Saraydan Sürgüne Vahdettin'in Saraylısı Anlatıyor

6,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
155 gösterim
Osmanlı İmparatorluğu’nun en zor yıllarında tahtta bulunan Sultan Vahdettin ve maiyetinde bulunan hareminin önce payitahtta ve daha sonra sürgün yeri San Remo’da neler yaşadığını Sultan’ın saraylısı Afide Rezzemaza anlatıyor. Sultan Vahdettin’in üçüncü hanımı Müveddet Kadınefendi’nin nedimesi Afife Rezzemaza bu hatıratıyla Osmanlı hareminin son günlerini anlatmakla kalmayıp günlük yaşantılarına dair birçok bilinmeyen ayrıntıya da yer veriyor. 1991’e kadar yaşayan Afife Rezzemaza, Sultan Vahdettin’de sonra akıbetleri hakkında çok az bilgiye sahip olduğumuz “son saraylıları” ve neler yaşadıklarını günümüze aktarıyor.

*Sultan Vahdettin, tahta nasıl geçti ve tahta geçtiğinde onu ne gibi sıkıntılar bekliyordu?
*İşgal devletleri saraya girdiğinde neler yaşandı? * Mustafa Kemal Paşa Anadolu’ya gidip millî hareketi nasıl başlattı?
*Sultan Vahdettin sürgüne hangi şartlarda gitti, o şartlar daha sonra nasıl değişti?
*Hanedanın sürgün yeri San Remo’da yaşantıları nasıldı?
*Sultan Vahdettin vefat ettiğinde cenazesini kimler haczetti, sonrasında bu haczi kim kaldırdı?
*Sultan Vahdettin’den sonra maiyetinin akıbeti ne oldu? Kimler nerelere gitti, neler yaşadı?

Saraydan Sürgüne kitabında bütün bu soruların cevaplarını bulacak, yakın tarihimizin en çok tartışılan /araştırılan dönemine bir de; hanedan-ı Âli Osman’a ömrünün sonuna kadar büyük bir sadakatle refakat eden, “saraylı” bir hanım gözüyle şahitlik edeceksiniz.
OKUNMUŞ KÜTÜPHANE 
09 Ara 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 6/10 puan

Kitap Sultan Vahdettin zamanında saraya kabul edilmiş asıl adı Afife Nazire olan ancak sarayda Rezzemaza ismini alan bir hanımın yukarıda da dediğim gibi hatıratından ibaret. Kitap tarihi nitelik taşıdığından (Rezzemaza Hanım'ın Sultan Vahdettin'in sarayına kabulünden Sultan Vahdettin'in İtalya'da ölümüne kadar geçen süre) her sayfasının okunması gerekir diye düşünüyorum. Belki de resmi tarihin yazmadığı/görmediği bir çok şeyi kitaptan okuyabilirsiniz. Kitabı okurken özellikle bir şey dikkatimi çekti Rezzemaza Hanım tanıdığı, bildiği veya duyduğu saray erkanının memleketlerinden kimin oğlu, kimin kızı olduğuna kadar ve saray erkanının özel hayatına kadar her şeyi yazmış. Yani bu büyük bir şey benim açımdan. Düşünün ki akrabanız olmayan bir çok kişinin şeceresini aklınızda tutmuşsunuz. Eski insanlar akrabalık ilişkilerine özellikle dikkat edermiş malum. Bu yönden kitap belki okuyanı biraz sıkabilir. Ben bazı yerlerde bu bölümleri atlayarak okudum. Ama sonuçta tarihi niteliği olan bir kitabı okuyoruz. Başka bir hususta saray hayatından bazı kesitler görebiliyoruz. Diğer bir hususta tarihi olayları o anları yaşayan birisinden okumak değişik bir his.
Beni bu kitapta en çok etkileyen bölüm Sultan Vahdettin'in ölümü oldu. Bu kısmı kısaca izah edeyim. Sultan Vahdettin İtalya'nın San Remo bölgesine geldikten sonra burada Villa Magnolia'da yaşamaya başlar. Ancak artık Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan'ı değildir. Artık Osmanlı İmparatorluğu'nun sürgündeki son hükümdarıdır. Sultan Vahdettin ve maiyeti burada bir çok zorluk yaşarlar ve hali ile maddi sıkıntı da çekerler. İşte Sultan öldüğünde bunu duyan yöre halkı bu villayı basar ve evdeki her şeyi haczeder. Haczedilen mallar arasında içinde Sultan Vahdettin'in cenazesinin bulunduğu tabutta vardır. Saraylılar buna itiraz eder ancak resmi kurumlar bu haczi kaldırmaz ve yaklaşık 1 ay kadar Sultan'ın tabut içindeki cenazesi bu villada kalır. Bu bölümü okuduktan sonra kendi kendime yok ya öyle şey olur mu dedim ve araştırdım ve gerçekten de Sultan Vahdettin'in cenazesinin akıbetinin bu şekilde olduğunu öğrendim. Tarihte bizler için ne acı bir hatıra. Velhasıl cenaze borçlar bir şekilde kapatıldıktan sonra Suriye'nin Şam şehrine defnedilmiş.