Kore'de biz aklımızı cesaretimizin önüne geçiremedik, herkes için dağlarda bayırlarda can ve kan verdik . İnşallah biraz da olsun işe yaramıştır. Ama insanlar yapılan bu fedakarlıkları anlasınlar artık.
Kuzey Kore' liler ne yazık ki bizi, kardeşleri birbirinden ayırıp ülkelerini bölenler olarak görüyordu. Bizse onları komünizmden kurtarmaya , onlara özgürlük getirmeye çalışıyorduk . Biz onlar için bu hallere düşmüştük. Kuzeyli olanlarsa direnerek buna fırsat vermemek için ölüyordu.Üstüne üstlük, anladığım kadarıyla bu komünistliği falan da seviyorlardı.
Acaba buralara hükümetimizce gönderilmeyip bıraksa mıydık bu insanları kendi hallerine? Yanlış mı yapmıştık? Yani bu hiç bilmedik diyarlarda Kuzeyliler, Güneylileri komünistleştirse miydi? Eğer bunu başarırlarsa söylendiği gibi sıra gerçekten de TÜRKİYE' ye mi gelecekti?
Gerçekten biz niye oraya gittik? Niye onca canı orada toprak ettik. Onca şehit, onca gazi bizi sömüren natoya katılabilmek, müttefikiz diye sırtımızı sıvazlayan ama her türlü pisliği yapan Amerika'nın gözüne girebilmek için miydi?
Okuduğum her sayfada Kore Savaşına bakışım değişti, her sayfada kahroldum. Vatanın için ölürsün ama başkasının vatanı için gençliğini heba eder misin, canını verir misin? Ben vermem.
SavruluşCihangir Akşit · Doğan Kitap · 201125 okunma
Ancak bu kadar okuyabildim. Askeri anı kitabı diyebilirim kitap için. Çok övgü almış sevilmiş falan ama anlatım dahil kitabı belgesel tavrında bulduğumdan sonunu da bildiğim için yarım bıraktım.
SavruluşCihangir Akşit · Doğan Kitap · 201125 okunma
Cihangir Akşit 1953 yılında İstanbul’da doğdu. 1984'de kurmay oldu. Tümen komutanlığı dahil her seviyede kıt'a komutanlığı yaptı. Uzun yıllar ulusal ve üst düzey uluslararası karargâh görevlerinde bulundu. 2008 yılında emekli oldu. Ardından T.C.ni temsilen üç yıllığına Brüksel'de bulunan NATO'nun en üst düzey yöneticilik görevlerinden birisi olan Nato Standardizasyon Ajansı'nın Direktörlüğüne getirildi ve bu görevi, uluslararası oylama sonucu oybirliğiyle bir yıl daha uzatıldı. "Uluslararası Güvenlik Stratejileri" alanında doktora yapan Akşit, Harbokulu Resim ve Seramik atelyesinin de ilk kurucusudur ve üç kişisel yağlıboya sergisi açmıştır. Akşit’in; ilk romanı 2009'da Doğan Kitap tarafından basılıp yayınlanan "Sarı Sessizlik-1914" dür. Bunun ardından 2009'da "Çiğiltepe" ve 2011 yılında da "Savruluş-Kore" olmak üzere toplam üç romanı da Doğan Kitap tarafından yayınlanmıştır.