Sahi biz neyi bekliyoruz...
Aslına bakarsan bütün insanların hayatı beklemekle geçiyordu. İstedikleri bir şeyin gerçekleşmesini ya da bir gün geberip gitmeyi bekleyip duruyorlardı. Markette tuvalet kağıdı satın almak için kuyrukta bekliyorlardı. Ve eğer paraları yoksa, daha uzun kuyruklarda beklemeleri gerekiyordu. Önce uykunun gelmesi için sonra da uyanmak için bekliyordun. Önce evlenmek için sonra da boşanabilmek için bekliyordun. Önce yağmur yağması için sonra da yağmurun durması için bekliyordun. Yemek yemek için bekliyordun, sonra tekrar yemek için yeniden bekliyordun...
Bol Şans
Bol Şans İyi Geceler...
Depresyona giriyordum. Hayatım hiçbir yere gitmiyordu. Bir şeye ihtiyacım vardı; yanıp sönen ışıklara, cazibeye, lanet bir şeye. Ve işte buradaydım, ölülerle konuşuyordum. İlk içkimi bitirdim. İkincisi hazırdı...
Bol Şans
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Hayat ne kadar boktandı. Ayakta durabil­mek için bile korkunç bir mücadele vermen gerekiyordu. İnsan­lar mücadele etmek ve ölmek için doğuyorlardı."
Alıntı
“Dünya çok korkunç bir yer.”
"Dünyanın haline bir baksana, hava kirliliği, cinayetler, zehirli sular, zehirli yiyecekler, nefret, umutsuzluk, her şey var. Dünyadaki tek güzel şey hayvanlar. Ama onların da soyunu tüketiyorsunuz. Yakında evcil farelerden ve yarış atlarından başka hayvan kalmayacak. Çok üzücü bir durum bu.”
Sayfa 127 - Parantez Yayıncılık
Yalnız olmak, başkalarıyla birlikte olup onların seviyesiz davranışlarına ve ucuz üçkağıtlarına tahammül etmekten kat kat daha iyidir.
Bazen kendimin bile kim olduğunu bilmediğimi düşünüyordum.
Sayfa 10·Kitabı okudu
Alıntı