasında o özelliklere düşman olur, kısıtlamaya, hatta beğenmemeye başlarız, herkes için geçerli olmayan bir durum olsa da büyük oranda süreklilik arz eden bir durumdur, peki bu süreden sonra ne olur? Olan şey sabır ve ötelemedir, sabretmedir, alttan almadır, geçiştirmedir, bir yere kadar, bazıları bunu yıllarca götürebilir, bazıları ise günlerce, saatlerce, belki de dakikalarca ancak dayanabilir, gerçekliğin peşinde koşmayan her insan aşk üzerinden katlanır bu duruma, aşk dediğimizin kimyasal bir konu olduğunu biliriz, kalbimizin de kalp diye çizdiğimiz ya da emojiler saçtığımız şekilde olmadığını biliriz, kalpten sevmek sözünün de gerçek, organik bir kalp olmadığını biliriz ama bunun bir önemi yoktur, yürekten sevmek, kalpten sevmek, sevmek gibi sevmek, adam gibi sevmek falan filan, bu konuların üzerinden gerçeği sürekli öteleriz, ilişkiler her daim fırtınalıdır, bazen çiftler bazen de çiftlerden birisi bu fırtınaları meltemlere çevirir, bir tsunami yaratmamak adına oynar oyununu, yeter ki kopulmasın, yeter ki devam edilsin yeter ki önceki günün güzelliği devam etsin, ister ki yalanın su katılmamış gerçekliğiyle karşılaşmasın, yalan yalan gibi kalsın,