·
Okunma
·
Beğeni
·
468
Gösterim
Adı:
Saydam
Baskı tarihi:
Haziran 1996
Sayfa sayısı:
131
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755450544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Telos Yayıncılık
"Bir akşam ki, o gece Murat ölecektir, Naciye Anne, yetimhanedeki bütün çocukları toplamış, onlara İstanbul denilen kocaman bir şehri anlatmıştı: İstanbul, ortasından deniz geçen bir şehirdi. Şehrin bir tarafında Bizans İmparatorluğu denilen küçük bir devletçik, bir tarafında da, dünya üzerindeki bütün günahkarların mekanı olan Kafirland vardı. Ve hiç kimse tarafından yönetilmeyen, belki de tarihin tek özgürlükler diyarıydı burası... Kafirland'de, deniz kıyısında, çok büyük, ama çok çok büyük bir cami vardı. Öyle bir camiydi ki bu, kubbesi göğe kadar yükseliyor, minareleri ise ta aya kadar uzanıyordu. Zamanla, bu cami bir yetimhaneye dönüştürülmüştü. Ancak, bu yetimhanede, sadece ve sadece hilkat garibesi çocuklar barınıyordu: Kalpleri, karaciğerleri dışarıda doğmuş çocuklar, kafaları kaktüs gibi doğmuş çocuklar, sadece güneş enerjisiyle beslenen ve sırtlarında güneş ışınlarını toplayan biyolojik panellerle doğmuş çocuklar... Ve bu çocuklar arasında, hilkat garibesi olmayan tek bir çocuk vardı. O da Türkler'in soyundan gelen ve bir gün dünyanın lideri olacak çocuktu. Adı da Sultan 10.Murat'tı."(...) Olmayan ülkelere, bilinmeyen yönlere, hayali otobüslerle yapılan düşsel yolculuklara meraklı gezginlerdenseniz, şu an elinizde tutmakta olduğunuz biletin "Yolcu Bilgileri" bölümünü dikkatle okuyunuz; hakkınızdaki bilgileri kontrol ediniz. Firmamız, sarsıntılı, rahatsız edici, soluksuz, molasız, ömrünüzce sürecek keyifli yolculuklar diler... (Arka Kapak)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Saydam
Baskı tarihi:
Haziran 1996
Sayfa sayısı:
131
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755450544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Telos Yayıncılık
"Bir akşam ki, o gece Murat ölecektir, Naciye Anne, yetimhanedeki bütün çocukları toplamış, onlara İstanbul denilen kocaman bir şehri anlatmıştı: İstanbul, ortasından deniz geçen bir şehirdi. Şehrin bir tarafında Bizans İmparatorluğu denilen küçük bir devletçik, bir tarafında da, dünya üzerindeki bütün günahkarların mekanı olan Kafirland vardı. Ve hiç kimse tarafından yönetilmeyen, belki de tarihin tek özgürlükler diyarıydı burası... Kafirland'de, deniz kıyısında, çok büyük, ama çok çok büyük bir cami vardı. Öyle bir camiydi ki bu, kubbesi göğe kadar yükseliyor, minareleri ise ta aya kadar uzanıyordu. Zamanla, bu cami bir yetimhaneye dönüştürülmüştü. Ancak, bu yetimhanede, sadece ve sadece hilkat garibesi çocuklar barınıyordu: Kalpleri, karaciğerleri dışarıda doğmuş çocuklar, kafaları kaktüs gibi doğmuş çocuklar, sadece güneş enerjisiyle beslenen ve sırtlarında güneş ışınlarını toplayan biyolojik panellerle doğmuş çocuklar... Ve bu çocuklar arasında, hilkat garibesi olmayan tek bir çocuk vardı. O da Türkler'in soyundan gelen ve bir gün dünyanın lideri olacak çocuktu. Adı da Sultan 10.Murat'tı."(...) Olmayan ülkelere, bilinmeyen yönlere, hayali otobüslerle yapılan düşsel yolculuklara meraklı gezginlerdenseniz, şu an elinizde tutmakta olduğunuz biletin "Yolcu Bilgileri" bölümünü dikkatle okuyunuz; hakkınızdaki bilgileri kontrol ediniz. Firmamız, sarsıntılı, rahatsız edici, soluksuz, molasız, ömrünüzce sürecek keyifli yolculuklar diler... (Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Furkan Bayraktar
  • Murat Özer
  • Yağmur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0