Şen Dullar

7,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
0 beğeni  · 
268 gösterim
Şen Dullar -- Jackie Collins
  • Baskı Tarihi:
    1983
  • Sayfa Sayısı:
    243
  • ISBN:
    Yok
  • Çeviri:
    Oya Alpar
  • Yayınevi:
    Kelebek Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ahmed Yasir Orman 
01 Eki 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Yazarı 1000 kitap'taki bir haberde tanıdım. Yazarın ölüm haberiydi bu haber. Bu üzücü haber benim yazarla tanışmama vesile oldu. Kadın ölümüyle bile okur kazandı. Bir yazarın en çok istediği şeylerden biri de bu olsa gerek. Öldükten sonra da okunmak...
Yazarın üslubu Harold Robbins adlı yazarla benzerlik gösteriyor. İkisi de benzer vakitler kitap yazmışlar. Yazar okuru sıkmayan bir anlatımla anlatmış kitabı. Hiç yormadan okutuyor kitap. Sürükleyici bir kitap. Bu kitapta bundan 30-40 yıl öncesinin ABD ve İngiltere'nin sosyetesini görmek mümkün. Yazar olduğu gibi sermiş gözler önüne o zamanları. Tiksinmedim değil bu hayattan. Bu nasıl hayat kimse kimseye güvenemiyor. Ne eşler birbirine ne de arkadaşlar... Her şey çıkar ilişkisi olmuş. Kadınlar bir obje olmuş adeta. Bir kadın çıplak vücudunun magazin dergilerinde boy göstermesine haz duyuyor. Bu benim işim diyebiliyor. Bir erkekle bir kadın daha bir saatlik sohbetlerinden sonra birlikte olabiliyorlar. Kitaptaki Cleo eşi Mike'ı ofiste en yakın arkadaşı Susan'la yakalıyor. Ve bu olay Mike için çok doğalmış gibi karşılanıyor. Ne olacakmış altı üstü yani düşüncesinde... Tabi Cloe'de sütten çıkmış ak kaşık değil. O da tesellisini başka erkeklerin koynunda buluyor. Hatta koşa koşa ilk kocasının arkadaşına gidiyor. Bu ne lan. Böyle hayat mı olur? Böyle evlilikler, arkadaşlıklar mı olur? Tüküreyim hepsine. Lanet olsun o medeniyet dedikleri ülkelere. Yerin dibine batsın o kendilerini çağdaş zanneden insanlar. Bu toplumlar bu aile yapılarıyla fazla yaşamaz. Çatlaklar ortaya çıkar. Ne onların çocuklarından hayır gelir dünyaya ne de büyüklerinden. Zaten gördük tarihte de neler yaptıklarını ve şuan da görüyoruz. Gelecekte de göreceğiz. İnşallah insanlık görür bu dünyanın kurtuluşunun iyi bir aileden geçtiğini.
Kitap da dikkatimi çeken bir karakter de 19 yaşındaki şarkıcı Marty. Günümüzün Justin Bieber'ine ne de benzerlik gösteriyor. Kitapda daha 11 yaşındaki çocuklar deli oluyorlar bu çocuk için. İşiniz mi yok gidin sokakta oyun oynayın. Ne bileyim saklambaç oynayın. Kitap okuyun. Okulunuza gidin! Kendinizi ne diye küçük düşürüyorsunuz saçma bir şarkıcı için. Kitapta da bir yerde geçiyordu Mike havaalanında bir sürü 11-12 yaşında çocuğun bu şarkıcıyı beklediğini görünce bunların okulu ana babası yok mu diye şaşırıyordu. Eee ana babalar kendi ana babalarından ahlakı öğrenmemişler ki kendi çocuklarına öğretebilsinler. Bir paradoks oluşmuş. Böyle gelmiş böyle gider işte.
Son olarak kitap 1983 basım. Kütüphaneden aldım. Sayfaları sararmış ve buram buram eski kitap kokuyordu. Doya doya içime çektim bu kokuyu. Bir de kitabın 202. sayfasından 227. sayfasına kadar kopmuş. İnternetde depdfsini de bulamadım. Bildiğin 14 sayfa okuyamadım. Bakalım kütüphaneye söyleyeceğim. İnşallah benden bilmezler o kaybolan sararmış sayfaları. Ama çok koydu. Bir de 202. sayfaya gelene kadar da farketmedim. 1970'lerde televizyonda film izlemek gibi. Kaçırdın mı filmi geriye saramıyon. Öyle kaçıyor izleyemediğin yer. Artık bir daha televizyonda çıkarsa izlersin. Neyse baya uzun olmuş eleştirim. Biraz da ağır. Belki bana bu eleştirimden dolayı kızabilirsiniz. Ama kızanlar biraz objektif bakarlarsa olaya bana hak verecektirler. Bu sosyete hayatlarına özenenlere sesleniyorum. Kadının güzelliği erkeğin parası bittiğinde sizi bir kenara atarlar. Benim yaşadığım hayatımda ve çevremde ise paranın, güzelliğin önemi yoktur. Samimiyet vardır. Güven vardır. Sadakat vardır. O yüzden özendiğiniz hayatlara önce bir bakın. O özendiğiniz sosyete hayatları belki bal gibi tatlı gelecektir size. Ama unutmayın o ballar sadece zehirli baldır. İçine girdiğinizde sizi zehirler ve bir gün yok eder.