Sefername (Meyafarqin-Amid, Kudüs ve Mekke’ye Yolculuk 1046)

·
Okunma
·
Beğeni
·
32
Gösterim
Adı:
Sefername
Alt başlık:
Meyafarqin-Amid, Kudüs ve Mekke’ye Yolculuk 1046
Baskı tarihi:
15 Aralık 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059082747
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Afesta Yayınevi
“Tüm ömrüm boyunca çok şehir dolaştım; Arap, Acem, Hint ve Türk bölgelerinde birçok şehirler ve kaleler gördüm, fakat bu dünya üzerinde Amid şehri gibi bir şehir daha görmedim ben. Kimseden de böyle görkemli bir yerin tasvirini duymadım.”

Nasır Xosro



İranlı alim ve seyyah Nasır Xosro, 1046 yılında Merv’den Sarahs ve Nişabur’a... Kazvin’e gider. Handan ve Şemiran’dan sonra Hoy’a varır. Devamında da sırasıyla Muradiye, Van, Vestan, Ahlat, Bitlis, Kıf Onzor kalesi, Erzen, Meyafarkin, Amed, Diyarbekir, Harran, Kızıl, Suruç, Menbiç, Halep, Sermin ve Maerretül-numan ve Kevimat, Hamat ve Urke, Trablus, Kalemun, Traberzan, Cübeyl, Beyrut, Seyda ve Sur’dan geçerek Akka’ya varır. Kudüs’ten Mekke ve Medine’ye gider.

Yaklaşık 7 yıl süren bu yolculuk boyunca gördüklerini ve duyduklarını not eder, daha sonra da bu notları “Sefername” adıyla kitap olarak yayımlar.



“Sefername iki açıdan değerlidir, biri edebi diğeri de sosyolojik.

Edebi açıdan bakıldığında bu kitap, hicri beşinci yüzyılın en güzel düzyazı eserlerindendir. Akıcı ve örtüsüzdür. Anlamların hepsi ilk akla gelendir ve anlatılmak istenene vefalıdır. Sefername’nin her bir bölümü, Nasır Xosro’nun o bölge için çizdiği bir resim gibidir. Günümüz tabiriyle Nasır onu fotoğraflamıştır.”

Seyid Muhammed Debur Siyaqi
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Tüm ömrüm boyunca çok şehir dolaştım; Arap, Acem, Hint ve Türk bölgelerinde birçok şehirler ve kaleler gördüm, fakat bu dünya üzerinde Amid şehri gibi bir şehir daha görmedim ben. Kimseden de böyle görkemli bir yerin tasvirini duymadım.
Nasır Xosro
Avesta Yayınları
Bir Arap emiri, Lahsâ'nın kapısına kadar gitmiş, orada bir yıl oturmuş, o dört kalenin bir tanesini almış, bir hayli çapulda bulunmuş, fa­kat bir şey elde edememiş, onlara bir şey ya­pamamıştı. Beni görünce "yıldız bilgisine göre acaba Lahsâ'yı alabilir miyim, alamam mı? Onlar dinsiz" diye sordu. Ben, maslahata uy­gun neyse söyledim. Bence bedeviler de dinsiz­lik bakımından Lahsâ'lılardan hiç de geri kal­mazlar. Bedeviler arasında öyle adam var ki bir yılda bir kere bile suya elini sokmuyor. Bu anlattığım şeyi uydurma rivayetlere göre söy­lemiyorum, gördüğümü söylüyorum. Ben bir kere değil, muhtelif tarihlerde tam dokuz ay onların içinde kaldım. Deve sütünü içemiyordum. Ne vakit su istesem bana deve sütü sunu­yorlardı. Almadım da su istedim mi suyu nerede görürsen iç diyorlardı. Su içen nerde? On­lar, bütün ömürlerince ne hamam görmüşler­dir, ne akarsu!
Bir tahtları var, altı padişah da o tahtta oturuyor. Birbirle­riyle ittifak ederek buyruk veriyor, hükmedi­yorlar. Altı vezirleri var. Bu altı padişah bir tahtta, altı vezir de başka bir tahtta oturup ne iş olursa birbirlerine danışarak görüyorlar. O zaman onların bin tane Zenci ve Habeş, paray­la alınmış köleleri vardı, ziraatta bulunuyorlar, bağ, bahçe yetiştiriyorlardı. Bu padişahlar, halktan öşür olarak bir şey istemiyorlar. Halk­tan birisi yoksul oldu yahut borçlu düştü mü işi düzene girinceye dek ona bakıyorlar. Birisi birisine borç para verse verdiğinden fazla iste­miyor. Şehirlerine bir garip gelse, sanat bili­yorsa, ona yetişecek kadar sermaye veriyorlar. Lâzım gelen avadanlıkları alıp işe başlıyor. Bor­cunu verecek hale gelince ne kadar aldıysa onu veriyor. Mal mülk, değirmen sahibi birisinin, malı mülkü harap olmuş, yaptırmaya kudreti yoksa kullarını yollayıp orasını yaptırıyorlar, mal sahibinden hiç bir şey istemiyorlar.
Lahsâ'da değirmenler var, padişahın mül­kü. Değirmenlerde halk için un öğütülüyor, hal­ka veriliyor, karşılık bir şey alınmıyor. Değir­menin tamir masrafı, değirmencilerin ücretleri, hep padişahın malından verilmede. O padişah­lara "Seyyitler", vezirlerine "Şaire" diyorlar. Lahsâ şehrinde cuma camisi yok,hutbe okunmuyor,namaz kılınmıyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sefername
Alt başlık:
Meyafarqin-Amid, Kudüs ve Mekke’ye Yolculuk 1046
Baskı tarihi:
15 Aralık 2016
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059082747
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Afesta Yayınevi
“Tüm ömrüm boyunca çok şehir dolaştım; Arap, Acem, Hint ve Türk bölgelerinde birçok şehirler ve kaleler gördüm, fakat bu dünya üzerinde Amid şehri gibi bir şehir daha görmedim ben. Kimseden de böyle görkemli bir yerin tasvirini duymadım.”

Nasır Xosro



İranlı alim ve seyyah Nasır Xosro, 1046 yılında Merv’den Sarahs ve Nişabur’a... Kazvin’e gider. Handan ve Şemiran’dan sonra Hoy’a varır. Devamında da sırasıyla Muradiye, Van, Vestan, Ahlat, Bitlis, Kıf Onzor kalesi, Erzen, Meyafarkin, Amed, Diyarbekir, Harran, Kızıl, Suruç, Menbiç, Halep, Sermin ve Maerretül-numan ve Kevimat, Hamat ve Urke, Trablus, Kalemun, Traberzan, Cübeyl, Beyrut, Seyda ve Sur’dan geçerek Akka’ya varır. Kudüs’ten Mekke ve Medine’ye gider.

Yaklaşık 7 yıl süren bu yolculuk boyunca gördüklerini ve duyduklarını not eder, daha sonra da bu notları “Sefername” adıyla kitap olarak yayımlar.



“Sefername iki açıdan değerlidir, biri edebi diğeri de sosyolojik.

Edebi açıdan bakıldığında bu kitap, hicri beşinci yüzyılın en güzel düzyazı eserlerindendir. Akıcı ve örtüsüzdür. Anlamların hepsi ilk akla gelendir ve anlatılmak istenene vefalıdır. Sefername’nin her bir bölümü, Nasır Xosro’nun o bölge için çizdiği bir resim gibidir. Günümüz tabiriyle Nasır onu fotoğraflamıştır.”

Seyid Muhammed Debur Siyaqi

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Avazaçîya
  • Tukama
  • Mehmet Manaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0