0,0/10  (0 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
313 gösterim
Kızılbaş sancakları, Şark'ın en büyük şehir ve kalelerine çekiliyor, henüz yirmi dört yaşlarında bulunan Şah İsmail'in adı memleket memleket bir destan kahramanı gibi dolaşıyordu.

1511 senesi girdiği zaman tarih sahnesinde kudretli bir Safevî Devleti mevcuttu. Henüz yirmi beş yaşlarında bulunan Şah İsmail Azerbaycan, Irak-ı Acem, Irak-ı Arap ve İran'a saldırdı. Hududunu Ceyhun Nehri'ne kadar genişletmişti. Artık bütün nazarlarını Osmanlı ülkesine çevirebilirdi… Şah İsmail büyük divanın fevkalâde bir içtimaında hiç yoktan nasıl muazzam bir devlet meydana getirdiğinin hikâyesini mağrurane bir eda ile anlattıktan sonra şöyle demişti: "Bu kadar büyük zaferler ve fetihler, bu kadar az bir zamanda hangi hükümdara müyesser olmuştur? Hazreti Ali aşkı için atıldığımız mücadele, bakın bizi nerelere yükseltti."

Sufîlerin en az iki asırlık hikâyesinin anlatıldığı bu tarihî romanda; Şah İsmail'in şeyhlikten şah yükselişi ve bu uğurda Kızılbaş Türkmenlerle birlikte verdiği mücadeleler, Safevî Devleti'nin kuruluşu, Şiî mezhebini resmi mezhep olarak ilan edişi, Yunus Emre'ye âşık içli bir şair oluşu anlatılmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2015
  • Sayfa Sayısı:
    384
  • ISBN:
    9789751035868
  • Yayınevi:
    İnkılap Kitabevi
  • Kitabın Türü: