“ hepimiz
yazgımızı kendimiz örer,
tıpkı ağını ören bir örümcek gibi içimizden çekip çıkarırız.”
f .mauriaç'arayısımıza başlayalım
Şair Ovidius, Roma'dan sürgün edilmesinden duyduğu üzüntüyle başyapıtı Dönüşümler’in elyazmasını yakar. Yıllar sonra ölüm söylentileri Roma'ya ulaştığında, genç hayranı Cotta onu Karadeniz'in ücra limanı Tomi'ye kadar takip eder..
Son Dünya’da Ransmayr bu şaşırtıcı ve macera dolu yolculuğu odağına alarak okurları antik mitlerin ve modern gerçekliğin iç içe geçtiği, zaman ve mekânın sınırlarını aşan bir serüvene davet ediyor. Son Dünya bir arayışın hikâyesi.
Ovidius'un ardında bıraktığı ipuçlarını takip eden Cotta, sürgündeki şairi ve kayıp eserini ararken kendini Ovidius mitolojisinin hâkim olduğu, antik dünyanın yirminci yüzyılla buluştuğu Tomi kasabasında bulur.
Ovidius'un kayıp eseriyle olan hayalî bir etkileşimi betimlerken, mitoloji ve tarihi yeniden yorumluyor. Karakterler, antik Roma'nın efsaneleriyle modern dünyanın gerçekleri arasında gidip gelirken, okurların önünde tarihsel ve edebî bir keşif alanı açılıyor. Yazarın zengin dili ve detaylı betimlemeleri, bu karmaşık dünyayı canlı ve etkileyici bir şekilde hayata geçiriyor. Son Dünya, güncel ancak zamansız bir kültürel ve politik masal. “Tuhaf ve unutulmaz… Romanın cesur ayrıntılarla fantastiği harmanlayan biçimi Garcia Marquez'in büyülü gerçekçiliğini andırıyor." – The New Republic
"Karadeniz'e sürülen büyük ozan Ovidius Naso'nun peşinde binlerce yıllık bir geleneği kat eden Cotta, şairin kadim usancından süzüyor zamanı. Yıkık ve umutsuz bir kentin derbentlerinde durmadan başkalaşan suretinin gizini arıyor. Yitim ve deliliğin kıyısında, acımasız ve yabanıl bir dünyada, artık var olmayan bir vicdanın külünü karıyor gezgin, 'sözün' yasını tutuyor.
Yazarın dili ağır derın