Şehir Hakkı

Henri Lefebvre
Çözülebilecek Sorunlar
Ne yazik ki ya da neyse ki tarihin ve toplumsal pratiğin zamani felsefelerin zamanından farklıdır. Zaman, geri dönüşsüz olanı yaratamasa bile, onarılması güç olani yaratabilir. İnsanlık ancak çözebileceği sorunları önüne koyar, der Marx. Kimileri günümüzde insanlarin ancak çözümsüz sorunlari önlerine koyduklarını düşünüyor. Bu kişiler aklı inkâr ediyorlar. Ama belki de çözülmesi kolay sorunlar vardir; çözümleri de burada, yakınımızdadır fakat insanlar bu sorunları önlerine koymazlar.
Sayfa 161·Kitabı okudu
Burjuvalar artık İkâmet Etmiyor
Kaymak tabaka ve yeni burjuva aristokrasisi artik ikâmet etmiyor (bunu bilmeyen var mi?). Onlar otelden otele, saraydan saraya ya da şatodan şatoya gidiyorlar; yatlarinda oturup bir filoya ya da bir ülkeye komuta ediyorlar; hem her yerde hem de hiçbir yerdeler. Gündelik hayatın içine gömülmüş insanları bu yüzden büyülüyorlar; doğanın sahibi onlar, kültürü tertiplemeyi ve adamlarına bırakıyorlar. Gençlerin, ögrencilerin ve entelektüellerin, beyaz yakalı olan ya da olmayan emekçiler ordusunun, taşralıların, her şekilde sömürgeleştirilmiş ya da yarı sömürgeleştirilmiş olanlarin, gayet düzenli bir gündelik hayata maruz kalan herkesin durumunu uzun uzun tarif etmek şart midir? Kent sakinlerinin, banliyölerde oturanların, konut gettolarında, eski şehirlerin kokuşmuş merkezlerinde ve bu şehir merkezlerinin uzağında yolunu sağırmışçasına bitiveren yerlerde yasayan insanlarin gülünç ve banal sefaletini burada sergilemeye gerek var midir? Oturduğu evden çıkıp yakındaki ya da uzaktaki gara, tıklım tıklım dolu metroya, büroya ya da fabrikaya koşturan, akşam olduğunda ayni yolu gerisin geri teperek evine gelen ve yeniden başlayacak ertesi güne hazırlanmaya çalışan kimsenin gündelik hayatini anlamak için insanin gözlerini açmasi yeter. Bu genelleşmiş sefalet tablosuna, onu gizleyen ve zihinden uzaklaştıran, ondan kaçmanin araci haline gelen bir "memnuniyetler" tablosu eklenmezse olmaz.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tüketim Toplumunun Asıl İhtiyacı | Şehir Hakkı
Şu ana dek sadece, tüketim toplumu denen toplumun neden olduğu bireysel ihtiyaçlar değerlendirildi, hatta manipüle edildi ama etkin bir şekilde ele alınmadı, tanınıp bilinmedi. Toplumsal ihtiyaçlarin antropolojik dayanakları vardır, hem birbirine zıt hem birbirini tamamlayici olan bu ihtiyaçlar arasında şunları sayabiliriz: güvenlik ve serbestlik ihtiyaci, kesinlik ve macera ihtiyaci, çalısmanın ve oyunun örgütlenmesi ihtiyaci, öngörülebilirlik ve öngörülemezlik, birlik ve farklılık, inziva ve karşılaşma, mübadele ve yatırım, bağımsızlık ve iletişim, aciliyet ve uzun vadeli perspektif ihtiyacı. İnsan enerjisini biriktirmeye ihtiyaç duyduğu kadar harcamaya, hatta oyun oynayarak israf etmeye de ihtiyaç duyar. İnsanın görmeye, işitmeye, dokunmaya, tatmaya ihtiyacı vardır ve bu algıları bir "dünya" da bir araya getirmeye ihtiyaç duyar. Toplumsal olarak işlenmiş bu antropolojik ihtiyaçlara özelleşmiş ihtiyaçlar da eklenir. Şehircilerin pek de dikkate almadığı, ticari ve kültürel altyapi, bu özelleşmiş ihtiyaçları karşılamaz. Bunlar, yaratıcı faaliyet ve yapıt ihtiyacının yanı sıra; enformasyon, sembolizm, hayal gücünü kullanma, oyuncul faaliyet ihtiyacıdır. Bu özelleşmiş ihtiyaçlar sayesinde varlığını sürdüren temel nitelikteki bir arzunun tikel tezahürleri ve momentleri oyun, cinsellik ve spor gibi bedensel faliyeter, yaratan faaliyetler, sanat ve bilgidir. Bunlar işbölününün yarattığı parçalılığın az çok üstesinden gelirler. Sonuçta, şehir ve kentsel hayat ihtiyaca ancak burada netleşmesi ve ufuk açması için uğraşılan perspektifler için de özgürce ifade bulabilir. Özgül kentsel ihtiyaçlar, nitelikli yerlere, eşzamanlılık ve karsılaşma yerlerine, mübadelenin mübadele değerinden, ticaret ve kârdan uzak kalabildiği yerlere duyulan ihtiyaçlar değil midir? Ayrıca, bu
Sayfa 119·Kitabı okudu
"...Dolayısıyla şehir yapıttır; basit maddi üründen ziyade sanat eserine yakındır. Şehrin üretimi ve şehir içinde de toplumsal ilişkilerin üretimi söz konusu olsa da, bu bir nesne üretiminden ziyade, insanlar tarafından insanların üretimi ve yeniden üretimidir."
Alıntı
"Şehri ele almak, zaten felsefeyi sürdürmek, şehrin içine felsefeyi ya da felsefenin içine şehri yeniden dahil etmek değil midir?"
Alıntı
Şehir Hakkı
Puan vermedi·167 syf.··
2024 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2024 19:07
Henri Lefebvre'in "Şehir Hakkı" (Le Droit à la Ville) kitabı, kentleşme, kentsel alanların kullanımı ve şehirlerin toplumsal yaşam üzerindeki etkileri üzerine önemli bir eserdir. Kitabın en temel vurgusu, kentlerin yalnızca fiziksel yapılar değil, aynı zamanda toplumsal yaşamın yoğunlaştığı, insanların ortak üretim ve deneyim alanı olduğudur. Lefebvre, şehirde yaşama hakkının ötesine geçerek, şehri yaratma ve dönüştürme hakkından bahseder. En önemli alıntılardan biri şudur: >"Şehir hakkı, bireylerin ve grupların kent alanını kolektif olarak dönüştürme ve yönetme hakkıdır." Bu cümle, Lefebvre'in temel fikrini özetler: Kentler, yalnızca ekonomik ve politik güç odaklarının yönetiminde şekillenen mekanlar değil, aynı zamanda orada yaşayanların ortak eylemleri ve katılımıyla sürekli olarak yeniden şekillenen alanlardır. Lefebvre, şehir hakkını kentin planlanmasına, düzenlenmesine ve dönüştürülmesine katılım olarak tanımlar ve bireylerin kentin ekonomik ve kültürel dinamikleri üzerinde söz sahibi olmasını savunur. Lefebvre’in vermek istediği mesaj, kentlerin kapitalist dinamiklerle yönetilmesine karşı, şehirde yaşayanların kendilerini ifade edebilme ve kenti birlikte yönetme hakkının savunulmasıdır. Bu hak, yalnızca bireylerin fiziksel barınma hakkını değil, kentin toplumsal ve kültürel olarak paylaşılmasını ve yeniden biçimlendirilmesini de kapsar.
Mimarlık
Şehir HakkıHenri Lefebvre · Sel Yayıncılık · 201696 okunma