Cihangir Akşit

Sarı Sessizlik yazarı
Yazar
9.4/10
37 Kişi
135
Okunma
15
Beğeni
2.770
Görüntülenme

Hakkında

Cihangir Akşit 1953 yılında İstanbul’da doğdu. 1984'de kurmay oldu. Tümen komutanlığı dahil her seviyede kıt'a komutanlığı yaptı. Uzun yıllar ulusal ve üst düzey uluslararası karargâh görevlerinde bulundu. 2008 yılında emekli oldu. Ardından T.C.ni temsilen üç yıllığına Brüksel'de bulunan NATO'nun en üst düzey yöneticilik görevlerinden birisi olan Nato Standardizasyon Ajansı'nın Direktörlüğüne getirildi ve bu görevi, uluslararası oylama sonucu oybirliğiyle bir yıl daha uzatıldı. "Uluslararası Güvenlik Stratejileri" alanında doktora yapan Akşit, Harbokulu Resim ve Seramik atelyesinin de ilk kurucusudur ve üç kişisel yağlıboya sergisi açmıştır. Akşit’in; ilk romanı 2009'da Doğan Kitap tarafından basılıp yayınlanan "Sarı Sessizlik-1914" dür. Bunun ardından 2009'da "Çiğiltepe" ve 2011 yılında da "Savruluş-Kore" olmak üzere toplam üç romanı da Doğan Kitap tarafından yayınlanmıştır.
Ünvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 16 Temmuz 1953

Okurlar

15 okur beğendi.
135 okur okudu.
4 okur okuyor.
150 okur okuyacak.
7 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 23.8
Erkek% 76.2
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Üsteğmen Sacit kendi erlerinin ayağındaki keçi derisinden yapılmış ıslak çarıklara baktı. Sonra Rus cesetlerinin ayaklarındaki kalın deriden yapılmış, nalçalı ve uzun çizmeler dikkatini çekti. Peksimetler, meyve konserveleri, etli konserveler, etli patatesler... Hepsi Rusların lojistik desteklerinin ne kadar iyi olduğunu gösteriyordu. Mehmetçik ise henüz işin başında olmalarına rağmen hamur ve kar yemeye başlamıştı..
Sayfa 128·Kitabı okudu
Alıntı
Üsteğmen Sacit'in yüzü dehşet içindeydi. Balkan Harbi'nde bile böylesine feci bir açlık ve kıtlık görmemişti. Sarıkamış'ta Mehmetçik katır gübrelerinden arpa ayıklıyor, keçi derisinden olan çarıklarını yiyor, ormanlara ağaç kabukları kemirmeye gidiyordu. Bir gün her şey elbette tekrar düzene girecekti. Fakat bu günler unutulmamalıydı. Çekilen acılar, üzüntüler insanoğluna mutlaka ibret olmalıydı.
Sayfa 274·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam