Bazı kitaplardan alınan keyif, hikâyenin acılığıyla doğru orantılı olabilir. Kaynakların tükenmeye yüz tuttuğu bir zamanda geçen, insanın kendisini ve geleceğini sorgulayacağı bir hikâye anlatılmış. Yazarın ilk romanı olduğuna inanmak zor, köklere bağlılığı ve sorumluluğun ağırlığını inanılmaz bir gerçeklikle aktarmış. Yaşadığımız dönemi göz önüne aldığımda tedirgin bir okuma yaptığımı söyleyebilirim. Keşke gelecek nesillere daha temiz ve bereketli topraklar bırakabilsek. Umarım -bir yerde, bir gün- sahiplendiğimiz hiçbir şeyin bize ait olmadığını fark eder, "bulmak istediğin gibi bırak" mottosunun sadece tuvaletler için geçerli olamayacağını, bu zihin yapısını içselleştirerek gezegeni kurtarabileceğimizi kavrarız. =)
Su UnutmazEmmi Itaranta · Doğan Kitap · 201530 okunma
Olmasını asla istemeyeceğimiz yakın gelecek belki de.. Suyu bu hızla, bu umursamazlıkla ve bu ziyanlıkla kullanmaya devam edersek gelecekte karşılaşılması muhtemel senaryo... Okunası!!!
Su UnutmazEmmi Itaranta · Doğan Kitap · 201530 okunma
Kitabı açtığınız gibi direkt içine giriyorsunuz. Dili o kadar güzel ve şiirsel ki, normalde dikkatim çabuk dağıldığından genelde atlayarak okumama rağmen bu kitapta her kelimeye dikkat ettim.
Durgun ama akıcıydı. Normalde seri bir şekilde okumama rağmen, 2-3 bölümden fazla okumakta zorlandım. Okuduklarımı özümsemek istedim. Ne zamandır böyle hissede hissede bir kitap okumamıştım, güzel geldi. Ama olaydan çok anlatım olduğundan herkese hitap etmeyebilir.
Baskısı olmadığı için sahaftan bulup aldım. (Bu yayınevi hep böyle yapıyor zaten. Bir kere basıp devamını getirmiyor.)
^^Spoiler^^
+Sanja'yı hiç sevemedim ya. Noria neden bu kadar seviyordu onu anlamadım (bence arkadaşlıktan ziyade aşk duyuyordu ona. Betimlemeleri bir arkadaştan ziyade sevgiliye yönelik gibiydi). Kitabın ortalarından beri bu kızdan kesin bir şey çıkacak diyip durdum. Tam olarak çıkmasa da arabayı kaçırmasaydı belki de Noria hayatta olacaktı. Bi de sanki Noria'nın sahip olduklarını kıskanıyor ve ona minnet etmekten rahatsız havası verdi.
+Noria'nın dikkatsizliği aşırı sinirimi bozdu ki kitabı fırlatıp atasım geldi. Güllük gülistanlık bi yerde yaşıyormuş gibi davrandı resmen. İnsanları infaz ediyorlar sürekli ama kız çok iyi niyetliydi. Zaten Sanja'ya açıkladığı anda dedim, bu kız ölecek.
+Annesinin aşırı ilgisizliği beni şaşırttı. Tamam birbirinize ulaşmanız zor ama baştan nasıl çocuğu burası tehlikeli ama karar senin diyip bırakabilirsin. Eşi ölüyor gelemiyor, kızı aylarca tek kalıyor. Sanja bile kitabın sonunda ona ulaşabildiyse kadın akademisyen kimliğiyle haydi haydi gelebilirdi.
Ya zaten ne annesi ne kızı umursuyor birbirini. Noria da annesinin orası tehlikeli, yanıma gel mesajını hiç sallamadı. İnsan bi sorgular, demek ki bir bildiği var bu kadının diye ama yok. Annesinden çok Sanja'yı sevmesi
Su UnutmazEmmi Itaranta · Doğan Kitap · 201530 okunma
Harika bir kurgusal roman. Yazarın ilk romanı ve gerçekten hem konu seçimi hem de anlatımı bakımından dört dörtlük bir eser. İnsanı derinden etkileyen kurgusu, insanlığın ironik de olsa gelecekteki dünyasının acılarını anlatıyor.
Kitabı ilk aldığımda sara jio tarzı bir eser zannettim ama ben çok sağlam yanılttı yazar. İlk romanlar genelde biraz başarısız olur ama bu eserde bunu söylemek imkansız. Suyun değerini anlamak ve anlatmak için o kadar şeye gerek yok, bu eseri insanlar okursa eminim ki suya karşı olan sorumluluklarının bilincine varır ve ona göre bir yaşam sürdürür.
Eser bugünün insanın yaşamak isteyemeceği bir gelecek üzerinden kurgulanmış. Suyun hikayesi ve insanlığın ona gereken değeri vermediği için muhtemelen yaşayacakları. Korkunç bir hayat ve gelecek.
Biraz polisiye de işin içine katılınca heyecan yaratan bir eser ortaya çıkmış. Kitap hem akıcı hem de hazmetmek için tadına doyulmaz bir olay örgüsü ile çerçevelenmiş. Okunmasını tavsiye ederim, kesinlikle zaman kaybı değildir.
Su UnutmazEmmi Itaranta · Doğan Kitap · 201530 okunma
Emmi Itäranta 1976’da Finlandiya’da doğdu. Ülkesinde tiyatro
eğitimi aldı. İngiltere’de University of Kent’te yaratıcı yazarlık alanında yüksek lisans yaptı. İlk romanı Su Unutmaz’ı İngilizce ve Fince yazdı. Yaşamını Canterbury’de sürdürüyor ve ikinci romanını yazıyor.