Son / Polat Onat
Türü: şiir
Sayfa sayısı: 64
Yazar der ki: Sürükleyecek kenar semte gözyaşlarına. Beyaz yaşamakla ağlayan ihtiyar kadına. Yoksulluk zor ninem yardımlar bitti. Bu daracık odada kararırken tahtalar.
Her bir ömrün sonu vardır tıpkı her bir kitabın son cümlesinde son şiirler gibi. Şiiri var eden etken kelimler, duygular, yaşam ve cümlelerdir. Yazar şiirlerinde, ölümün ayrılışı, ihtiyarlanmış yaşamın zorlukları, mazinin özlemi, aşkın son cümlesi, yaşanmışların şiirinde geçirdiği ömür serüveni, vefanın, pişmanlığın son cümlesi, hayata bir elveda diyen yaşanmışlıkları, imge ve dizeleri ile süsleyen: yazar şiirlerinde yalın sade bir dil kullanıp duyguları tazeleyip okuyucuya sunmuştur.
Birkaç şiir cümlesinden alıntı:
“Yavaşça uzanırken mezarıma kefensiz uçup gidiyor savrularak unuttuğum unutuş.”
“Hep şair kader acemi hazırladım ölüme
Sabah ıssız rüzgârı gözleriyle duyunca
Anlıyorum beni hiç sevmediğinizi yapayalnız
Bir yürek gibi dalgalanıyordu ipteki çamaşırlar.”
“Vakit geçmek bilmiyor sona ererken hayat
Yoktur kimseciği denizin hep uzak sahiller”
16.03.2025 Polat Onat
Şiir okumayı çok severim ve kitaba bayıldım. Şiirler gerçekten çok güzeldi. Hepsini severek ve beğenerek okudum kitabı okurken keşke daha uzun bir kitap olsaydı dedim. Tavsiye ediyorum....
"POLAT ONAT VE 'SON' SESSİZLİĞİ"
Mühür Kitaplığı’nca yayımlanmış ‘Son’ adlı bir şiir kitabı var elimde. Şair Polat Onat’ın ilk kitabı. Dönüp dönüp okudum kaç kez. Bazı dizelerini de günlüğüme iliştirdim.
Sözcüğün anlam kaygısından çok, şiir ve şiir dili içinde nasıl yer kapladığını gözeten bir şairle karşı karşıyayız. İmge ve eğretilemelerle öyle çağrışımlar yaptırtıyor ki, şiiri ya da dizeyi merkez kabul edip çarçabuk uzaklaşıyor ve hemen merakla geri dönüyorsunuz. Şairliğin bir biçem ustalığı ve farklılığı olduğunu sezmiş P.Onat. Nesnel dünyayı ve algıları kendince dönüştürürken, aklını ve düşlerini nasıl kullanacağını iyi biliyor.
Özü asla es geçmiyor, ama ayrıntılardaki görkemi de yakalıyor, yakalattırıyor.
“güvertedeki kayıp kovayla eksiltiyor gökyüzünü” (s. 36, ‘Deniz’)
Ayrıntıları yakalarken yalnızlıkta da ustalaşmış olduğunu anlıyoruz. Kendi iç konuşmalarıyla, öteki insanın nesnel ve düşsel hallerini; okuyucuya volümü yüksel(t)en bir sesle ve çağrışım zincirleri yoluyla anımsatmayı iyi beceriyor. Okuyucuyu analize ya da senteze çomak sokmaya zorluyor.
İmge yaratmanın, ‘şey’lerle ilgili bir tasarımın bilinçle görünür hale getirilme çabası olduğunu fark etmiş genç şair. ‘Son’ adlı kitabı baştan sona okuduğunuzda, düş ile gerçek arasında gerilimli bir yalnızlıkla donandığınızı görüyorsunuz. Kendinizden uzaklaşıp başka nesnelere dokunsanız da yine kendinize dönmek zorunda kalıyorsunuz.
“Şiir bir bakıma, kendi varlığımızı bütünüyle içerecek şekilde dünyayı ve şeyleri incelememiz gerektiğini imlemeli” diyor sanki P.Onat, özellikle dikkatli şiir okurları için. Bilinçöncesi, bilinç, bilinçaltı ve bilinçdışının bir şaire etkilerini usulca izliyoruz bu kitaptaki şiirlerde.
Bir ilk kitap için böylesi iyi şiirlerin, şairini ileride daha büyük sorumluluklar altına