Mary beş yıldır kayıp oğlu Alex’i bulması için eski gazeteci arkadaşı David’e başvurur. Çünkü geçenlerde Alex’i gördüğünden emindir. Oysa Alex bir araba kazasında yanarak ölmüştür.
David bu kayıp olayını araştırdıkça içinden çıkılmayan bir kuyuya düşer.
Ben aksiyon seviyorum ama içinde kriminal incelemelerin olduğu polisiye-gerilimleri daha çok seviyorum.
Sonu şaşırtıcıydı ama okurken bir süre sonra sıktı.
Sadece aksiyon kitabı açısından düşünülürse okumaya değer
Esrarengiz bir olay ve merak uyandıran bir kitap severek okumuştum kitapla tanışma yaşım 18di ve çok katkısı oldu olaylara farklı baka bilmem için bakış açımı değiştirdi ve hiç sıkılmadan okudum
Paravan, genel anlamda çok başarılı ve kurgusal olarak çok güçlü bir roman. Yazarın ise ilk romanı. Gerçekten süper bir iş çıkarmış diyebilirim; anlatım tarzı da çok sade ve gerçekten gerektiği yerde ayrıntılara girip gerektiği ve en heyecanlı kısımlarda sadece olayı anlatarak doğru bir seçim yapmış diyebilirim. Okurken çok zevk aldım ve dediğim gibi bir gece de bitirdim. Sayfa sayısı da yabana atılacak cinsten değil: 380 sayfa!
Kitap hakkında daha detaylı inceleme blog sayfamda, okuyabilirsiniz!
hknkr.com/kitap-yorum-par...
Polisiye okumaya devam...
Paravan, İngiliz edebiyatından bir polisiye örneği. Yazarın kolay okunan, rahat üslûbu bir çok okur için cezbedici olabilir; ancak özellikle ilk kısımlarda yani baş karakterimizi bize tanıtırken ve diyaloglar çok da baskın değilken daha iyi bir tat bıraktığını söylemek gerek.
Aslında yazar Tim Weaver benim en sevdiğim temalardan birisi üzerine kurmuş hikâyesini: bir gün bir olay yaşayan ve hayatı tamamen değişen ve bu yüzden başka birisine dönüşen bir insanın hikâyesi.. Katzenbach'ın Psikoanalist'i örneğin benim için bir klasik olarak bu temanın hakkını tam anlamıyla veriyordu. Weaver özellikle kitabın son kısımlarında bana Conrad'ın Karanlığın Yüreği adlı eserini de hatırlatmadı değil: o kitapta da Paravan'daki gibi, insanın insanı sömürmesi anlatılıyordu, Conrad Karanlığın Yüreği'nde bu sömürüyü emperyalizmle bağdaştırıyorken Weaver karşımıza kötü, hastalıklı geçmişlerini temizlemek ve kendilerini arındırmak için hastalıklı yollar bulmuş insanlar üzerinden anlatıyor; Karanlığın Yüreği'nde "ormanın içine bakan ve orada hiç bir şey göremeyen" ve bu yüzden deliren Kurtz'ü hatırlatıyor Paravan'daki hastalıklı insanlar bana, meselâ Legion karakteri gibi. Açıkçası; bugüne dek okuduğum polisiye ya da gerilim kitaplarında dini sapkınlıkların anlatıldığı bir çok örnek gördümse de bu kitaptaki kadar ürkütücü olanını okumamıştım, bunu söylemem gerek. Bu anlamda, iyi bir gerilim okumak isteyenlere önerebilirim, yine de Weaver okumaya devam edeceğim bir yazar değil.
Çok güzel bir kitap. Özellikle çok heyecanlı duygulardan oluşması, kitaba ayrı güzel bir özellik katmış. Herkese tavsiye ediyorum. Kitabı 4 günde bitirdim. Cok beğendim...