Bu kitabı size nasıl anlatacağım ne diyeceğim bilemiyorum ama şu kadarını söyleyebilirim bugün aldığım bir haberden ötürü anılarımın en derin yerine kazındı hem #şairbipolar hem de #çınarbalcı Okuması zordu çünkü duygusal olarak oldukça sarsıcı ve etkileyici bir kitaptı. Kendi içimde hazmetmeye çalışırken satırların ruhuma attığı çizikleri bir de gerçek hayat yüzüme “Kurgu sandığın her şey yaşanabilir, sadece başkalarının yaşadığını sandığın şeyler bir gün tam da burnunun dibinde istemediğin bir ot gibi bitebilir.” dedi. Ne yaşadın, aldığın haber nedir diye sormayın bunu size buradan söyleyemem inanınama belki de bu kitabı okurken o haberi almamın bile yaşamsal kurgumuzda bir yeri var. Ve @nncinarbalci bugünkü desteğiniz için tam da bu noktada herkesin önünde sise teşekkür etmek isterim. Minnettarım desteğiniz için Adından da anlaşılacağı gibi #pipolar hastası bir yazarımız var. Kendisini, intihar ederken bir mektup bırakıp giden Ahmet’in sevgilisi Raina’nın, yaz bunu dediği kitabı yazmaya çalıştığı zaman diliminde tanıyoruz. Ve hayatına dahil oldukça hem bir bipoların kendi içinde neler yaşadığını hem de etrafındakilere neler yaşattığını görüyoruz. Ve her sorunlu bireyde olduğu gibi onun da çocukluğuna inince eksik gedik sevgisiz yaşanmış hayatı seriliyor gözler önüne. Hasta olanın hasta olduğunu bilmeden üstüne üstüne gelen hayatla mücadelesi, tüm zorluğuna rağmen tutunacak bir dal bakınması etrafında. Deneyip deneyip yanılması yanılıp yanılıp yanılgıların derslerine hadi len ordan demesi, bir insani yönüne tutunup bir içindeki hayvana hayran olması. Özetle arkadaşlar cesaretiniz varsa açın bu kitabın kapağını. Sillesi ağır gelmeyecekse yanaşın yanına. Ben çınar Balcı’nın tavrını tarzını ve üslubunu çok cesurca ve iddialı buldum. Belki ki gördükleri yaşadıkları