Kapak çok kötü ama ismin anlamını sonradan anlıyorsun, yine yine ilaç gibi geldi bana bu kitap aslında baya duygu yüklüydü, kızımızın neden sadece anı isteyip bağlanmak istemediğini okuduğunda anlayış gösteriyorsun, amaa adam o kadar sabırla bekledi ki resmen kul köle oldu kadına hahaa , vi sevenler bunu da sever.
Vi ile bu aralar yıldızımız barışamıyor, son kitaplarını sevmek için kasıyorum ama bir türlü sevemiyorum. İlişkimiz feci sallantıda haber ola.:)
Kitabın ilk cümlesiyle dakka bir gol bir yaparaktan hemen cinsel çekime ve gerilime düşüyoruz. "hadi bana unuttur" kitabın teması sayılabilir. Artık bu tarz başlangıçlar ve gelişmeler kitaptan da, karakterlerden de aşırı soğutuyor beni. Kitapta sadece babanneyi sevdim galiba. Onun hikayesini ve yaşamını okurken büyük keyif aldım. Kitap çoğu yerinde de bana Doğu Işıkları hatırlattı ki o kitabı da sevmemiştim zaten. Yazarların hastalık sahibi karakterler yazıp sonrada onları koşturup, coşturabilmelerini gerçekten hiç anlayamıyorum. Neyse anlaşılacağı da üzere kısaca kitabı sevmedim, hiç sevemedim.
Dayracası;
‘Hayat ummadığınız bir yola sürüklediğinizde, kendiniz için ne kadar iyi şeyler yapabiliyorsanız yapmalısınız’ deeer gibi bir kitap.
Şimdi öncelikle smut alarmıııııı!!!!!!
Kitap +18 canlarım ciğerlerim kır çiçeklerim.
Kısaca benim gözümden özeti de Beck bir bir iş adamımız var tabiiiiiki zengin ve tabiiiiiiki yatlar katlar sahibi. Adamımızın nenesi kanser( Allah sağlık versin) ve son evrede nenemde dimiyi ben tedavi olmam yetti artık yapmadığım ne varsa gidip yapacağım e tabi o da zengin.
Nenem ‘mutlu saçarlar uzun yaşarlar’ gibi bir gruptan kendinden 30-40 yaş büyük bir kankeyta buluyor kendine ve başlıyor dünyayı gezmeye. Nenemizin bulduğu bu kız yani Nora, ara ara zengin adamımıza nenesi hakkında bilgi veriyor fotoğraf atıyor. Zengin adamımızın da kızımızı nenesi yaşında sanıyor tanıştığı günde bir bakıyor aman aman heyt diyor. Velhasıl nenemiz bunların aralarındaki kıvılcımı fark ediyor ama ne bilsin bizimkiler çoktan ilişki yok ama başka her tür günaha selam olsun dediler bile. Tövbeler
İşin özü kitapta cinsellik ön plana çıkınca duygudan koptum. Konu gelen itibari ile güzel yerlere gelirdi bence. Aşk meşk derken bir bakıyorlar bilinmeyen sırları var herkesin. Yoksa gereksiz bir bekleyişler zaman bu kadar değerliyken insanlar ölmek üzereyken bana saçma geldi. Sona doğru tam Heh dedim klişe geliyooooor ki allahtan bana onu yapmadılar biraz sevindim.
Yani diyeceğim o ki kitap akıyor
Çerezlik okunur ama dediğim gibi sağlam smut dikkatli olmakta fayda var
Kitaplarla kalın…
Son Bir Dilek kitabının yorumu ile geldim.Vi ne yazsa okurum,severim sevmem ayrı.Eğlenceli ve akıcı dil,bir parça dram…Son zamanlarda çıkan kitaplarıyla pek yıldızım barışmamıştı ama bu kitabı sevdim.Dolu dolu bir 8 olmasa da 7 vermeye gönlüm razı gelmedi.
Konusu kısaca,Beck’in büyükannesi Louise akciğer kanseri.Artık tedavinin cevap vermeyeceği son evrede olduğu için kendine ölmeden önce yapılacaklar listesi oluşturup bunu gerçekleştiriyor.Büyükannesine çok düşkün olan Beck ,onun maceralı seyahatlerinden pek hoşnut değil elbette.İyi olup olmadığının haberini almak için büyükannesiyle seyahat eden Elenor ile sürekli mesajlaşıyor.Onun da yaşlı biri olduğunu düşünürken genç ve oldukça çekici biri olduğunu görünce ondan etkileniyor.Nora ile Beck’in sadece s*eks ile başlayan zamanla başka boyutlara giden ilişkilerini okuyoruz.
Kitabı başlarda daha az seveceğimi düşündüm.Galiba ilişkilerini ilk etapta çok tensel bir çekim üzerine durması olabilir.Böyle hemen edepsiz konuşmalar devreye girdi falan.Ama beklenti tek gecelik bir ilişki olduğu için mazur görülebilirdi elbette.Kitap bittiğinde bana en çok Beck’in duyguları geçti. Daha fazla seven ve mücadele eden bence oydu.Malum sebepten dolayı Nora’yı çok iyi anlasam da bu tarz durumlarda karşı tarafı yok sayıp onun adına karar almayı onun iyiliği için bile olsa bencilce buluyorum.Kitapta uzatılmış yerler vardı.Edepsiz konuşmaları severim ama sürekli bel altı muhabbetler bir noktada baydı beni.Louise mükemmel bir karakterdi. Onun yaptıklarını ve konuşmalarını sırıtarak okudum .Nora ile olan arkadaşlığı çok hoştu.Hatta bu ilişkiyi esas çiftin arasındaki ilişkiden daha fazla sevdim diyebilirim.Bir diğer kitaba renk katan karakter de Jack ‘ti.Onun da hikayesinin okumak isterdim.Güzel bir çeviri okudum uzun zaman sonra çok
Son Bir DilekVi Keeland · Pukka Yayınları · 2025317 okunma
Yazardan okudugum başka bir kitap daha çerezlik kısa okunur diye seçmiştim bu kitabı ama okudukça içimde ayrı bir yeri olacak bir kitap oldu çok ama çok güzel bir kitapti daha bir şey diyemeyeceğim okuyun<3
Son Bir DilekVi Keeland · Pukka Yayınları · 2025317 okunma
Selammm Millet
Offf çok tatlış bir kitapla geldim bugün sizlere. Ben tam bir Vı bağımlısıyım arkadaşlar, yazım diline bayılıyorum. Zaten yazım tarzı, kitapları tam bana hitap ettiği için de bayıla bayıla okuyorum. Şimdiiiiii gelelim konumuza;
Nora, arkadaşlık sitesinden tanıştığı bir adamla görüşmüştür ama adam evli çıkmış ve hesabı buna kitleyip gitmiştir. Arkasından söylenip dururken karşı sandalyesinden biri ona laf atar. Kafamızı bir kaldırıyoruz ki bir de ne görelim Yunan heykeli gibi bir adam. (Beck bebeğim etkilendik şimdi yani ne yapalım )
Ufak ufak atışmaları başlangıç olur tanışmalarına, ama en göze çarpan aralarında ki o çekim ve cinsel gerilimdir..
Velhasıl ertesi gün öğreniyoruz ki Nora ile Beck iki haftadır zaten mesajlaşmaktadırlar ama bunu yeni fark ederler. Nasıl mı? Beck' in büyükannesi kanser son evre hastasıdır ve artık tedavi olmak istememektedir. Bu yüzden de ölmeden önce yapılacak listesi vardır ve onları bir arkadaşıyla yaparlar. (Yunuslarla yüzmek, paraşütle atlamak vs vs ) İşte tam dikkat edilecek nokta burası o arkadaş Nora' dan başkası değildir. Beck görünce şok olur çünkü telefonda mesajlaştığı kadının son derece huysuz ve yaşlı biri olduğunu düşünür böylesine seksi biri olacağını tahmin edemez. (E sen şimdi yanmadın mı be aslan parçası )
E bu ikili bildiğiniz ateş ve barut olunca sürekli birbirlerinin çekim alanındalardır. (Smut ağırlıklı bir kitap bilginiz olsun )
Bu arada kitabın sonlarına doğru Nora ile ilgili de bir takım gerçekler öğreniyoruz.( Kalp kırıcı )
Ben kitabın bir ara ciddi ciddi mutsuz son olacağını düşünmeye başlamıştım. Çünkü bir yerden sonra inanılmaz duygusala bağladı kitabımız. Kitapta her karakteri ayrı sevdim. Büyükanneye hem üzüldüm, hem hayran kaldım hemde onu okumaya bayıldım. Ki öldükten sonra bile aslında
Son Bir DilekVi Keeland · Pukka Yayınları · 2025317 okunma
Herkese merhabalar...
Bugün sabah başladığım ve akşamına bitirdiğim bir kitapla karşınızdayım.
Beck, büyükannesinin tedavisini reddetmesi ve sürekli seyahat halinde olmasından memnun değildir. Birde büyükannesi onu engellediği için direk onunla iletişim kuramaz sadece beraber seyahat ettiği arkadaşı ile iletişim kurabilir. Bir gün büyükannesinin yanına gider ve akşam bar da otururken bir kadın ile tanışır. Ertesi gün ise bu kadının büyükannesinin beraber seyahat ettiği kadın olduğunu öğrendiğinde çok şaşırır. Nora ile büyükannesinin nasıl bu kadar iyi anlaştığını bir de bu seyahatlerin son bulmasını sağlamaya çalışırken Nora ile arasında bir çekim oluşmaya başlar.
Nora ve Beck arasında ki dinamiği okumak keyifliydi. Nora'nın ve Beck'in büyükannesinin arasında bizim bilmediğimiz bir bağlantı olduğu en başından beri anlaşılıyordu fakat bu durum kesinlikle benim beklediğim bir bağlantı değildi. Bu öğrendiğimiz gerçekler beni şaşırttı.
Büyükanneyi -adını unuttum o yüzden sürekli büyükanne diyorum- okumak kesinlikle çok keyifliydi. Şahsen yakın zaman da öleceğimi bilsem bu kadar hayata bağlı olur muydum diye düşündürdü bana.
Kitapta keşke olsaydı dediğim tek şey sonda zaman atlamalı bir bölüm okumayı Nora ve Beck'in geleceğinden bir sahne görmeyi çok isterdim.
Vı Keeland genel olarak sevdiğim kitapları olan bir yazar bu kitabı da sevdiğim kitaplarından birisi oldu.
Keyifli okumalar...Kitapla kalın...
𝙎𝙥𝙤𝙞𝙡𝙚𝙧 !!
Vı Keeland- Son Bir Dilek
Nora ve Beck büyükanne Louise'in küçük çöpçatanlıklarıyla birbirlerinin ruh eşi olduklarını anlarlar. Fakat Beck'in korkuları Nora'nın geçirdiği hastalık sonrası durum hayatlarını zorlaştırmıştır ve aşka ayıracak vakitleri olmadığını düşünürler. Hem kendi korkularıyla hem de aşklarıyla savaşırlar. Nora geçirdiği kalp ameliyatları sonrası hayatına kimseyi alıp geride bırakmak istememektedir. Beck ise büyükannesinin geçirdiği kanser sürecinin tamamında onunla birlikte olduğundan bunu tekrar yaşamayı göze alamayacağını düşünür. Ama aşk her engeli her korkuyu aşar.
Son Bir DilekVi Keeland
Son Bir DilekVi Keeland · Pukka Yayınları · 2025317 okunma
Kitapla ilgili beğenmediğim tek şey kapak tasarımı. Bu serinin genel problemi kapakları bence. Ama herkesin gömdüğü gibi gömmeyeceğim, bence güzel bir Vi keeland kitabıydı. Her Vi kitabında olan ana ögeler vardı, eğer bu sizi rahatsız edıyorsa baştan Vi okumamalısınız. Sonu ters köşe olduğu için daha çok sevdim. Ben Vi keeland severım sen seversın sevmezsin beni ilgilendirmez
Son Bir DilekVi Keeland · Pukka Yayınları · 2025317 okunma
Çok hafiften eski Keeland tadını aldım diyebilirim. Ward-Keeland ikilisinin basılmış kitaplarını buldukça okuyorum ama son zamanlarda biraz bozduğundan bahsetmiştim. Bu kitapta toparlamış diyebilirim ama sadece işleniş açısından. Biraz derine indiğimde yazarın kalemini tanıyan bilen biri direk anlar, içtenlik bulamıyorum. Karakterleri tanıtırken onları betimlerken ya da ikili diyaloga girmişken maalesef o önceden verebildiği tadı alamıyorum. Bunun yazardan sıkılmamla da alakası yok çünkü hala ara ara eski kitaplarını da tekrar okurum. Bu kitaba biraz daha yüksek puan vermemin sebebi Louise ve Nora ikilisine bayılmamdı. 300 400 sayfada karaktere derinlik katmak gerçekten zor farkındayım ama bunu önceden yapabildiğini görüp de şimdi görememek biraz üzücü. Hep kitapları hakkında söyleniyorum onun da farkındayım spoiler olmadan anlatayım, Beck'in büyükannesi Louise hayatının son aylarını yaşarken Nora adında bir kadınla ölmeden önce yapılacaklar listesiyle seyahate çıkar. Beck ise ilk gördüğü an Nora'dan etkilenmiştir fakat büyükannesiyle arkadaşlığını öğrendikten sonra ikisi de kendini geri çeker. Genele bakıldığında işlenebilecek tonla şey vardı normal bir yazarın kitabı olsa beğenip geçilebilir ama bu kadar potansiyele rağmen biraz yüzeysel kalması beni üzdü. Sonuç olarak eski tarzına yakın bir kitaptı ne olursa olsun beğendim sadece 5 6 sene önceye beni geri döndürecek bir kitap bekliyorum...
Son Bir DilekVi Keeland · Pukka Yayınları · 2025317 okunma
Vi Keeland, Amerikalı bir yazardır. Kitapları New York Times ve USA Today listelerinde en çok satanlar listesine girmiş olup, dünya çapında çevrilmiştir. Almanya, Brezilya ve ABD'de en çok satanlar listelerinde yer aldı.
Romanlarından on dördü New York Times'ın en çok satanlar listesinde yer aldı ve Bossman adlı romanı ile hem The New York Times hem de Wall Street Journal en çok satanlar listelerinde 1 numara seçildi.
Kısa öyküleri Dry Spell, The Merry Mistake ve Scrooged, Passionflix tarafından filme çevrildi.
Uzun metrajlı romanı Egomaniac'ın filmi şu anda TaleFlick tarafından senaryolaştırılmaktadır.
Keeland, Ocak 2013'te ilk romanı First Thing I See'yi yayımladı. Bunu yayınlamayı hiç düşünmemiş olsa da, Sandy Kasırgası'nın verdiği hasar nedeniyle evinden çıkarıldıktan sonra şansını denemek istemişti. O zamandan beri otuz bir uzun roman yayınladı ve çalışmaları yirmi yedi dile çevrildi. Ayrıca animasyon oyunları olarak da mevcuttur. Brower Literary & Management'tan Kimberly Brower tarafından temsil edilmektedir.
2016'da Keeland, çalışanlarından birine aşık olan bir patron hakkında bir kitap olan Bossman'ı yayınladı. Kitap, The New York Times ve Wall Street Journal[17] en çok satanlar listelerinde 1 numaradan giriş yaptı ve USA Today en çok satanlar listesinde 6 hafta kaldı. 2021'de Keeland, yakışıklı bir sağdıç için düğününü dağıtan bir kadın hakkındaki romanı The Invitation'ı yayınladı. Kitap, Wall Street Journal en çok satanlar listesinde 1 numaradan giriş yaptı ve USA Today en çok satanlar listesinde 6 hafta kaldı.
Keeland, bir dizi çağdaş aşk romanında Penelope Ward ile işbirliği yapmıştır. Bunlardan ilki, Cocky Bastard (2015), patlak lastiğini tamir eden bir adamla aşk yaşayan bir sürücüyü konu alır. Kitap, USA Today ve New York Times'ın en çok satanlar listesine girdi. Kitabın adında geçen "cocky (ukala)" kelimesi, aşk romancıları arasında başlıklarına ekleme eğilimi başlattı.
Keeland, ilkokuldan beri tanıdığı bir adamla evlidir. Üç çocukları vardır ve Long Island'da yaşıyorlar. Vi Keeland yazarlığa başlamadan önce bir avukattı ve vergi hukuku alanında uzmandı.