Cihangir Akşit

Cihangir Akşit

Yazar
9.2/10
22 Kişi
·
48
Okunma
·
3
Beğeni
·
654
Gösterim
Adı:
Cihangir Akşit
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 16 Temmuz 1953
Cihangir Akşit 1953 yılında İstanbul’da doğdu. 1984'de kurmay oldu. Tümen komutanlığı dahil her seviyede kıt'a komutanlığı yaptı. Uzun yıllar ulusal ve üst düzey uluslararası karargâh görevlerinde bulundu. 2008 yılında emekli oldu. Ardından T.C.ni temsilen üç yıllığına Brüksel'de bulunan NATO'nun en üst düzey yöneticilik görevlerinden birisi olan Nato Standardizasyon Ajansı'nın Direktörlüğüne getirildi ve bu görevi, uluslararası oylama sonucu oybirliğiyle bir yıl daha uzatıldı. "Uluslararası Güvenlik Stratejileri" alanında doktora yapan Akşit, Harbokulu Resim ve Seramik atelyesinin de ilk kurucusudur ve üç kişisel yağlıboya sergisi açmıştır. Akşit’in; ilk romanı 2009'da Doğan Kitap tarafından basılıp yayınlanan "Sarı Sessizlik-1914" dür. Bunun ardından 2009'da "Çiğiltepe" ve 2011 yılında da "Savruluş-Kore" olmak üzere toplam üç romanı da Doğan Kitap tarafından yayınlanmıştır.
Sarıkamış denince, kalem gibi düzgün, upuzun çamlardan oluşan ormanların sarmaladığı, oksijen cenneti, yemyeşil küçük bir dağ kasabası gelir akla.
Cihangir Akşit
Sayfa 7 - Doğan Kitap
“İçeride bir hasta var, kalbi yorgun. “
Ne olur az biraz sessizlik...
Az ötede oynasın dünya, oyunlarını !
Nefsim sesini kıssın az biraz!
insanoğlunun“kazarak yaşamsal
mekânlar yaratmak” konusunda
karıncalardan bile daha yetenekli
olduğunu bir kez daha bizzat görerek
anlamıştı.
Şehitleri defin için gelenler hemen kazma sallamaya başladılar. Toprak donmuştu, kazma işlemiyordu. Sacit, sinirli bir hareketle bir erin elinden kazmayı kaptı. Avuçlarının içine tükürdü, kazmayı olağanca gücüyle kaldırdı, hırsla donmuş toprağa vurdu. O anda tüm vücudunda bir elektriklenme hissetti. Kazma, toprağa bir parmak kadar bile saplanmıyordu. Arka arkaya birkaç defa daha denedi, nafile. Bölük başçavuşu üzgün bir sesle:
"Kumandanım fazla vaktimiz yok, üstelik çok fazla açıktayız. Henüz mevziilere de varamadık. Şehitleri böylece bırakmalıyız ardımızdan gelen inzibatlar bu işi üstlenir nasılsa."
Sacit kazmayı aldığı ere geri uzattı, az önceki uyarısını tekrarladı:
"şU an moralimiz pek iyi değil. Hiçbir asker ölüsü ortada kalsın istemez. Böylece bırakırsak diğer erlerin inancını diri tutamayız." dedi.
Cihangir Akşit
Sayfa 61 - Doğan Kitap
"Çarlık Rusyası'nın içlerine kadar gitmek, hem de bu mevsimde!"
...
Odasına geldikten sonra da tekrarlamaya devam etti. Bir yemin sayılırdı bu cümle, kendini buna inandırması gerekiyordu.
Cihangir Akşit
Sayfa 49 - Doğan Kitap
Birden babasının“Suyun akışını değiştirme evlat”sözünü hatırladı. “Acaba kaderimi çok mu zorluyorum”
diye düşünmeye başladı.
Cihangir Akşit
Sayfa 128 - doğan
Yenilginin veya yenilmiş olmanın ağır yükü,konvoydaki her askerin sırtına
zaten bir kamburluk olarak çökmüştü.
Bütün başarı ve fedakârlıklarına rağmen
utançtan başlarının tamamı,çul çaput sardıkları gövdelerinin içine iyice göçmüş bir haldeydiler.
Cihangir Akşit
Sayfa 158 - doğan
Yani, gerektiğinde bir kap sıcak çorbayla, gülerek şehit olmaya giderlerdi. Tarih boyunca da hep böyle olmuştu. Ne zaman ki kumandanlar ayağını soğuk, karnını aç tutup onu ihmal eder, onun gizli yetenekleri￾ni bilmez, onu yönlendirmez, ruhunu beslemez, onu düşünmez, onun sabrını ve tevekkülünü önemsemez, hatta hakir görür, ona “bunlar hiç­bir şeyden anlamaz” muamelesi yapar, işte o zaman bunun bedeli, milletçe yaşanan bozgunlarda ödenirdi.
Cihangir Akşit
Sayfa 102 - Doğan
..bazen askerlerin açlıktan ağaç kabuklarını kemirdiklerini veya ormanlık
alanlara otlamaya gittiklerini görüyor,
düştükleri ve çare bulamadığı bu korkunç duruma sabahlara kadar kahroluyordu.
Cihangir Akşit
Sayfa 162 - doğan
388 syf.
·Puan vermedi
Okurken satırlarında kaybolacağınız bir kitap daha.. Elinize aldığınızda bırakamayacağınız bir Roman.. Nasıl ki Kosova’da, Niğbolu’da, Konstantiniyye’de, Mohaç’ta, Çanakkale’de, Preveze’de, İstiklal Harbi’nde, Kıbrıs Harekatında, 15 Temmuz’da, Afrin’de, İdlib’de, Zaferler Kazandık ve kazanıyorsak; Ve bu uğurda Şehitler veriyorsak, Aynı kanla, Aynı Ruhla Sarıkamış’ta da verdik. Tek bir farkla.. Onlar canlarını donarak teslim ederken, bizim canlarımız çok yandı.. Ruhları Şâd Olsun.. Bu romanı şaşkınlıkla okudum çünkü ilk kez bir savaşı edebiyat kitabı okur gibi okudum. Çok akıcıydı. Bazı sayfalarda çok üşüdüm. Bazı Sayfalarda İçim çok yandı.. Ordu içinde oluşan her bir hareket oldukça güzel aktarılmış. Üst-Ast kavramını fazlasıyla hissettim. Sarıkamış daha iyi hazırlanılması gereken doğu cephemizdi. Ne yazık ki başaramadık. Tarih tekerrür eder. Her zafer bir çok kaybı da barındırır.. Allah Müslüman Türk’ü Korusun. Kıyamet gününe dek katıldığımız harplerde bizlere kayıpsız zafer nasip etsin.. Her Türk’ün okuması gereken bir kitap. Sayın Tümgeneralimiz Cihangir Akşit Yüreğine sağlık. ️ Sarıkamış dinle tarih seslenir
Mâziyle beklenen renkler hislenir
Kan-ter yudumlayan ruhlar süslenir
Emr-i Hak verildi Sarıkamış’ta
Ne çok şey anlatır bir mezar taşı
İmânla beslenir Hakk’ın savaşı
Şâirin efkârı birkaç gözyaşı
Islanıp kar oldu Sarıkamış’ta
Şehitler ölmez hây! Şehit her yerde..
#Karantinada #Üçüncü #Kitap #EvdeKalTürkiyem
388 syf.
·Beğendi·10/10
İçinde yaşadığımı hissettiğim ikinci bir kitap daha olmadı.Yaşanmış o fedakarlıkları anlatabileceğiniz şahane bi eser.Mutlaka okuyup okutulmalı.Tebrikler
388 syf.
·Beğendi·10/10
Tarihine saygı duyan her Türk genci Sarıkamış Harekatı aklına geldiğinde mutlaka içi burkulmuştur. O zamanda yaşananları genç teğmen Mülazım Sacit'in ağzından belgesel roman niteliğinde sunulan bu eser beni belli başlı yerlerde duygulandırdı, gözlerimin yaşarmasına sebep oldu. Çok güzel muhteşem bir eser olduğunu düşünüyorum. Yazar bu eseri kaleme almadan önce Sarıkamışta Harekatı icra eden askerlerimizin yaşadıklarının bazı benzerlerini kendi birliğiyle birlikte yaşadığını belirtiyor. Bu arada yeri gelmişken yazarımız asker emeklisi. Allahuekber dağlarından kendi askerleri ile geçerken kurt sürüsünün saldırısına uğramış, bazı yerlerde askerleri kısmi donma yaşamış kendilerini güç bela bir caminin avlusuna atmış vs. Kitap bize o zamanları yorum katmadan duygularını katmadan aktarılmıştır.
388 syf.
·9/10
Son dönem Osmanlı devlet anlayışının ordu içinde oluşturduğu etkiyi ve doğurduğu sonuçları çok iyi şekilde Mülazım Sacit üzerinden açılayan bir kitap. Ayrıca okuyana oturduğu sıcak odasında o soğuğu hissettiren bir kitap. Atacağımız her adımda bizlere tecribe katması bakımından okunması gereken bir kitap.
388 syf.
·23 günde·Beğendi·8/10
... "Peki insanın yaşadığının en belirgin göstergesi nedir?" Bir an düşündü ve cevabı kendi kendine konuşarak verdi: Gülmekti bu. Hafifçe güldü,buruşuk ve hala kurumakta olan yara berelerle kaplı suratı bir tuhaf olmuştu. Bir daha denedi. Yine başardı... #sarıkamış #cihangirakşit #sarısessizlik
496 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap Yorumu // Sarı Sessizlik - Cihangir Akşit




Tarihine saygı duyan her Türk genci Sarıkamış Harekatı aklına geldiğinde mutlaka içi burkulmuştur. O günlerde yaşananları genç teğmen Mülazım Sacit'im ağzından anlatan belgesel niteliğinde bir kitap. Belli başlı yerlerde beni duygulandırdı ve gözlerimin yaşarmasına sebep oldu...


Kitabın dili bana biraz ağır geldi ama gönül rahatlığı ile her şeyi harika bir kitap diyebilirim. O kadar güzel anlatılmış ki o günlere aldı götürdü beni. Herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap. Sarıkamış Harekatı hakkında o kadar güzel şeyler öğreniyorsunuz ki bu kitapta. Tabi ki yanında duygu patlaması da yaşıyorsunuz. Şahsen ben öyle hissettim...



Kitap o kadar harika ki alıp okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
%31 (144/468)
·Puan vermedi
Ancak bu kadar okuyabildim. Askeri anı kitabı diyebilirim kitap için. Çok övgü almış sevilmiş falan ama anlatım dahil kitabı belgesel tavrında bulduğumdan sonunu da bildiğim için yarım bıraktım.
388 syf.
·8/10
Şimdi görünce okuduğum bu derin,üzücü ve yer yer mutluluğun tadını aldım. Bu vatan topraklarının yeri geldi mi hamur yiyerek , tezek içindeki tahılları aramak vatan savunmak. Müsait olunca bir defa daha okunmalı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Cihangir Akşit
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 16 Temmuz 1953
Cihangir Akşit 1953 yılında İstanbul’da doğdu. 1984'de kurmay oldu. Tümen komutanlığı dahil her seviyede kıt'a komutanlığı yaptı. Uzun yıllar ulusal ve üst düzey uluslararası karargâh görevlerinde bulundu. 2008 yılında emekli oldu. Ardından T.C.ni temsilen üç yıllığına Brüksel'de bulunan NATO'nun en üst düzey yöneticilik görevlerinden birisi olan Nato Standardizasyon Ajansı'nın Direktörlüğüne getirildi ve bu görevi, uluslararası oylama sonucu oybirliğiyle bir yıl daha uzatıldı. "Uluslararası Güvenlik Stratejileri" alanında doktora yapan Akşit, Harbokulu Resim ve Seramik atelyesinin de ilk kurucusudur ve üç kişisel yağlıboya sergisi açmıştır. Akşit’in; ilk romanı 2009'da Doğan Kitap tarafından basılıp yayınlanan "Sarı Sessizlik-1914" dür. Bunun ardından 2009'da "Çiğiltepe" ve 2011 yılında da "Savruluş-Kore" olmak üzere toplam üç romanı da Doğan Kitap tarafından yayınlanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 48 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 48 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.