İlk olarak genelde bu tür kitapların çevrilmesini beklediğimi söylemek istiyorum. İngilizce okumaya manhwaların yeni bölümleri dışında çok alışık değilim. Ama kitabın yazım dili çok basitti saolsun hiç yormadı. Bi de hırs yapmıştım o yüzden uzun bile sürmedi okumam (•ᴗ•)
Okumaya başlama nedenim de fandomdaki kaostu. İlk yayınlandığından beri redditteki tartışmaları falan hep okudum. VE KİTTİ GÖMDÜKLERİNİ GÖRDÜM. Ondan sonra dedim ki ben favori karakterim size naptı ki herkes bu kadar nefret ediyo. Kitabı okumadığımdan tam olarak ne halt yediğinden de emin değildim o yüzden okumaya karar verdim.
Şimdi bu kitabın olaylarına geçecek olursak, olay yok. Aynen bu kitapta hiç olay yok. Bi kitap bu kadar olaysız olabilirdi. Yani en basit romantikte bile bi olay olur demi? Yok yani hiç bişey olmadı. Bomboş bi kitaptı.
Kitabın ilk 100 sayfasında önceki kitapta olan olaylar yüzünden pae kaçıyo kai onu kovalıyo. Kitt kaiye bi görev verdi ve paeyi ona canlı getirmesini istedi. Kai infazcı olduğundan kralın emirlerine uyması gerekiyo tabiki(çünkü kendi iradesi yok mal herifin). Ama kitt bu görevi verirken aklının bi köşesinde de bi acaba vardı haklı olarak. Yani "benim kardeşim bu kıza aşıktı, ya bunlar birlikte kaçarlarsa" diye düşünmesi gayet normal. Ama kai ilk başta bunu kesinlikle reddediyo çünkü onunda babası ölmüş ve paeye o da kızgın. Ama ne hikmetse ilk 100 sayfadan sonra onu bulduğunda ilk yaptıkları şey öpüşmek *göz deviren emoji* . İlk kitapta aralarında o kadar çekim varken sadece bi kere öpüştüler demiştim ya, hah işte onun acısını bu kitapta çıkarmış yazar(kitapta smut yok bu arada, en azından normal romantik yani çok şükür) İşte kai paeyi buluyo ama pae sürekli onu wlinden kaçmaya çalışıyo bu süre zarfında. Kai de bakıyo bu kız sürekli kaçıcak, tak diye ayak