Adı:
Psikolojide Araştırma Yöntemleri
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053204565
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nobel Akademik Yayıncılık
Bildiğimiz kadarıyla, Türkçe'de sadece psikoloji alanına özgü ve tüm araştırma yöntemlerini içeren kapsamlı bir kitap yoktur. Aslında Bilimsel Araştırma Yöntemleri tüm bilim alanları için aynı temel prensipleri, doğru (geçerli ve güvenilir) bilgiye ulaşmanın yöntemlerini içerir. Bu nitelikteki bir bilgi kontrollü koşullar altında elde edilir ve denetlenmeye, yani test edilmeye ve değişmeye açıktır. Bilimsel bilginin bu özelliği, özellikle lisans öğrencilerinin (ve elbette bu yöntemlerin formel bir eğitimini almamış olan insanların) anlamakta zorlandıkları bir özelliktir, çünkü bilimsel bilginin 'kesin' olduğuna dair yaygın bir yanlış anlama vardır. Yine aynı nedenle, kendi alanında çok başarılı bir hukukçu, işadamı, mühendis, politikacı veya hekimin, geçerliği olmayan bir bilgiye değer vermesi mümkündür. İşte elinizdeki kitabın temel amacı, karşılaşılan herhangi bir bilginin geçerliğini denetlemeyi mümkün kılacak yöntemleri, prensipleri ve kavramları kazandırmaktır. Psikolojide Araştırma Yöntemleri kitabının diğer araştırma yöntemleri kitaplarından farkı şudur ki söz konusu yöntemleri ve temel prensipleri açıklamak için psikoloji alanında yapılmış olan araştırmaları ve örnekleri kullanmıştır. Dolayısıyla, araştırma yöntemlerini öğrenmek isteyen psikoloji öğrencileri, rehberlik ve psikolojik danışma öğrencileri ile sosyal hizmet uzmanlığı öğrencileri için özel bir kolaylık sağlamaktadır; soyut prensiplerin ve kavramların anlaşılması, psikoloji alanındaki örneklerle kolaylaşmaktadır. Aynı nedenle mevcut kitap, psikoloji ve psikolojiye yakın alanlarda öğrenim gören lisansüstü öğrenciler ile araştırmacılar için de özel bir destek sağlamaktadır. Nihayet, Psikolojide Araştırma Yöntemleri kitabının endüstri ve örgüt psikolojisi ve sayıları çok olduğu için (yaklaşık, tüm psikologların % 40'ı) özellikle klinik psikoloji alanındaki uygulamacılar için önemine de değinmek uygun olur. Elinizdeki kitabın 15'inci sayfasındaki KUTU 1.2, şu soruyla başlamaktadır: "Klinik psikologlar, hastalarını tedavi ederken psikoloji araştırmalarının en son bulgularını uygularlar mı?" Önde gelen klinik psikologlar olan Dr. Timoty Baker, Richard McFall ve Varda Shoham yaptıkları geniş analizde (2008) bu soruya sert ve rahatsız edici bir "Hayır!" cevabı vermişlerdir. Araştırmacılara göre, klinik psikologların büyük kısmı bir araştırmanın yöntemini ve bulgularını anlayabilmek için gerekli olan yöntem bilgisinden yoksundur.
(Tanıtım Bülteninden)
512 syf.
·6/10 puan
Öncelikle bölümüm gereği okuma gereksinimi duyduğum bir kitap. Research methods adlı dersimde ve lisans ilerlememde bana faydası olabileceğini düşündüm. Şöyleki kitabı biraz yüzeysel buldum daha bilimsel lügatlı olmasını beklerdim lakin sadece psikolojiye ilgi duyanlar için uygun olabilir. Daha detaylı anlatabilirdi.
512 syf.
·58 günde·Beğendi·7/10 puan
İlk olarak şunu söylemeliyim ki çeviriyle alakalı biraz sıkıntılı bir kitap. Ama bu, kitaptan alacağınız verime etkili değil. İstatistik dersime yardımcı olması için aldığım bir kitaptı. Her ne kadar genelde sınavlara yakın okumuş olsam da bana birçok şey kattı diyebilirim. Özellikle anlayamadığınız bilimsel veriler ve terimler üzerine kurulu tanımlardan sonra verdiği örneklerle beraber yeniden tanımı -bu sefer daha anlaşılır bir biçimde- yapması, konuyla alakalı grafiklere , deneylere bolca yer verilmesi kitabı oldukça işlevli hale getirmiş. Yer yer verdikleri alıştırma kısımları ile konunun anlaşılabilmesi artırılmaya çalışılmış ve bu bölümün cevaplarına da bölümün sonunda yer verilmiş. Ayrıca bölüm sonunda bölümle alakalı, konuyu pekiştirecek sorulara da yer verilmiş. Ve yine bölüm sonunda konuyu genel olarak -konunun detaylı anlatıldığı kısma nazaran daha anlaşılır bir dil ve daha anlaşılır kelimeler kullanılarak- özetleyen bir kısım bulunmakla beraber bu kısımda önemli bölüm kelimelerine de yer verilmiş. Sizlere naçizane tavsiyem anlaşılabilirliği kolaylaştırmak adına daha sakin ve odaklı bir kafayla -mümkünse sınava son günler kala değil- okumanız. Üzerinde çokça vakit geçirdiğim ve üzerimde çokça emeği bulunan bir kitaptı. Bu sebeple psikoloji öğrencileri için yararlı olabileceği düşüncesindeyim. :)
Nicel araştırmada veriler, istatistiksel özet ve analizler kullanılarak betimlenir. Nitel araştırma ise verileri sözlü olarak özetler ve çok az istatistiksel özet veya analiz kullanır. Psikoloji araştırmalarında nomotetik araştırma idiografik araştırmadan daha fazla olduğu gibi, nicel araştırma da nitel araştırmadan daha fazladır.
Freud'un birçok hipotezinin test edilebilir olmadığını öğrenmiş olabilirsiniz. Test edilebilir değildir çünkü Freud'un teorilerindeki birçok temel kavramın (örneğin, id, ego, süperego gibi) açık işevuruk tanımları ve ölçümleri yoktur.
• Kurumsal İnceleme Kurulu (Institutional Review Boards - IRBs), insan katılımcıların haklarını ve sağlığını korumak amacıyla, psikoloji araştırmalarını incelemektedir.
...
Bir kurumun IRB incelemesi şu anlama gelir: Araştırmacıların, katılımcılara zarar vermemeleri ve onların haklarını korumaları güvence altına alınmıştır. Federal düzenlemeler, üyelerinden çok spesifik taleplerde bulunur ve kurula spesifik görevler yükler (bk. Federal Register, June 23, 2005). Örneğin, bir IRB farklı geçmişi ve uzmanlık alanı olan en az beş üyeden oluşmalıdır. Bu komitelerde hem bilim insanları hem de bilim insanı olmayanlar yer almalıdır, ve kurumla ilişkisi olmayan en az bir üye bulunmalıdır. Örneğin, toplum hizmeti yapan din adamı, avukat ve hemşireler, sıklıkla bu komitelerde görev yapar.
İnsan veya hayvan katılımcıların yer aldığı araştırmaların incelenmesine ilişkin federal düzenlemelerin ihlali, bir kurumdaki tüm araştırmaların durdurulmasına, federal fonların kesilmesine ve önemli cezaların verilmesine neden olabilir (Holden, 1987).
Eğer bir hipotez test edilemezse, bilim için bir değer taşımaz (Marx, 1963). Üç tip hipotez, "test edilebilirlik testi"ni geçemez. Hipotezin kavramları yeterince açık tanımlanmadığı zaman, hipotez kendisini yine kendisiyle tanımladığı zaman (kısır döngü), veya bilimin kabul etmediği etkenleri kullandığı zaman test edilemez.
Baker, McFall ve Shoham'a (2008) göre klinik psikologların eğitim programlarında acil değişiklikler yapılmalıdır, tıpkı tibbi bilimsel bir temele oturtmak için 1900'lerin başında tıp eğitiminde köklü bir reformun yapılması gibi. Bilimsel bir temele dayanmadıkları sürece klinik psikologlar, günümüzdeki zihinsel ve davranışsal sağlık alanındaki önemlerini kaybetmeye devam edeceklerdir. Baker ve arkadaşları şuna inanmaktadırlar ki yüksek kaliteli, bilim odaklı öğrenim ve eğitim, klinik psikoloji eğitiminin temel özelliği olmalıdır, ve güçlü bir bilimsel temeli olmadığı sürece klinik psikoloji uygulamaları tatminkâr olmayacaktır.
Insan etkinlikleri içinde meydana geldikleri bağlamdan çok etkilenir bu durum bilimsel etkinlik için de geçerlidir. Biz, bilimi çok etkileyen en az bağlamın olduğunu söyleyebiliriz: Tarihsel bağlam, sosyo-kültürel bağlam, ahláki bağlam.
"Bir araştırmacı gibi düşünmek" davranışın ve zihinsel süreçlerin one sürülen nedenleri hakkında, bu nedenler yayımlanmış bilimsel bulgulara dayansa bile, kuşkucu olmak demektir.
Araştırmacılar kendi kültürlerine ait deneyimlerin ve değerlerin, onların diğer kültürlerde gözledikleri davranışların yorumlarını etkilediğini anlamadıkları zaman etnik merkezcilik yanlılığı ortaya çıkabilir.
İlk psikologların 19'uncu yüzyılın sonlarında karşı karşıya kaldıklan kararlardan birisi, psikolojinin fiziksel bilimlerle daha yakın bir ilişki içine girmesi mi, yoksa felsefenin bir alt disiplini olarak kalması mi gerektiği meselesiydi (Sokal, 1992). Sinir sistemindeki iletişimi anlamak için psikofizik yöntemlerin ve tepki zamanı yöntemlerinin gelişmesiyle psikologlar, eninde sonunda düşüncenin kendisini ölçebileceklerine inandılar (Coon, 1992). Bu güçlü gözlem yöntemleriyle psikoloji ölçülebilir, laboratuvara dayalı bir bilim haline gelme yoluna girdi. Bilimsel psikologlar yaptıkları zihin araştırmalarının daha köklü bilimler olan fizik, kimya ve astronomideki kadar önem kazanacağını umdular (Coon, 1992).
Bilimsel kuşkuculuk, kolay inanan halkın, etkisi olmayan ilaç ve tedavileri pazarlayan sahtekarlara karşı, zengin olma düzenbazlıklarına karşı ve doğa olaylarının doğa üstü açıklamalarına karşı bir savunmasıdır. Bununla birlikte, aynı zamanda şu da akılda tutulmalıdır ki bilim insanının hayatında güvenin de kuşkuculuk kadar önemli bir rolü vardır. Bilim insanı kullandığı araçlara, katılımcılarına, meslektaşlarının araştırma bulgularına ve araştırmasını yaparken ulaştığı yargılara güven duyma ihtiyacı hisseder.
APA'nın yayımladığı dergilerin önde gelen altı tanesinin katkıda bulunanları, örneklemleri ve editörleri, ağırlıklı şekilde Amerikalıdır (Arnett, 2008). Halbuki Amerikalılar dünya nüfusunun %5'inden daha azını temsil etmektedir ve dünyanın diğer yerlerindeki insanlar, Amerikalılardan çok daha farklı koşullarda yaşamaktadırlar. Şu hâlde birisi çıkıp, ağırlıklı olarak Amerikalıları araştıran bir psikoloji biliminin geçerli olup olmadığını sorabilir. Nitekim bazıları, psikoloji araştırmalanndaki katılımcıların çoğunun Batılı-Eğitimli-Sanayileşmiş-Zengin-Demokratik ülkelerden olduklarını ve bu durumun araştırma bulgularını çarpıttığını öne sürdüler bile (Jones, 2010).

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Psikolojide Araştırma Yöntemleri
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053204565
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nobel Akademik Yayıncılık
Bildiğimiz kadarıyla, Türkçe'de sadece psikoloji alanına özgü ve tüm araştırma yöntemlerini içeren kapsamlı bir kitap yoktur. Aslında Bilimsel Araştırma Yöntemleri tüm bilim alanları için aynı temel prensipleri, doğru (geçerli ve güvenilir) bilgiye ulaşmanın yöntemlerini içerir. Bu nitelikteki bir bilgi kontrollü koşullar altında elde edilir ve denetlenmeye, yani test edilmeye ve değişmeye açıktır. Bilimsel bilginin bu özelliği, özellikle lisans öğrencilerinin (ve elbette bu yöntemlerin formel bir eğitimini almamış olan insanların) anlamakta zorlandıkları bir özelliktir, çünkü bilimsel bilginin 'kesin' olduğuna dair yaygın bir yanlış anlama vardır. Yine aynı nedenle, kendi alanında çok başarılı bir hukukçu, işadamı, mühendis, politikacı veya hekimin, geçerliği olmayan bir bilgiye değer vermesi mümkündür. İşte elinizdeki kitabın temel amacı, karşılaşılan herhangi bir bilginin geçerliğini denetlemeyi mümkün kılacak yöntemleri, prensipleri ve kavramları kazandırmaktır. Psikolojide Araştırma Yöntemleri kitabının diğer araştırma yöntemleri kitaplarından farkı şudur ki söz konusu yöntemleri ve temel prensipleri açıklamak için psikoloji alanında yapılmış olan araştırmaları ve örnekleri kullanmıştır. Dolayısıyla, araştırma yöntemlerini öğrenmek isteyen psikoloji öğrencileri, rehberlik ve psikolojik danışma öğrencileri ile sosyal hizmet uzmanlığı öğrencileri için özel bir kolaylık sağlamaktadır; soyut prensiplerin ve kavramların anlaşılması, psikoloji alanındaki örneklerle kolaylaşmaktadır. Aynı nedenle mevcut kitap, psikoloji ve psikolojiye yakın alanlarda öğrenim gören lisansüstü öğrenciler ile araştırmacılar için de özel bir destek sağlamaktadır. Nihayet, Psikolojide Araştırma Yöntemleri kitabının endüstri ve örgüt psikolojisi ve sayıları çok olduğu için (yaklaşık, tüm psikologların % 40'ı) özellikle klinik psikoloji alanındaki uygulamacılar için önemine de değinmek uygun olur. Elinizdeki kitabın 15'inci sayfasındaki KUTU 1.2, şu soruyla başlamaktadır: "Klinik psikologlar, hastalarını tedavi ederken psikoloji araştırmalarının en son bulgularını uygularlar mı?" Önde gelen klinik psikologlar olan Dr. Timoty Baker, Richard McFall ve Varda Shoham yaptıkları geniş analizde (2008) bu soruya sert ve rahatsız edici bir "Hayır!" cevabı vermişlerdir. Araştırmacılara göre, klinik psikologların büyük kısmı bir araştırmanın yöntemini ve bulgularını anlayabilmek için gerekli olan yöntem bilgisinden yoksundur.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Deniz N.
  • Murat
  • Aydan
  • Hll Sym
  • lili
  • Rumeysa Toklu
  • Nursima tekin
  • Selman kurnaz
  • Rüveyda Serra Bek
  • Emre Saka

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%25 (1)
8
%0
7
%50 (2)
6
%25 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0