Alaeddin Keykubat'a Sunulan

Siyasetname

İzzeddin ez-Zencani
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
272
Basım Tarihi:
4 Ekim 2019
Yayınevi:
Yeditepe Yayınevi
ISBN:
9786052070819
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
Kitabı genel olarak iki bölümde değerlendirebiliriz. Birinci giriş bölümünde siyasetname tarihi ile ilgili detaylı ilmi ve tarihi bilgi verilmektedir. İkinci bölümde ise siyaset ahlaki ve siyasetçilere öğütleri içermektedir. Hak,adalet, hukuk önceliği olan siyasetle ilgilenenlerin ve yöneticilik/ idarecilik yapanların öncelikle okumasının faydalı olacağını düşündüğüm bir eserdir.  Eser alanında ilk kaynaklardan biri olduğu için ayrıca önemlidir.
Siyaset
Siyasetnameİzzeddin ez-Zencani · Yeditepe Yayınevi · 201922 okunma
Puan vermedi
Sade şekilde yazılmış herkes okuyabilir . Burası iyi yanıydı eleştirdiğim kısmı şu ; kitap , tarih bakımından güçlü siyaset bilimi bakımından zayıf . Sonuçta bu siyasetname incelemesi en azından bir siyaset bilimi ile uğraşan birine kontrol ettirilip içeriği zenginleştirilebilirdi.
Siyasetnameİzzeddin ez-Zencani · Yeditepe Yayınevi · 201922 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

İzzeddin ez-ZencaniYazar · 1 kitap
Hayatına dair yeterli bilgi yoktur. İbnü’l-Fuvatî künyesini Ebû Muhammed diye verirken dedesinin adını Muhammed olarak kaydetmişse de bu yanlıştır, çünkü Zencânî, el-Kâfî şerḥu’l-Hâdî adlı eserinin sonunda künyesini ve isim zincirini yukarıda belirtilen şekilde zikretmiştir (Mahmûd Yûsuf Feccâl, XVII/1 [1996], s. 34). Babası İmâdüddin İbrâhim ez-Zencânî önde gelen bir Şâfiî âlimi olup Abdülkerîm er-Râfiî’nin el-ʿAzîz (Fetḥu’l-ʿAzîz) adlı büyük şerhinden özetlemek suretiyle Gazzâlî’nin el-Vecîz’i üzerine Neḳāvetü’l-ʿAzîz adıyla bir şerh yazmıştır (İbnü’l-Fuvatî, IV/2, s. 652; Sübkî, VIII, 119-121; İsnevî, II, 11). Bazı kaynaklarda İzzeddin’in adının babasının adıyla karıştırılarak İbrâhim şeklinde verildiği görülür. İzzeddin aslen Zencanlı’dır ve Tebriz’de yaşamıştır. Daha önce bir süre kaldığı Musul’da edip ve dil âlimi Şemseddin İbnü’l-Habbâz el-Mevsılî’nin derslerine katıldı ve eserini imlâ etti. Onun Horasan bölgesini dolaşarak Buhara’ya gittiği ve tekrar Tebriz’e döndüğü bilinmektedir. İbnü’l-Fuvatî, Nasîrüddîn-i Tûsî Tebriz’e geldiği sırada Zencânî’nin ondan kendisi için astronomiye dair bir eser yazmasını istediğini, onun da et-Teẕkiretü’n-Naṣîriyye’yi kaleme aldığını bildirir. Hayatıyla ilgili diğer bazı ayrıntılar Kâtib Çelebi tarafından eserleri zikredilirken verilmiştir. Buna göre el-Muʿrib’i tamamladığı esnada (637/1239) Musul’da, el-Mebâdî fi’t-taṣrîf adlı eserinin şerhi olan el-Hâdî ile bunun el-Kâfî adlı şerhini bitirdiğinde (654/1256) Bağdat’ta bulunuyordu, ertesi yıl da Taṣḥîḥu’l-miḳyâs’ı yazmıştır. İbnü’l-Fuvatî Zencânî’nin 660’ta (1262) vefat ettiğini belirtirken Kâtib Çelebi 655 (1257) yılından biraz sonra öldüğünü kaydeder ki bu tarihte Taṣḥîḥu’l-miḳyâs’ını kaleme almıştır. İbnü’l-Fuvatî’nin 660’ta Nasîrüddîn-i Tûsî’nin himayesine girip Merâga’daki kütüphanesine yönetici tayin edildiği göz önüne alınırsa onun verdiği ölüm tarihi doğru olmalıdır. Zencânî sarf, nahiv, lugat, meânî, beyân konularında yetkin bir âlimdir ve bu alanlarda önemli eserler vermiştir. Ayrıca tefsir, kıraat, fıkıh ve astronomide de bilgi sahibiydi. Süyûtî yazısının güzel olduğunu söyler. Edebiyat sahasında geniş hacimli birçok eserin telif edilmesinden sonraki dönemde yaşayan Zencânî zamanındaki ihtiyaçtan dolayı bu eserler üzerinde özlü çalışmalar yapmıştır. Bilhassa sarfa dair eserlerine sonraki dönemlerde çok rağbet edilmiştir.